Üniversite Tercihlerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Geçtiğimiz gün sonuçlanan üniversite sınav sonuçları sonrası birçok öğrenci ne yapması gerektiği hakkında kafası karışık bir ruh haline girmiştir. Hayalleri ve sınav sonucu arasında farklılık olan öğrenciler büyük bir hayal kırıklığı duyabilmektedirler. Çevresindeki insanların yorumları da daha karmaşık ve kötü bir duygudurumuna neden olmaktadır. Bu gibi sebeplerden dolayı tercih döneminde dikkat edilmesi gereken noktalar vardır.

Hayallerinin Peşinden Gitmek

Çoğu insanın çocukluğundan beri hayal ettiği bir meslek bulunmaktadır. Sınav dönemine gelindiğinde ise bu hayallerin bazıları hala devam etmekte bazıları ise çocuksu olduğu düşünülüp unutulmaktadır. Tercih döneminde bulunan bir öğrencinin ilk dikkat etmesi gereken hayallerinin peşinden gidip gitmemesidir. Eğer bir meslek hayallerinizi süslüyorsa ve bu meslek dışındaki bir meslekte mutlu olamayacağınızı düşünüyorsanız sırf puanınız yetmediği için başka bir mesleğe yönelmemelisiniz. İstediğiniz yere puanınız yetmediğinde bir sene daha sınava hazırlanmak en mantıklısı olacaktır. Bu konu hakkında etrafınızdaki insanlar olumsuz yorumlarda bulunabilir. Bir yılın çok büyük bir kayıp olacağını ve bu kararınızdan dolayı pişman olacağınızı söyleyen insanları kulak ardı etmelisiniz. Şöyle ki istediğiniz meslek için bir yıl daha hazırlandığınızda hayallerinize ulaşmış olacaksınız. Fakat bir yıl kaybetmemek için istemediğiniz bir mesleği seçtiğinizde yıllarca o mesleği yapmak zorunda olacaksınız. Yaptığınız işten doyum sağlayamamak hayat kalitenizi düşürecektir. Bu sebeple sadece bir yıl kaybetmemek için istemediğiniz bir mesleğe yönelmemelisiniz. Yaşamınızın sonuna kadar sevebileceğiniz bir mesleği seçmelisiniz.

Alternatifleri Göz Önünde Bulundurmak

Bazı öğrenciler ise sıkı sıkıya bir hayale bağlı değildirler. Sadece belirli bir alana ilgileri olduğunu keşfetmişlerdir. Örneğin bazıları sağlık alanını kendilerine daha yakın görürken bazıları mühendislik alanını daha çok sevmektedir. Bu gibi durumlarda meslek alternatiflerini iyi değerlendirmelisiniz. Örneğin puanınız tıp fakültesine yetmediğinde bu alana yakın diş hekimliği, hemşirelik veya odyoloji gibi bölümler alternatifiniz olabilir. Diğer yandan mimarlığa yanı sıra endüstri mühendisliği alternatifiniz olabilir. Alternatif seçenekleri sayısal bölümlerde daha fazla bulunmaktadır. Bu hayalinde kesin bir meslek olmayan öğrenciler için büyük bir avantajdır.

Negatif İnsanlardan Uzak Durmak

Sonuçlar açıklandıktan sonra birçok arkadaşınız, akrabanız ve aile üyeleriniz puanınızı ve sıralamanızı öğrenmek için size ulaşmaya çalışacaktır. Hatta uzun zamandır hiç görüşmediğiniz kişiler bile iletişime geçmeye çalışabilir. Birçok kişi sizi başkalarıyla kıyaslayabilir hatta teselli eder gibi görünürken sizleri kırabilirler. Öncelikle kendinizi bu gibi insanlardan koruyarak daha sağlıklı bir tercih dönemi geçirebilirsiniz. Hayal kırıklığına uğramış ve umutsuz olmak yanlış karar vermenize neden olabilir. Bu nedenle de negatif yorum yapan insanları dikkate almamak sizler için önemli bir etkendir. Her ne yaparsanız yapın veya çok yüksek bir başarı elde etmiş olun etrafınızdaki insanlar sizler için olumsuz yorum yapabilirler. Bu noktada önemli olan sizin ne hissettiğinizdir. Elinizden geleni yaptığınıza inandığınızda sınav sonucunun hiçbir önemi yoktur.

Kararınızdan Emin Olmak

Tercihlerinizi yapmadan önce ne istediğinize kesin olarak karar vermelisiniz. Puanınızdan memnun değilseniz ve bir sene daha hazırlanmaya karar verdiyseniz bu karardan emin olmalısınız. Eğer kararınızdan emin değilseniz ileride pişman olabilirsiniz ve bu durum motivasyonunuzu düşürebilir. Bunun yanı sıra bir üniversite tercih ettiğinizde de tercih listenizde gitmek istemediğiniz veya tereddüt ettiğiniz tercihleriniz bulunmamalıdır. Son tercihlerinizi bile kazandığınızda üzülmeyeceğiniz tercihler olarak ayarlayın. Unutmayın ki bu sınav sadece üniversiteye giriş sınavıydı. Üniversiteye yerleştiğinizde orada yıllar sürecek bir eğitim göreceksiniz. Bu eğitim süreci içerisinde de birçok sınav olacaktır. Maalesef ki sadece bir üniversiteye yerleşebilmek için kendine uygun olmayan bir bölüm veya okul tercih eden öğrenciler ya düşük bir akademik başarı gösteriyor ya da eğitimde devamlılığı sağlayamayarak okulu bırakıyorlar. Bu durumlarda öğrenciler ya tamamen okul hayatını bitiriyor ya da tekrar bir sınava hazırlık sürecine başlıyorlar. Yazının başında da bahsettiğimiz gibi sadece bir yıl kaybetmemek için yapılan yanlış tercihler ileri ki yıllarda daha büyük kayıplara neden olabilmektedir.

Üniversite Okumak İsteğe Bağlıdır

Üniversitenin ilk ve orta öğretim gibi zorunlu bir eğitim süreci olmadığı unutulmamalıdır. Günümüzdeki eğitim sürecinde öğrenciler dokuzuncu sınıftan başlayarak bir sınav sürecine itilmektedir. Birbirlerine rakip haline getirilen çocuklar ne için çalıştığını bile tam olarak anlamadan bir yarışın içerisine itilmektedir. Bu süreçte sanki bütün öğrencilerin üniversite okuma zorunluluğu varmış gibi bir yanılsama ortaya çıkmaktadır. Üniversite okumayı tercih etmeyen bazı öğrenciler ise başarısız olarak adlandırılmaktadır. Bu yanılsama maalesef ki öğrencileri keskin sınırlar içerine hapsetmektedir. Örneğin bir öğrenci çok bilinmeyen bir mesleği tercih ettiğinde bu tercihin hayallerinden dolayı değil de sınav başarısının düşüklüğünde dolayı olduğu gibi yanlış bir kanı ortaya çıkabilmektedir.

Yüksek puan yapan bütün öğrencilerin de tıp veya hukuk seçmesi gerektiği düşüncesi öğrenciler üzerinde psikolojik baskı oluşturmaktadır. Prestijli ve çok bilinen bölümlerin dışında bir bölüm tercih etmek risk gibi görülmektedir. Fakat çağımızda her gün farklı gelişmeler yaşanmaktadır. İnsanların ihtiyaçları da bu doğrultuda değişmekte ve gelişmektedir. Bu sebeple kendinizi belirli meslekler ile sınırlandırmayın. Aklınızdaki meslek her ne olursa olsun tercih etmelisiniz. Unutulmaması gereken bir nokta da iyi bir maaşınızın ve statünüzün olması için artık belirli mesleklerde olmanıza gerek yoktur. Geçmiş dönemlerde ne yazık ki durum böyleydi. Meslekler arası bir hiyerarşi söz konusuydu. Fakat günümüzde hangi meslekten olursanız olun mesleğinizde en iyisi olmayı hedefleyin.

Son olarak hiçbir öğrenci üniversite okuma zorunluluğuna sahip değildir. Üniversite okumak bir mesleğin inceliklerine sahip olabilmek için ilk adımdır. Eğer öğrencinin hayalindeki başarılar bu akademik eğitim ile ilgili değilse üniversite eğitimi onun için boşuna geçen zaman dışında hiçbir şeydir. Bu nedenle herkes okuyor diye değil istediğiniz için üniversite okumalısınız.

Değerinizi Bir Sınav Sonucu Belirlemez

Bu sınava giren öğrenciler genellikle 18-20 yaşlarındaki gençlerdir. Gençlik döneminin büyük bir kısmı olan dört seneyi zorlu ve yoğun bir sınava hazırlık dönemi ile geçirmek çoğu öğrenci için yıpratıcı olmaktadır. Öğrenciler bu süreç için zaman ve emek harcamaktadır. Bu sürecin sonucunda sınav sonuçları istedikleri gibi gelmediğinde birçok öğrenci kocaman bir hayal kırıklığı ile karşı karşıya kalmaktadır. Hatta bu durum özgüvenlerini ve kendilerine verdikleri değeri bile etkilemektedir. Kötü olan bir sınav sonucu öğrencinin özgüvenini zedelemekte ve kendini yetersiz hissetmesine neden olabilmektedir. Hatta ne yazık ki bu sebeple kendine zarar veren gençlerimiz vardır. Ne yazık ki geçen haftalarda bir ortaokul öğrencisi liseye geçiş sınavının açıklanmasından sonra sınav sonucunun kötü olması sebebiyle hayatına son vermiştir. Bu haber gibi onlarca haber bulunmaktadır. Çünkü öğrencilere lanse edilen şey bu sınavda başarısız olanın yetersiz veya tembel olduğu imajıdır.

Öğrenciler başarısız olmaktan ve bunu ailelerine söylemekten çekinmektedir. Bu durum eğitim sisteminde çözülmesi gereken önemli sorunlardan bir tanesidir.

Hiçbir sınav sonucu sizin değerinizi ölçemez.

Bir sınavdan başarısız olmanız size yetersiz yapmaz. Hayatta başarı ve başarısızlık her zaman karşınıza çıkacaktır. Bunları aklınızdan çıkarmadan hayallerinizin peşinden gitmelisiniz. Eğer bir meslek sahibi olmak istiyorsanız üniversite sınavı karşınıza çıkan ilk engeldir. Fakat bundan sonra karşınıza onlarca engel daha çıkacaktır. Bu engelleri ortadan kaldırarak başarıya ulaşabileceksiniz.


Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Hacer Canbazoğlu

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikoloji bölümü lisans öğrencisi

Hacer Canbazoğlu 28 içerik yazdı. Hacer Canbazoğlu tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir