The Platform: Ya Yemek ya da Yenilmek

Kolay görünen ve mantıksal olarak da sosyal dayanışma ile halledilebilecek bir oyundur The Platform. Ancak bu filmde işler dayanışma ile gitmemektedir.

2019’da yayınlanan ve İspanyol yapımı olan Bilim Kurgu/Gerilim filmi izleyenlerin dikkatini çekmiştir. Bu yazıda ise kısa bir analiz yapılacaktır.

Film ahçıların olduğu ve envai çeşit yemeğin yapıldığı bir sahneyle başlıyor. Bunu takip eden sahnede bir adam hapishane gibi bir yerde gözlerini açıyor. Ortada bir delik ve karşısında bir yaşlı adam vardır.

Karakterler

Ana karakter (sahnenin başındaki): Goreng

  • Mantıklı çözümler sunan
  • Sistemi değiştirmeye çalışan
  • Başlangıçta durumu kabullenemeyen bir karakter
  • Platforma geliş amacı sigara içmeyi bırakıp Don Kişot’u okumak ve bir diploma almak
  • En sevdiği yemek salyangoz.

Ona kuralları anlatan kendisinden yaşça büyük kişi: Trimagasi

  • Goreng’e filmin başında oyunun kurallarını anlatan
  • Aldığı bilgi kadar veren, ona yapılan kötülüğün aynısını başkalarına yapan
  • Platform ve işleyişi hakkında tecrübeli ve bunu içselleştirmiş
  • “Belli ki” lafını sık sık kullanan bir karakterdir

Eski yönetim çalışanı ve köpek sahibi olan kadın: Imoguiri

Sessiz, kattan kata dolaşan ve çocuğunu arayan göçmenlerin temsili kadın: Miharu

İşleyiş

Toplamda 333 kat bulunuyor. Goreng filme 48. katta başlıyor. Her katta iki kişi bulunmakta ve her ay katlar -kişiler gazla uyutularak- değişitirilmektedir.

0. Kat: En üst kattır. Yemekler hazırlanıyor ve buradaki deliğin üzerindeki platforma konuluyor. Delikteki her kişinin en sevdiği bir yemek burada yer alır.

333. Kat: En aşağıdaki odadır.

Yemeğin geleceğinin belirtisi olan Yeşil Işık: 0’dan başlayarak her delikte belirli süre duran bu yapıda herkes o an yiyebildiği kadar yiyebilir. Platform delikten aşağı indiğinde kişiler herhangi bir yemeği yanlarında bulunduramazlar. Eğer bulundururlarsa cezası aşırı soğuk veya sıcaklık olacaktır. Gece herkes uyuduğunda ise rüzgara yola açan bir hızla platform aşağıdan yukarıya doğru taşınır.

Üç tür insan vardır: yukarıdakiler, aşağıdakiler ve düşenler.

The Platform

Analizler

Trimagasi’nin Geliş Öyküsündeki Reklam

Trimagasi, “hayatlarınızı değiştirir” şeklinde tanıtılan bir ürünü almıştır. Bu ürünün üst modelini de görünce detayların onu delirttiğini belirterek televizyonu aşağıya attığını söyler. Üst modeli almadığında yaşadığı eksikliği ya da hayatında bir şeyleri yanlış yapıyormuş hissi onu rahatsız etmiştir. Yapılan reklamlar onu etkilemiş olabilir. Günümüz Cennet Vaadi yazısındaki “bu ürünü alırsan mutlu olursun” analizi bu karaktere yapılabilir. Dikkat çeken bir detay ise Goreng’in ürünü kullanmadığı halde yeni çıkaran ürünün sonunda “plus” olduğunu bilmesidir. Bu da tüketim toplumuna ve her ürünün bir üstüne atıfta bulunmaktadır.

Her daim çıkan ürünler yeni özellikler ve mutluluk vaadi.

İhtiyaçlarımız tarafından mı yönetiliyoruz?

Bu başlığın amacı sizi düşündürmektir. Filmde aç kalındığında akılcıl çözümler öneren Goreng bile kendi türünün etini yemiştir. Aynı zamanda başta karşı çıktığı şeyleri kendisi yapmaya başlamıştır.

Hayatta kalma ihtiyacı insanların algısını etkileyebilir. Başka bir deyişle çok aç olan bir insan yemekle ilgili şeyler görmeye ve düşünmeye eğilimlidir. Filmde açlıktan ziyade yemeği paylaşmakla ilgili bir problem yaşanmıştır. Burada Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisine de değinilebilir. Deliklerdeki kural basit olsa da -sadece yemek ve hayatta kalmak- fiziksel ihtiyaç olan yeme’nin ne kadar önemli olduğu görülmektedir.

