YGS Psikolojisi Araştırma Sonuçlarının Değerlendirilmesi

12 Mart 2017 tarihinde Yüksek Öğretime Geçiş Sınavına giren kişilere bir form gönderdik ve doldurmalarını istedik. Konumuzda bu araştırmanın sonuçlarını ve değerlendirilmesini göreceksiniz.

Katılım: 112 Kişi

Araştırmamızda 11 tane soru sorduk. Bunların içerisinde test, ölçeklendirme ve klasik sorular vardı. Araştırma sonuçlarının mail adreslerine gönderilmesini isteyen kişiler için de mail adreslerini yazmalarını istedik.

Araştırmamıza katılan herkese teşekkür ediyoruz. Zaman ayırıp katıldığınız için tebrik ederiz.

Sonuçları soru ve değerlendirilme şeklinde sunacağız. Ayrıca zaman zaman konuda tavsiye ve püf noktaları görebileceksiniz. YGS’ye girecek adayların okumasını tavsiye ederiz. Konunun sonunda genel bir değerlendirmeyle kapatacağız.

DİKKAT!

  • Bu araştırma internet ortamında yapılmıştır.
  • Araştırmaya katılan kişiler temel alınarak değerlendirme içerir.
  • Katılım sağlayan kişilerin adı ve soyadı gibi bilgileri alınmamıştır.
  • Her katılım sağlayan kişi kendi için durum ne ise ona göre şıklamıştır ve cevaplamıştır.
1) YGS’ye Kaçıncı Girişiniz?

Katılanlar arasında görüldüğü gibi %57’lik dilimle ilk girişliler, %29’luk dilimle 2. girişliler ve kalan dilimleri 3,4, ve 5. girişliler oluşturuyor. Değerlendirmelerimizi yaparken bu tabloyu göz önünde bulundurmamız gerekmektedir. Dolayısıyla girişlere göre de zorluklar, yaşılan psikoloji değişmektedir. Bu tablodan hareketle aşağıdaki maddeleri söyleyebiliriz. (Araştırmamızın bu sorusunda “diğer(6,7,8 vb. seneler)” seçeneği konulmamıştır. Diğer araştırmalarda buna dikkat edeceğiz.)

  • YGS’ye girenlerin çoğu ilk girişliler olsa bile 2,3, 4 ve daha fazla girenler de olabiliyor.
  • “Mezuna kalmak” sıklıkla olabiliyor.
  • Üniversiteyi ilk seneden değil de diğer senelerden de kazanılabilme ihtimalinin olduğunu ve bunun da kullanıldığını görebiliyoruz.
  • Bunların arasında barajı geçemeyip tekrar girenler
  • Hedefini gerçekleştirmek için tekrar tekrar girenler
  • Bir üniversitede bulunup tekrar kazanmak üzere girenler veya yüksek alırsa kazanmayı düşünecek olanlar
  • Üniversiteyi kazandım şimdi kendimi bir deniyeyim, stressiz nasıl oluyormuş acaba bakayım diyenler
  • Aldığı puanı hak etmediğini düşünüp daha fazlası için tekrar girenler de olabilir.
  • Sınavı ortamını, şartları ve sınavı değerlendirmek için giren kişileri de katabiliriz.

 

2) Size Göre Sınavın Zorluğu?

Sınava giren kişileri ve onların kaçıncı girişleri, tecrübe, bilgi ve yaşadıkları stres durumunu göz önünde bulundurarak bu sonucu değerlendirelim. Bu araştırmazda sıfır ile beş arasında uçlar da dahil olmak üzere bir ölçek sunduk. Zorluğun göre bir şıklama yapmalarını istedik. Tabii burada “sıfır” için felsefik yorumlar yapılabilir 🙂 . Yani “sıfır” diye bir zorluk olabilir mi? Bu ölçekte sıfır seçeneğini sınav beni zorlamadı, rahat bir şekilde yapabildim olarak değerlendirebiliriz. Araştırmaya katılanların derecelendirmeler açısından yüzdelikleri sırasıyla 0,9; 0,9; 2,7; 33,9; 49,1; 12,5’tir.

  • Araştırmamıza katılan kişilerın çoğunluğu sınavın biraz daha orta üstü olduğunu şıklamışlardır.
  • Ama genel olarak baktığımızda sınavı orta seviye olarak ele alabiliriz.
  • 5. seçeneği uçta olan bir değer olduğu için çok fazla zor şeklinde yorumlayabiliriz. Araştırmamıza katılan 14 kişiye göre sınavın zor olduğunu söyleyebiliriz.
  • Sıfır, bir ve iki derecesinde zorluk seçenler de bulunmaktadır.
  • Dolayısıyla sınav hakkında kesin net bir şekilde konuşmak yerine kişiye göre değerlendirme yapmak daha sağlıklı olacaktır. Kaldı ki bu sadece bizim yaptığım bir araştırma ve birçok aday bulunmaktadır. Bizim bu araştırmada temel aldığımız kişiler araştırmamıza katılanlardır.

 

3) Sınavın Başlarındaki Heyecan Seviyeniz? 4) Sınavın Sonlarindaki Heyecan Seviyeniz?

Öncelikle bu ölçekte sıfır seçeneğinin kişi için “heyecanım yok” ve on seçeneğinin de “çok fazla heyecan” olduğunu kabul ediyoruz.

  • Sınav başlarındaki heyecanla sınav sonlarındaki heyecan arasındaki farklara dikkat edin. Sınav başlarındaki ölçeklendirmeler sınav sonlarında tam tersini almış gibi.
  • Sınav başında çok fazla heyecan diyen 10 kişi varken sınav sonunda çok fazla heyecan diyen 21 kişi bulunmaktadır.
  • Bunun nedenini düşündüğümüzde
  • Sonlara doğru vaktin azalması
  • Sınavı yetiştirememe kaygısının olduğunu düşünebiliriz.

 

5) Size Günü Kaygınız Ne Derecedeydi?

SORU: Sınav günü kaygınız ne derecedeydi?(Yetiştiremezsem, kötü geçerse, sınava geç kalırsam, aksilik çıkarsa, sınavda çok heyecanlanırsam, optiğimi yanlış doldurursam…)

Sorumuz üstte olduğu gibi sorulmuştur. Kaygım

  • Hiç yoktu diyen 16
  • Çok az vardı diyen 26
  • Az vardı diyen 26
  • Orta/Normal diyen 25
  • Fazla/Orta Üstü diyen 6
  • Çok fazla vardı 13 kişi

Dolayısıyla çıkarabileceğimiz sonuç kaygı derecesinin genellike orta seviyede olduğudur ama kaygıyı hiç yaşamayan veya çok fazla yaşayan kişilerin olduğunun da unutulmaması gerektiğidir.

Bir önceki heyecan ölçeğiyle ilişkilendirecek olursak kaygının artması heyecan seviyesinin de artmasına yol açtığını söyleyebiliriz. Sınav sonlarında

  • Geri dönülmek üzere boş bırakılan sorularda ya geri dönemezsem
  • Optiğimi ya yanlış doldurursam
  • Soruları ya yanlış yaparsam
  • Sınavın bitmesine az kaldı, zamanım yetmeyecek

gibi düşünceler heyecan seviyesini arttırmaktadır. Bundan dolayı sınav sonlarında heyecan seviyesi başlardan daha fazla olabilir. Sınava başlarken kontrol senin altındadır ve süre senindir.  Ama sonlara doğru vakit azalmakta ve eğer yanlışlar varsa tedirgin olunmakta. Dolayısıyla sonlarda çok fazla heyecan duyulması normaldir. Tabii ki biz genel sonuçlara göre değerlendirdik. Bu söylediklerimizin aksine bir durum yaşayanlar da olabilir.

 

6) Planladığınız gibi yetiştirebildiniz mi?

Kişi, çözülen denemeler veya öngörülen durum sonucunda kafasında oluşan planı gerçekleştirebildi mi?

  • Evet diyenler %72,3
  • Hayır diyenler %27,7

Dolayısıyla YGS‘ye yeni veya tekrar girecekler bunu değerlendirmelidir.  Sınav sonucunda düşünülen planı gerçekleştirmek için hazırlıklarımızı daha sağlıklı yapmalıyız.

 

7) İnat ettiğiniz, uğraşıp boş bıraktığınız sorular oldu mu?

Burada çok önemli bir sonuç bulunmaktadır.

  • Sorularla inatlaşmanın zaman kaybı olduğunu
  • Uğraşıp yapılmaması durumda sınav anında moral bozukluğuna yol açabileceğini unutmamalıyız.

Ama şunu de bilmemiz gerekiyor:

  • Sınada her seviyede zor sorular bulunmaktadır.
  • Çok zor sorularda daha fazla uğraşmamız normaldir.

Dolayısıyla bunun tedbiri için

  • Kendimizi tanıyarak bu durumda ne yapacağımızı düşünmeli
  • Konulara hakım olmalı
  • Kendimizden emin olmalı
  • Sorular çözerek denemeler yapmalıyız.

Yöntemleri izlediğimiz takdirde sorularda zaman kaybı olayını en azına indirme imkanımız vardır.

Özet olarak zaman kaybını sıfıra indirmek zordur. Sonuçta biz sınava girdiğimizde sorularla uğraşıp, okuyup, düşünüp bir şıklama yapıyoruz. Okuyup yapamadığına karar vermek bile bir zaman kaybıdır. Ama bu çok normaldir. Okumalı ve yapıp yapamacağımızı görmeliyiz. Bunları yaparken de üstte sunduklarımı değerlendirmeniz tavsiye edilir.

 

8) Soruyu doğru yapmanıza rağmen ‘Bu kadar kolay olamaz.’ diye şüphelendiniz mi?

  • Evet diyen %50,9
  • Hayır diyen %49,1

Neredeyse yarı yarıya sonuçlar oluşmuştur. ÖSYMBu kadar kolay sorar mı ki?

  • Sınavda çok kolay, kolay, orta, zor, çok zor seviyelerinde sorular bulunmaktadır.
  • Sadece üstteki maddeyi düşüncesine oturtan bir kişi için kararsızlığa düşmek çok az bir ihtimal olacaktır.
  • Dolayısıyla kolay bir soruysa
  • Kendinizden emin bir şekilde şıklayıp bir sonraki çözeceğiniz soruya geçmek daha sağlıklı olacaktır. Aksi takdirde zaman kaybına, strese ve sorunun yanlış yapılmasına yol açabilir.

 

Şimdi klasik sorulara geldik. Değerlendirmeye katılan ve ciddi bir şekilde önemseyip cevaplayanlara ayrıca teşekkür ederiz. 3 klasik sorumuz olacaktır. Verilen cevaplar göz önünde bulundurularak/alıntılama yapılarak değerlendirme yapacağız.

 

9) Çeldirici sorular karşısında nasıl bir yol izlediniz?

Çeldirici sorular karşısında nasıl bir yol izlerdiniz?

Verilen cevaplardan bazıları:

  • Soruyu hızlıca bir daha okudum.
  • Boş bıraktım.
  • Zaman’ı düşündüğüm için diğer branşlara geçtim.
  • Açıkçası fazla düşünmemeye çalıştım çünkü vaktimi alacaktı. İşaretleyip tekrar dönmeye çalıştım ama dönemem diye soruyu o an bana en mantıklı gelen cevap neyse onu şıklayarak geçtim. Onun dışında derin bir nefes alıp tekrar soruya baktığımda oluyordu.
  • Turlama teknigi soruyu yuvarlak icine aldim kodlamama ragmen ki donup kontrol edebileyim arasinda kaldigim şıkları.
  • Önce detayli dusunup sonra düz mantik devam ettim.
  • Mantık yürüttüm.
  • Uğraştım olmayınca mecbur atladım.
  • Çözemedim

Bunlara ek olarak

  • Sallama yöntemi
  • Sakin oldum zaten keyfine girdim icimden geceni salladım
  • Sezgi
  • Ben yapamadıysam zordur.
  • Çeldiremedi
  • Boş bırakmamak için inatlaştım
  • Boş biraktim sonra geri dönerim diye ama çoğuna dönemedim.
  • Sakince okumaya çalıştım ama vakit kaybettim ve sınav yetişmedi.
  • Fazla düşünemeden en yakın geleni işaretledim.
  • Taktik maktik yok bam bam bam
  • Heyecan yapmamaya dikkat
  • Türkçede patladim biraz
  • Sağdan 🙂
  • Zekiyim ben düşüncesiyle çözdüm.

Cevapları verilmiştir.  Bu cevaplara yakın veya birebir aynı cevaplarda vardı. Aslında bu tabloda sınava girenlerin ortak sıkıntılar çektiğini görebiliyoruz. Bu cevaplar üzerinde düşünerek kendinize gereklı mesajları çıkarabilirsiniz.

Tekrar belirtmekte fayda var:

  • Kişinin burada kendinden emin olması
  • Yapabileceğine inanması
  • Gerçekçi olup yapamıyorsa ona göre ilerlemesi (Taktikler geliştirilebilir. Örneğin ona yakın geleni şıklayıp bir daha döndüğünde zaman kalmamışsa onu optiğe geçmesi. Bu zamanın kalmaması durumunda kişi için hem soruyla uğraştığı zamanın boşa gitmemesi hem de soruyu doldorması açısından önemlidir. Soruyu okuduğunu ve doğru olma ihtimalini değerlendirdiğini düşünürsek daha sağlıklı olacaktır.)

 

10) Sınava bir daha girecek olsanız nasıl bir yöntem izlerdiniz? İlk defa gireceklere tavsiyeleriniz nelerdir?

Sınava bir daha girecek olsanız nasıl bir yöntem izlerdiniz? İlk defa gireceklere tavsiyeleriniz nelerdir?

Verilen cevaplardan bazıları:

  • Ygs çok “o an”a bağlı bir sınav dünyaları da bitirseniz sizin yarınız kadar çalışan kişiler bir tık fazla rahatlık ve dikkatle daha iyi yapabiliyorlar,gireceklere tavsiyem her türlü sonucu kabullenerek girin ki sürpriz yaşamayın ve lysye hazırlıklı olun,siz elinizden geleni yapın,hayat bir şekilde emekleriniz karşılığını ödeyecektir,son ve en klasik tavsiye LYS en önemlisi ona bırakın kendinizi 🙂
  • YGS ye aylarca calışmasınlar gerçekten pişmanım sadece yorum soruyorlar üstünden bi bilgi çalışsınlar.Bölüm denemeleri benim işime daha çok yaradı. Bölüm denemelerini öneririm. Normal denemelerde fenden 30 net yapamazken bölüm denemelrinde (endemik ve fem kapsül) 32-36 aralığındaydım. Sınavdada 34 geldi. Femi kesinlikle öneriyorum seneye kalmayabilir kesin alsınlar. Matematik için çok kaynak aldım fakat çözemedim 😀 Üçdörtbeşin 15 li denemeleri ve 5 li denemeleri gerçekten hoştu. Seviye seviyeydi onları önerebilirim. Sınava en çok benzeyen onlardı fakat problem soruları en zorları bile insanı delirtmiyordu. Anlatım felan çok iyiydi. Hatta son 2 3 denemesi kaldı seviyesi çok üzerinde olan dedim ne zaman bu kadar zor sordular çözmedim 😀 Gerçekten ösymnin ne yapacağı belli olmuyor. YGS sınav anı çoğu kişi söylemiştir yani sınav anında inanılmaz odaklanmanız geliyor ama bu çok zor 🙁 Aklım olsa sadece LYS çalışırdım. Şu an yeni konulara çalışmaktansa deneme çözüyor olurdum. Kesinlikle LYS çalışın ygs 1 ayda biter sonra denemelerle halledersiniz ki YGS gerçekten çok nankör bir sınav. BEN OLSAM SADECE LYS ÇALIŞIRDIM.
  • Ne olursa olsun, bir bölüm zorsa herkese zor. Bunu asla aklınızdan çıkarmayın. Sınav anında kendi kendinizin moralini bozmayın.
  • Sınav senesinde bol bol kitap okuyup okuma,anlama becerilerini geliştirsinler.Sınav anında da hızlı çözeyim diye geçiştirmesinler.
  • Bol bol deneme çözüp zaman planlaması yapmayı öğrenir, farklı soru tipleri görmeye çalışırdım.
  • Sakince okumak ve sayfalara göz atıp hangi dersin zor olduğuna karar verip ona göre başlamak.
  • Sınav öncesi az bi vakit göz ucuyla baktırdıkları sıra dikkatli bakıp hangi dersin daha zaman alıcı olduğunu kestirmeye çalışıp o dersi sona bırakmak lakin 2017 de mat dersinde 30 dk da 30 soru yapılabiliyor ancak 30 dkka kalan 10 soru çıkmıyordu.
  • Daha hızlı davranır daha dikkatli olurdum.
  • Sorularla inatlasmadan gecmek arka sayfada veya baska bir derste kolay sorular olup olmadığını bilemezsin.

Bunlara ek olarak:

  • Bu sınavı asla gözlerinde buyutmemeliler.
  • MATEMATİKDE FAZLA TAKILIP KALDIM VAKİT KAYBI OLDU BİRAZ SORULARA FAZLA VAKİT AYIRDIM HEYCANDAN DOLAYI OLDU BÜYÜK BİR İHTİMALLE
  • Bi soruya 2 dk dan fazla zaman verilmemeli
  • Bu sınavla aynı olurdu türkçe sosyal matematik(hemen göze kolay gelen yapabilinecekler yapılıp) fen fen bittiği zaman kalan süreyi matematiğe harcama not TM
  • Lys konu ağırlıklı çalışırdım,ygs konu+deneme götürürdüm.
  • Sinavdan önce mutlaka bircok lys konusu bitmiş olsun..
  • Matematiğe ve geometriye çok önem versinler.
  • Geometri çalışırdım
  • Saati sürekli kontrol etsinler.
  • Soğukkanlı
  • Fenin son 15 sorusunu da sallardım
  • Bir daha girmem onlar da girmesin abi bu ne
  • Allah bir daha girdirtmesin
  • Just do it
  • Okumayın 🙂

Sınava bir daha girecek olsanız nasıl bir yöntem izlerdiniz? İlk defa gireceklere tavsiyeleriniz nelerdir?

Sorumuz için cevaplar gayet net 🙂 Bir sonraki soruya geçelim.

 

11) Sınav psikolojisi hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Sınav psikolojisi hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Verilen bazı cevaplar:

  • Zor bir şey ama. Bence en güzeli derin bir nefes alıp tekrar okumak. Bazen bir şeyi göremeyebiliriz ve ona tekrar baktığımızda görebiliyoruz. Onun için tekrar farklı bir bakış açısıyla bakmak iyi olucaktır. Kısacası takıldığımız veya yapabileceğimizi düşündüğümüz sorularda bakış açımızı değiştirebilirsek çok daha sağlıklı olucak. Yani hep aynı düşünce kalıbı içinde çok şey kaybedebiliriz. Zaman, soru, net vs.
  • Girdiğiniz hiçbir deneme o anki psikolojinizi yansıtmayacak bunu dürüstçe söylemek zorundayım siz yine de denemeleri kurşun kalemle ve silgiyle(kaliteli olmasın mümkünse ufak detaylar gibi gözüküyor ama o silginin yediği 2 3 dk bile çok kıymete binecek) çözmeye,olabildiğince sınırlama koymadan(en arka bana uğurlu geliyor gürültüsüz ortamda çözmeliyim vs) ve sınav anında sakın sıralamanızı düşünmeden çözmeye dikkat edin bence 🙂
  • Kendine aşırı güven duymak lazım sınav anında olabildiğince sakin olunmalı
  • Bol deneme çözmek
  • Heyecan olması bir nebzeye kadar iyidir ama eğer çoğalır ise nefes teknikleri ile kontrol altina almak iyi olabilir
  • Sınav psikolojisi eğer sınav zorsa sizi anında bıraktırabiliyor. Ama sakın bırakmayın benim çok bırakasım geldi sınav anında mezuna kalma planları yaptım matematik sorularını görünce 🙁 Bu engellenemez bir şey bence önemli olan onları düşünürken kendine gelebilmek.
  • Çözme tekniğini öğrenip az da bilgin varsa gerçekten istediğin olur moral bozma
  • Heyecanımızı kontrol altına almamız lazım
  • Beni istediğim mesleğe göturecek şey bu kitapçik dedim ve öyle başladim
  • Ben şahsi olarak bu psikolojinin insanın kendi hayatındaki psikolojisine benzer olduğunu düşünüyorum yani çevreden ve hatta kendi kendine baskı kuranların sınavda çokta iyi bir yere gelemeyeceğini düşünüyorum
  • Heyecan yüzünden sınavı yapamayanlar listesinde 2 milyon kiside ilk onda kesin olurum, mezun olmama rağmen henüz bu heyecanimi engellemeye yonelik bi sey kesfedebilmis degilim. Kesinlikle aldigimiz puanin sakinlikle dogru orantili oldugunu düşünüyorum.
  • Yani her ne denirse densin sınavda stres yapılıyor.Ama stres yapmayacağım diye düşünüp kafa bulandıracağınıza,stres seviyesini kontrol etmek daha önemli ve mantıklı bence.

 

Bunlara ek olarak:

  • Kendine aşırı güven duymak lazım sınav anında olabildiğince sakin olunmalı
  • Sorular zorsa herkese zor kolaysa herkese kolay mühim olan ne biliyorsanız o kağıda dökebilmeniz.
  • Siz yapamıyosanız diğerleri de yapamamıştır.
  • SAYISALCILARA SÖZÜM MATEMATİKTE TAKILIP KALMASINLAR , SORULARLA İNATLAŞMAK ŞÜPHEYE DÜŞMEK SIKINTIYA SOKTU BENİ
  • Benim üzerimde büyük baskı vardı. Çevrem ve ailem tarafından. Ben de sınav anında bu baskıyı kaldıramayıp, düşüncelere boğulmaktan, sınavı yapamadım. Beklediğimden de kötü geçti.
  • Çok zor bir durum. Girmeden anlayamıyorsunuz.
  • Şeker yedim.Kan şekerimi biraz yükseltmek için ve bol bol dua ettim
  • İlk defa giricekler için çok heyecan yapmamalarını diliyorum.Çünkü ikinci bir şans onlar için çok doğal ve yaşları küçük olduğu için dışarıdan absürt karşılanmayacaktır.
  • Ygsde cok heyecan olabiliyor lysye bakin
  • Herhangi bir deneme sınavına giriyormuş psikolojisiyle gitmek
  • Her ne kadar zor olsa da normal bir denemeye giriyormuş gibi olunmalı ama optikği kodlarken gerçek sınavda olduğunuzu da unutmayın yoksa canınız yanar 🙂
  • Dua etmek.
  • Bu konu hakkında hiç bir şey yapılamaz diye düşünüyorum. Ne kadar iyi hazirlanirsan hazırlan o heyecan bambaşka bir şey
  • Sınav anında yapamadığım 5-6 soruyu sonradan yaptım. Biz bişeyler için çabalamayalım. Bu sorulari hazirlayanlar 160dkda 160tane cozulebilecek soru koyarsa başarımız artar..
  • Fenden başlayın
  • En iyiyi yapmak istiyor herkes
  • Her ne kadar geleceğinizi belirlese de fazla kasmayın.
  • Korkunç
  • Sınav insanın psikolojisini bozar
  • Anlatılmaz yaşanır
  • Çok ustunde durmayin.
  • Fikrim yok 🙂

Araştırmamızın son sorsunun bazı cevapları böyleydi. Sınava tekrar girecek adayların yukarıdaki arkadaşlarımızın tecrübelerini dikkate almalarını öneririz.

Şöyle bir değerlendirme yaptığımızda. Çoğu kişi de ortak sıkıntılardan yakınılıyor. Sınav anındaki bazı düşünceler sınavı olumsuz etkileyebiliyor. Sınav anında sadece sınavda mı kalıyoruz? Acaba çevre etkisi var mı? Sorusunu da düşünmekte fayda var. Çevre etkisi olduğunu cevaplardan da gördük. Birkaç şey söylemek gerekirse:

  • Öncelikle kendinizi iyi tanıyıp nelerden etkilendiğinizi bulmanız çok önemlidir.
  • Potansiyellerinizi keşfedip onları kullanmaya çalışmalısınız. Güçsüz yanlarınız varsa ve geliştirmeye çalışıyorsanız geliştirin.
  • Gerçekçi olmanız gerekmekte buna göre kararlar alın.
  • Sınava hazırlık döneminde planınıza uymuyorsanız kendinizi uyarın ve sonuçlara katlanmasını bilin.
  • Hedefinizi ve nereye ulaşmak istediğinizi belirleyin.
  • Teknikler geliştirebilirsiniz.

Buraya kadar okuyup araştırmamıza önem verdiğiniz için teşekkür ederiz. Özet olarak herkesin çevresi, yaşamı, hayat koşulları, bilgisi, öğrendikleri, hedefi, içsel motivasyonu, maddi durumu (dolaylı etkiler) vb. farklıdır. Dolayısıyla herkes için %100 bir sonuca ulaşmak zor olacaktır. Siz bu araştırmadan ve değerlendirmeden kendinize çıkardıklarınızı süzgeçten geçirin ve ondan sonra dilerseniz hayatınıza uygulayın.

 


Aşağıdaki araştırmamızı da okumanızı tavsiye ederiz:


 

Ahmet Kılgi

İstanbul Kültür Üniversitesinde Psikoloji lisans öğrencisidir. Psikolojiden Oku'da araştırmalar, incelemeler ve denemeleri bulunmaktadır. Psikoloji alanında okumalar yapmakta ve bilgilerini bu platform üzerinden aktararak faydalı içerikler sunmayı amaçlamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Youtube’da Popüler Aramaların Psikolojisi

Youtube arama çubuğu. Arama tarihi: 15.06.2017   Farklı bir konuya değineceğim ve bunu madde madde yazacağım. 1) Gördüğünüz görselde psikoloji

Kapat