Trafik Psikolojisi Nedir? Çalışma Alanları ve Uygulamaları

Modernleşen dünyada insanların ulaşım için kullandığı araçlar her geçen gün farklılaşmakta ve sayıları da artmaktadır. Geçmişte kullanılan ulaşım araçlarının en yaygını hayvanlardır. Hayvanların ulaşım aracı olarak kullanıldığı yıllarda verimlilik oranı az ve seyahat süresi fazladır. Bu durum insanlar için büyük bir sorun olmuştur ve bu sebeple yeni ulaşım araçlarının keşfi başlamıştır. Bu keşiflerden en kritik olanı tekerleğin keşfi olmuştur. Tekerlek keşfedildikten sonra ulaşım araçlarının geliştirilmesi oldukça hız kazanmıştır. Tekerlek sayesinde birçok yeni ulaşım aracı üretilmiştir. Bunlar basit ve karmaşık yapı da olan araçlar olarak sınıflandırılabilir. Örneğin el arabası basit yapı da bir ulaşım aracı iken arabalar, trenler ve uçaklar daha karmaşık yapıda ki ulaşım araçlarıdır. Her geçen gün farklı bir ulaşım aracı üretilmektedir. Üretilen araç sayısı fazlalaştıkça trafik kavramı ortaya çıkmıştır. Birçok aracın ve yanı sıra insanların bulunduğu ortam olan trafik günümüzde oldukça yaygınlaşan bir kavram olmuştur. Kentsel yaşamda insanlar zamanlarının önemli bir kısmını trafikte harcamaktadır. Bu durumun insan psikolojisi üzerine önemli etkileri bulunmaktadır.

Trafik Psikolojisi Nedir?

Trafik psikolojisi diğer psikoloji alt dallarına nazaran oldukça yeni bir araştırma alanıdır. Bu alanın en temel amacı ise yol kullanıcılarının davranışlarının incelenmesi ve bu davranışların altında hangi psikolojik süreçlerin olduğunun araştırılmasıdır. Trafik psikolojisinin bir yan dalı olan ulaşım psikolojisi ise insanların trafikteki hareketlerine neden olan bireysel ve sosyal faktörleri incelemektedir. Trafik psikolojisi oldukça önemli bir konudur. Çünkü trafik kazalarına bağlı ölümler evrensel olarak dokuzuncu ölüm nedenidir. Bu durumun ileriki yıllarda daha da artış göstereceği tahmin edilmektedir. Her ne kadar evrensel olarak önemli bir sorun olsa da bazı ülkelerde bu durum daha kritik olabilmektedir. En başta düşük ekonomik seviyedeki ülkelerin trafik kazası oranı yüksek ekonomik seviyedeki ülkelere göre oldukça yüksektir.

Trafik Psikolojisinin Çalışmalar Yaptığı Alanlar

Trafik psikolojisi yeni bir alan olduğu için kesin sınırları ve genel bir çerçevesi yoktur. Bunun yanı sıra araştırmaların konu aldığı belli başlı alanlar vardır. Bu alanlar gün geçtikçe daha da çok geliştirilmektedir. Trafik psikolojisinin temel araştırma alanları şunlardır:

  • Davranış ve Kaza Araştırması: Bu alan yol kullanıcılarının ait oldukları farklı sosyodemografik grupları incelemektedir. Örneğin yol kullanıcılarının yaşlarını, cinsiyetlerini ve kullandıkları ulaşım araçlarını karşılaştırarak trafikteki davranışlarını incelemektedir.
  • Kazaların Önlenmesi ve Trafik Güvenliğinin İyileştirilmesi: Buradaki temel amaç çeşitli önlemlerin alınması ile trafik güvenliğinin artırılmasıdır. Burada önemli olan dört faktör vardır. bunlar eğitim, ekonomi, mühendislik ve uygulamadır.
  • Hareketlilik, Ulaştırma Ekonomisi ve Mühendislik Konularında Araştırma ve Danışmanlık
  • Ulaşım Araçlarının Yapımı ve Tasarımı
  • Yol Kullanıcılarının Psikolojik Değerlendirmeleri ve Rehabilitasyonu
  • Demiryolu ve Uçuş Psikolojisi

Trafik Psikolojisi ve Kişilik

Trafik psikolojisinin temel amacı olan davranışların temelinde yatan psikolojik süreçlerin incelenmesi kişilik araştırmaları ile kesişmektedir. Bu psikolojik süreçlere etki eden en önemli etken kişiliktir. Bireylerin kişiliklerindeki farklılıklar trafikteki farklı davranışları açıklamaktadır. Öncelikle nevrotik bir birey trafikte oldukça tehlikeli bir unsurdur. Bunun yanı sıra agresif, risk arayan, sorumluluk sahibi olmayan, alkol veya madde bağımlısı olan bireyler daha fazla trafik kuralı ihlali yapmaktadırlar. Ayrıca anksiyete de trafik kazalarında önemli bir etkendir. Endişeli ve kaygılı olan birey trafik ortamını yanlış analiz edebilir ve bu durum ölümcül kazalara neden olabilir. Diğer bir önemli etken ise kuralsızlıktır. Kurallara dikkat etmeyip diğer insanların hayatını tehlikeye atan bireyler trafik ortamı için oldukça tehlikeli unsurlardır. Tüm bu kişilik özelliklerinin yanı sıra trafikteki davranışları etkileyen diğer önemli bir faktörde cinsiyet farklılıklarıdır.

Trafik Güvenliği ve Cinsiyet Farklılıkları

Cinsiyet trafik araştırmalarında önemli bir değişkendir. Birçok çalışma cinsiyetin etkilerini araştırmıştır. Çünkü cinsiyetin kişilik ve yeteneklere etkisi inkar edilemez. Literatüre bakıldığında erkeklerin bilişsel yeteneklerinin araç kullanma konusunda kadınlara nazaran daha iyi olduğuna dair çalışmalar vardır. Erkekler bir olaylara daha genel bir bakış açısına sahip iken kadınlar daha ayrıntılara dikkat edebilmektedirler. trafikte de bu durumun etkileri söz konusu olabilmektedir. Erkekler araç kullanırken dış uyaranlara daha genel bir dikkat gösterirken kadınlar bu uyaranların her birine daha dikkatli bir şekilde odaklanmaktadır.

Bunun yanı sıra araştırma sonuçlarından da görülebileceği gibi, öfke gibi suç işleme eğilimini artıran değişkenler üzerinde cinsiyetin etkisi  oldukça önemlidir. Öfkenin trafik kazaları üzerindeki etkisi dikkate alındığında, erkeklerin kazalara daha fazla karıştığı ve trafik cezaları aldığı kanıtlanmıştır. Öfke tüm insanlar için geçerli bir faktör olmasına rağmen, erkeklerdeki öfke seviyesi kadınlardan daha yüksektir. Bu durum aynı zamanda kültür ile de ilgilidir. Örneğin Türkiye ataerkil bir toplumdur ve bu nedenle, erkeklerin daha yetenekli ve güçlü olduğu düşünülür ve bu durum trafiğe yansır. Birçok insan kadınlar daha çok kaza yaptığı veya kazaya neden olduğunu düşünmektedir. Ancak, bu durumun doğru olmadığı yapılan araştırma sonucunda kanıtlanmıştır. Buna ek olarak, kültürün bir başka etkisi de trafikte kadın sayısının oranının daha az olmasıdır. Ancak giderek daha modern hale gelen Türkiye’de bu fark kapanmak üzeredir. Erkek ve kadın sürücülerin sayısı aynı seviyeye yaklaştıkça, araştırma sonuçlarının doğruluğu da artmaktadır.

Kadın ve Erkek Sürücülerin Temel Farklılıkları: Öfke

Kadınların ve erkeklerin kişilik özellikleri göz önüne alındığında belli başlı bazı farklılıklar bulunmaktadır. İlk olarak erkekler trafikte öfkelerini bedensel veya sözel olarak ifade ederken kadınlar herhangi bir sorun karşısında daha yapıcı ve çözüm odaklı davranmaktadırlar. Kısacası erkekler herhangi bir trafik kazası öncesi veya sonrasında daha öfkeli davranırken kadınlar bu öfkelerini daha iyi yönetebilmektedir. Trafik kaza oranlarına bakıldığında en riskli grubun genç erkek sürücüler olduğu ortaya çıkmaktadır. Meydana gelen ölümcül kazaların neredeyse beşte biri bu sürücüler tarafından yapılmaktadır. Bu durum araştırıldığında bazı etkenlerin önemi ortaya konmuştur. Öncelikle genç erkek sürücüler daha çok heyecan arayışında olmaktadırlar. Bunun sonucunda hız limitini aşma davranışı en çok bu sürücülerde gözlenmektedir. Bunun yanı sıra emniyet kemeri takma oranı da bu sürücülerde daha düşüktür. Hız sınırının aşılması ve emniyet kemerinin takılı olmaması kazaların şiddetini artırmaktadır. Bunun yanı sıra erkek sürücüler kadın sürücülere oranla daha çok alkol veya madde etkisi altındayken trafikte bulunmaktadır. Sürücü yorgunluğu denilen olgu da daha çok erkek sürücülerde gözlenmektedir. Belirli bir saatten fazla olan uykusuzluk trafik kaza oranları artırmaktadır. Hatta bu durum alkol etkisi altında araç kullanma ile benzer sonuçlara yol açmaktadır. Bu tür kazalar en çok genç sürücülerde ve mesleği gereği araç kullananlarda görülmektedir. İş kazalarına bağlı ölümlerin yaklaşık üçte biri trafik kazalarından kaynaklanmaktadır.


Kaynaklar:

  • http://www.renklinot.com/kultursanat/gecmisten-gunumuze-ulasim-araclari.html
  • Özkan, T. ve Lajunen, T. (2005). Why are there sex differences in risky driving? The relationship between sex and gender-role on aggressive driving, traffic offences, and accident involvement among young Turkish drivers. Aggressive Behavior, 31(6), 547–558.
  • Özkan, T. ve Lajunen, T. (2006). What causes the differences in driving between young men and women? The effects of gender roles and sex on young drivers’ driving behaviour and self-assessment of skills. Transportation Research Part F, 9(4), 269–277.
  • González-Iglesias, B., Gómez-Fraguela J. A. ve Luengo-Martín Á. (2012). Driving anger and traffic violations: Gender differences. Transportation Research Part F, 15(4), 404–412.
  • Şenel B. ve Şenel, M. (2013). Risk analizi: Türkiye’de gerçekleşen trafik kazaları üzerine hata ağacı analizi uygulaması. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 13(3), 65-83.
  • Eşiyok, B., Yasak, Y. ve Korkusuz, İ. (2007). Trafikte öfke ifadesi: Sürücü Öfke Envanteri’nin geçerlik ve güvenirliği. Türk Psikiyatri Dergisi, 18(2), 1-13.
  • Resim pixel2013 tarafından Pixabay‘a yüklendi

Hacer Canbazoğlu

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikoloji bölümü lisans öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Psikoloji Bölümü ve İngilizce

Türkiye'de psikoloji lisans programı Türkçe ve İngilizce olarak okunabilmektedir. Psikoloji bilimini yakından takip etmek için İngilizce olmazsa olmazlardan bilinmesi gereken

Kapat