Açlık deliliğe yol açar. Böyle durumlarda ya yersin ya da yenilirsin.

The Platform – Trimagasi

Trimagasi bunları korktuğundan dolayı yaptığını belirtmiştir. “Koronavirüs: Market Rafları Neden Boşaltıldı?” bu yazımızda korkunun atalarımızdan geldiğini belirttik. Koronavirüste insanların marketleri yağmalayıp stok yapmalarının nedeninin korku olabileceğini düşünebiliriz. Ama atalarımızdan gelen korkudan farkı ise bunun işlevsiz olmasıdır çünkü birçok ülke yiyecek probleminin olmadığını belirtti. İnsanlar daha çok kontrolü ele aldığını hissetmek için bu girişimde bulunmuştur. Filme geri dönelim, Trimagasi bir sonraki ay hangi katta olacağını ve başına ne geleceğini bilemez. Bu belirsizlik hali onu daha da çok endişelendirir.

Miharu’nun Sessizliği

Eski Platform yöneticilerinden olan Imoguiri bile onun tam olarak kim olduğunu bilemez. Platformda bir çocuğun asla bulunmayacağını belirtir. Imoguiri sistemde gerçekte ne olduğunu bilmiyordur. Göçmen olan kadın ise katlardan katlara dolaşmaktadır. Her katta birine zarar verebilme potansiyeli olduğunu hissetmemek elde değildir. Günümüzdeki adaptasyon problemi yaşayan göçmenlerin temsili olduğunu düşündürebilir. Filmin ilk sahnelerinde Trimagasi bu kişiyi görmezden gelerek yemeğe devam etmeleri gerektiğini söylemiştir. Bu da durumu normalleştirdiğini ve bir çözüm bulma gerekliliğini düşünmediğini gösterir.

Sosyal Dayanışma

Imoguiri tarafından bu sisteme “Dikey Öz Yönetim Merkezi” denilmesi sistemde kimsenin birbiriyle iletişimde olmadığını göstermektedir. Yanı katı ve hiyerarşik bir ilişki biçimini anımsatmaktadır. Böyle bir sistemde hiyerarşik yapının alt tarafında kalanlar üst tarafındakilere kıyasla daha az imkana sahip olacaktır. Filmden de çıkarılabileceği gibi deliklerden iletişim kurmaya çalışanlar başarısız olmaktadırlar. Böyle bir durumda ise kaos yaşanmaktadır. Yemekler üst katlar tarafından düşüncesizce yenilmekte ve alt katlara yemek kalmamakta ya da üzerine basılmış ve dikkat edilmeden, ellerle yenilmiş yemeklerden oluşan bir platform tabağı ortaya çıkmaktadır. Bu durum eşitsizliği ortaya çıkarmıştır. Alt katlarda yemek bulamayan kişiler üst katlara çıktıklarında aynı davranışı onlar sergilemiştir. Bu şekilde kişiler eşit bir şekilde yemeklere ulaşamamıştır. Teorik olarak, herkesin en sevdiği bir favori yemek olan bu platformda yemekler bölüştürüldüğünde hiç bir problem çıkmayacaktır. Ancak işin içerisinde böyle bir hiyerarşi girdiğinde iletişim kurmak zor olacaktır.

Sistemi Değiştirme Girişimi ve Final

Aslında basit bir kural söz konusuydu: İhtiyacını almak ve gerisini başkalarına bırakmak. Ama engel olan hiyerarşik bir düzen var. Bu düzende bir göçmen semboliği sürekli göz önüne serilmektedir.

6. kata düşen Goreng, Baharat adlı bir kişiyle aşağı katlara inip herkese eşit yemek vermek istemiştir. Bu bir sistemi değiştirme ve yönetime mesaj girişimiydi. Her inilen katta sistemi değiştirmenin zorluklarıyla karşılaşmışlardır. Panna Cotta isimli yiyecek onarın mesajıydı. Daha sonra küçük bir kız gördüklerinde yemesi için ona vermişlerdir. Yeni mesaj umut vadeden küçük bir çocuktur. Platformun en aşağı katından en yukarısına doğru gitmiştir. Film burada sona ermektedir. Devamında ne olacağını izleyicilerin düşüncesine bırakmaktadır. Belki de bunu günümüzdeki dünyayla bağdaştırıp bir şeyler anlatmak istemiştir film bize.

*Bu yazının öne çıkan görseli Netflix’in yayınlandığı fragmandan alınmıştır.

Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️

WhatsApp Grubumuza dahil olup duyuruları kaçırmamak için tıklayın

Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Share on Whatsapp
Whatsapp
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Ahmet Kılgi

İstanbul Kültür Üniversitesi psikoloji mezunudur.

Ahmet Kılgi 74 içerik yazdı. Ahmet Kılgi tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir