Bellek – Zihinsel Zaman Makinesi

Hiç düşündünüz mü?  Zar zor yakalayabildiğimiz, hızla akıp giden, yaşanan tek bir an dışında yaşam, anılardan ibaret. Geçip giden her bir an dışında… Her şey aslında hatıra.

(Tennese Williams,The Milk Train Doesn’t Stop Here Anymore)

Zaman makinesi olarak nitelendirilen bellek kavramı beynin bilgiyi depolama yeteneğini, vakti geldiğinde  geri çağrılıp kullanılmasında rol oynayan süreçleri ifade eder. Dışarıdan zihne gelen bilgiler bir kodlama işlemine tabi tutulduktan sonra beyinde depolanır. Beyinde bilginin depolama işlevi bellek tarafından gerçekleştirilir. Belleğin sağladığı bu ”zihinsel geriye dönüş” bizleri geçmişte yaşadığımız olaylara tekrardan götürüp aynı duyguları yeniden yaşamamızı sağlayabilir. Sahip olduğumuz arge sadece anıların hatırlanmasında değil, edindiğimiz becerileri de kullanmamızı sağlar.  Şayet

İnsanın belleği olmasaydı, bir insan belirli bir deneyimden öğrendiği davranış ve görüşleri saklayamaz, her defasında aynı davranışları yeni baştan öğrenmek zorunda kalırdı

(Cüceloğlu, 1991, 169).

BELLEK TÜRLERİ

Deneysel ve klinik çalışmaları sonucunda elde edilen bulgular (kısa süreli bellekte sessel kod, uzun süreli bellekte anlamsal kod önemlidir. Kısa süreli belleğin depolama kapasitesi 5-9 aralığında iken uzun süreli bellek sınırsız kapasiteye sahiptir.) iki tür belleğin (kısa süreli bellek, uzun süreli bellek) olduğunu vurgularken bazı psikologlar örneğin: Atkinson ve Shiffrin, belleğin üç yapısal nitelikten (duyusal bellek, kısa süreli bellek, uzun süreli bellek) oluştuğunu söyler ve modal bellek modeliyle de bunu izah eder.

1- Duyusal Bellek

Bilgi edinmenin ilk aşaması duyusal kayıttır. Organizma beş duyu organından birisiyle çevredeki uyarıcıları algılayarak sinirleri uyarır. Bu sırada uyaranın izi yaklaşık 1-3 saniye duyusal bellekte kayıt oluşturur. Bir kitabın sayfasının hızla çevirdiğimiz zaman sayfalardaki yazılar gözümüzde izler bırakır. Bu süreç duyusal kayıt olarak adlandırılır. Duyulara kaydolan bilgilerin bilinçli ve anlamlı bir hale dönüşebilmesi için kısa süreli belleğe aktarılması gerekir. Bu geçiş tanıma, dikkat ve algı süreçleriyle olur.

2- Kısa Süreli Bellek

Dışarıdan uyarıcılar aracılığıyla alınan bilginin duyusal bellekten sonra ikinci durağı kısa süreli bellektir. Kısa süreli bellek sınırlı bir kapasiteye sahip olduğu için kısıtlı bilgiyi yaklaşık 30 saniye boyunca içinde barındırır ve  yeniden gelen bilgiyi alabilmek için bir öncekini dışarı atar. Milner, küçük birimlerin; paragraflar, öyküler gibi daha büyük birimler oluşturacak şekilde birleştirilebilmesinin kümeleme yöntemiyle mümkün olabileceğini söylüyor.  7 artı veya eksi 2 adlı makalesinden anlam bakımından kümelemenin, kısa süreli bellekte bilgileri tutma yeteneğimizi arttırdığını anlayabiliriz. 5 ila 8 sözcükten oluşan bir diziyi hatırlayabiliriz, ancak sözcükleri aralarında güçlü bağlar oluşmasını sağlayacak şekilde anlamlı cümleler halinde düzenlediğimizde belleğin ölçüm aralığı 20 sözcüğe, hatta daha fazlasına çıkar(Butterworth ve diğerleri, 1990).

H.M VAKASI

H.M bir kaza geçiriyor ve sonucunda epileptik nöbetler geçirmeye başlıyor. Hastanın hipokampüsü içeren temporal lob bölümleri çıkarılmasıyla  hastanın epilepsisi düzeliyor ancak hasta bellek kaybına uğruyor. Lezyon temporal ve hipokampüste olduğu için bu bölgelerin önemli bellek yapılarını içeridiği söyleyebiliriz.

3- Uzun Süreli Bellek

Uzun süreli bellek okyanus gibi zengin ve derin olduğu için eski bilgilerin arşivi olarak nitelendirilir. Hatırlamaya ihtiyaç duyulacak bilgiler kısa süreli bellekten buraya aktarılır. Sınırsız bir kapasiteye sahip olduğu için içerisinde saatleri, günleri, ayları ve yılları kapsayan anılar barındırır. Tam bu noktada Slumdog Millionaire adlı filmin başrol oyuncusu olan Jamal Malik’in katıldığı bir bilgi yarışmasında kendisine yöneltilen sorulara cevap ararken geçmiş yaşantısına zihinsel geri dönüş yapıp bir zamanlar yaşamış olduğu olayları hatırlayıp, olaylar sonucunda edinmiş olduğu bilgi birikimine dayanarak soruları cevaplandırması akıllara gelmelidir.

CİLVE WEARİNG VAKASI

Wearing yakalandığı ensefalit nedeniyle, yeni  anıların oluşmasında önemli rol  oynayan temporal lobunda hasar meydana gelmişti. Beyinde oluşan bu hasar nedeniyle Wearing artık hep yaşamının son bir iki dakikası içinde yaşıyor ve uzun süreli bir kayıt oluşturamıyordu. Birisiyle tanıştıktan sonra bu kişi odadan çıkıp üç dakika sonra geri döndüğünde, Wearing onunla sanki hiç tanışmamış gibi davranıyordu. İçerisinde bulunduğu durumu ” ölüm gibi bir şey” diye tarif ediyor.

Uzun süreli bellek açık ve örtük bellek olmak üzere ikiye ayrılır.

A) Açık Bellek

Bilincide olduğumuz ve başkalarına ifade edebildiğimiz bellektir. Epizodik ve Anlamsal olmak üzere ikiye ayrılır.

*Epizodik Bellek: Geçmişte meydana gelen olayların oluşturmuş olduğu anıları içerir. Genelde olayların meydana geldiği zaman ve mekan bilinir. Örneğin, zihnimde 2015 yılına gidip Pendik’ten Küçükçekmece’ye gelirken yaşadığım badireleri hatırlıyor olmam epizodik belleğimin bir özelliğidir.

*Anlamsal Bellek: Kişisel yaşantılardan bağımsız olarak genel kavramları, olguları içerir. Yaşadığımız geçmişteki bir olaya yolculuk yoktur. Örneğin, Pendik ile Küçükçekmece arasındaki yol güzergahını veya ulaşım araçlarını biliyor olmam.

B) Örtük Bellek

Kişinin öğrenmiş olduğu fakat kullanırken farkında olmadığı bilgileri içerir. Hazırlama, İşlemsel ve Klasik Koşullama olmak üzere üç türden oluşur.

*Hazırlama: Bir uyarıcının sunulmasının, kişinin daha sonra sunulan aynı ya da benzer bir uyarıcıya verdiği tepkiyi etkilemesiyle gerçekleşir. Bildik ya da yakın geçmişte görülen sözcüklerin, ender görülen sözcüklere oranla daha kolay tanınması hazırlamanın örneklerindendir.

*İşlemsel: Eylem gerektiren işleri yapmaktan sorumlu bellektir; bu yüzden beceri belleğide denmektedir. Örneğin, yazı yazmak, araba kullanmak vb.

*Klasik Koşullanma: Başlangıçta nötr olan bir uyarıcı başka bir uyarıcı ile eşleştiğinde, nötr uyarıcı yeni nitelikler kazanır. Örneğin, Cemal bir ay önce bisikletiyle yolda giderken bir an dalgınlığına gelerek bir kırmızı arabaya çarpmıştır. Ciddi bir yara almamış olsa da bu olay onu duygusal açıdan sarsmıştır. Şimdi ne zaman herhangi kırmızı bir taşıt görse tıpkı o gün ki gibi kaygılanmaya başlamaktadır.

 


Kaynakça

  1. E.Bruce Goldstein,Bilişsel Psikoloji(2013). İstanbul: Kaknüs.
  2. D. Cüceloğlu,İnsan ve Davranışı(1991).İstanbul:Remzi

 

Badegul Gulesci

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi'nde Psikoloji bölümü 2.sınıf öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
0-2 Yaş Dönemi Bebek Gelişimi

Aile sevinçten havalara uçuyor. Onlar uçmasında biz mi uçalım? Dünyanın en güzel hediyesi, onlara verilmiş. Geniş aileye yeni bir üye

Kapat