Suçluluk Duygusu Ruh Halimizi Nasıl Etkiler?

İnsan sosyal bir varlıktır ve dolayısıyla insanlarla iç içe bir yaşam sürmektedir. Yaşanan her bir olay ya da durum bizim hem düşünce biçimimizi hem de davranışlarımızı etkilemektedir. Burada en büyük etkiyi ise duygular yaratmaktadır.

Yaşanılan olumsuz bir olay sonucunda birey üzüntü ve korku duygularını yaşayabilir ve bu çok normaldir. Fakat yaşanılan durumun sadece kendisi yüzünden olduğunu düşünür, etiketleme ve bilişsel çarpıtma yaparsa bu durum kişide suçluluk duygusu yaratır. Kişi kötü biri olduğunu düşünürse ve diğer insanları hayal kırıklığına uğrattığı inancını taşırsa, günlük yaşamını sürdürmede isteksiz olacağından birçok aksaklıklar yaşayabilir ve bu durum ruh halini olumsuz etkileyebilir.

Suçluluk Duygusu Nedir?

Suçluluk duygusu, kişinin hata yaptığında ya da hata yaptığını düşündüğünde kendisini sorumlu tutması, kendisini değersizleştirmesi, eylemlerinin ahlak dışı olduğunu ve ‘özünün’ kötü olduğunu düşünmesidir.

Bilişsel yaklaşıma göre kişi,

  • ”Yapmamam gereken şeyleri yaptım ya da yapmam gereken şeyleri yapamadım, beceremedim” diyorsa,
  • ”Yaptığım kötü davranış benim kötü bir insan olduğumu gösterir” diyorsa, o kişi suçluluk duygusu yaşıyordur.

“Kötü davranışım sebebiyle aşağılık bir insanım ve değersizim” yargısı kişiyi psikolojik olarak olumsuz etkilerken aynı zamanda da depresyona neden olabilmektedir.

1*

Kendimizi Neden Suçlu Hissederiz?

Bilişsel çarpıtmalar suçluluğa zemin hazırlamaktadır. İlk olarak kişi, yaptıkların dolayı kendini kötü insan olarak damgalar. Bu çarpıtma onu değersizleştirir ve kişi kendine zarar veren bir eylem içerisine girebilir. Diğer bir çarpıtma ise kişiselleştirmedir. Kişi neden olmadığı bir olayda kendini sorumlu tutarak suçluluk duygusu yaşar. Örneğin, arkadaşınızın saldırganca davranış sergilediğini gördünüz ve ona yapıcı bir eleştiri yapıp uyarıda bulundunuz. Daha sonra arkadaşınızın üzüldüğünü görerek kendinizi suçladınız ve yorumunuzun incitici olduğunu düşündünüz. Oysaki onu üzen sizin eleştiriniz değil kendisinin yaptığı davranış biçimidir. Siz bunun farkına varmaz ve eleştirinizin uygunsuz olduğunu düşünürseniz hem sorumluluğu üstlenirsiniz hem de suçluluk duyarsınız. Eğer bir insanın üzüntüsü kendi yaptığı bir şeyden kaynaklanıyor veya çarpık düşüncelerinden dolayı oluyorsa sorumlu o kişidir, siz değil!

Mükemmeliyetçilik de suçluluğa neden olan bir diğer faktördür. Kişi, mantıksız ‘-meli, -malı’ cümleleri kuruyorsa, her şeyi yapabilmesi gerektiğini düşünüyorsa ve eğer durum böyle olmazsa başarısızlık hissi yaşar. Her şeye gücünün yeteceği veya her şeyi bileceği düşüncesi kişinin herkesi kontrol edebileceğini zannetmesine neden olur. Bu durumlar sandığı gibi olmadığında da suçluluk duygusu yaşayabilir.

Suçluluk Döngüsü

Duygusal kararlarımız davranış biçimlerimizi etkiler. Suçluluk duygusu yaşayan birey kendisini kötü olduğuna ikna ederse bu durum daha fazla suçluluğa neden olmaktadır. Kişi her suçluluk duygusu yaşadığında aynı zamanda acı da çekmeye başlar. ”Suçluysam, kendimi kötü hissetmeliyim” düşüncesi kişinin kendisine ceza vermesine yol açarak suçluluk döngüsünü oluşturur.

Ayrıca, suçluluk duygusu Obsesif-Kompulsif Bozukluk semptomlarının devam ettirilmesinde önemli bir rol oynar ve kişiyi bazı davranışları yapmada zorunlu hissettirir. Bu da yine kısır bir döngüye dönüşür.

Yaşadığım Şey Suçluluk Duygusu Mu? Pişmanlık Mı?

Kişi yaşadığı olaylar sonucunda ‘özünün’ kötü olduğuna inanıyorsa ve bunun doğuştan olduğunu düşünüyorsa bu durum sağlıksızdır ve depresyona neden olabilir. Kişi ‘özünün’ kötü olduğuna inanmıyor, bir şekilde kendine ya da bir başkasına ahlaksal açıdan uygun olmayan davranışlar sergilediğini veya gereksiz yere zedeleyici olduğunu düşünüyorsa bu suçluluk duygusu değil, sağlıklı bir pişmanlık duygusudur.

Pişmanlık ile suçluluk arasındaki en önemli fark, suçluluğun daha fazla süperego (halk arasında vicdan) kaynaklı ve öfkenin işleniş biçimiyle alakalı olmasıdır. Suçluluk duygusunda kişi kendisini suçlar, ayıplar, eleştirir. Pişmanlıkta ise suçluluktan farklı olarak kişi kendisini eleştirse bile, bu eleştiri özsaygısını zedeleyecek nitelikte değildir. Kişi kendi hatasının farkına varır ve bunu kabullenir.

Suçluluk Duygusuyla Başa Çıkmak

Kişi öncelikle kendisinin biricik olduğunun farkına varmalıdır. Böylece kendini değersiz hissettirecek olaylardan uzak duracaktır. Ayrıca, işlevsiz düşüncelerden kurtulmalıdır. Bu sayede benlik saygısını kazanacak ve yetersizlik duygusuyla başa çıkabilecektir. Peki bu nasıl mümkündür? Öncelikle kişi kafasındaki azarlayıcı sesleri dinlemeli ve suçluluk duygusuna sebep olacak düşünceleri belirlemelidir. Daha sonra, bilişsel çarpıtmaları da saptayarak bunları nesnel hale getirmeli ve bir kağıda yazmalıdır. Bu çalışmaya ”İşlevsiz Düşüncelerin Günlük Kaydı” denilmektedir ve bu teknik bireyi rahatlatmaktadır (1*). Diğer bir yöntem ise, ”-meli, -malı” cümlelerini azaltmak ve bunun yerine ‘olursa iyi olur’ veya ‘olmasını isterdim’ gibi cümleleri koymaktır. Bu sayede daha gerçekçi hedefler koyularak kişi çarpıtmalardan da uzaklaşmış olur. Bunlara ek olarak birey, herkesi memnun etme çabasında olmamalıdır çünkü bu durum kişinin ‘hayır’ demesini zorlaştırır. Başka insanların sizi yönetmesine ve suçluluk duygunuzu sizi yönlendirmek için kullanmasına izin vermemelisiniz (1*). Kendi fikirlerinizi özgürce söyleyebilmeli ve gerektiği yerlerde hayır diyebilmelisiniz.


Yararlanılan Kaynaklar:

  1. İyi Hissetmek- Yeni Duygudurum Tedavisi, Burns D., Psikonet Yayınları, 2005.
  2. http://www.psychologies.com.tr/neden-sucluluk-hissederiz/
  3. https://www.psychologytoday.com/us/blog/fulfillment-any-age/201208/the-definitive-guide-guilt
  4. https://en.wikipedia.org/wiki/Guilt_(emotion)

Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️
Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Melike Kurt

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi / Psikolojik Danışma ve Rehberlik

Melike Kurt 33 içerik yazdı. Melike Kurt tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir