Başarıyı Arttıran SEL Programı Nedir?

Sizce hayattaki başarının sırrı nedir? IQ‘nun üstünlüğü mü? Bill Gates’in hayat hikayesine bakarsak 31 yaşında genç bir milyoner olmasının altında salt IQ’sunun yatmadığını açıkça görürüz. Kendi deyimiyle: “Başarıyı herkes kutlar ama hatalardan ders çıkarıp onlara kulak vermek daha da takdire şayandır.” Albert Einstein, Steve Jobs, Mark Zuckberg, Elon Musk belki sayamayacakları kadar çok başarısızlık yaşadılar ama bugün hepimiz onları başarılarıyla tanıyoruz.

1990’da John Mayer ve Peter Salovey adlı iki psikolog duygusal zekâ kavramını ortaya attı. Bu kavram ile hayattaki başarının unsurları hakkında yeni bir düşünme şekli belirdi. Duygusal zekâ deyimi her yere, hiç beklenmedik bir şekilde yayıldı ve hatta çocukların EQ‘sunu (duygusal zekâsını) güçlendirme iddiası taşıyan oyuncaklar ortaya çıktı.

Duygusal zekâ

Duygusal zekâ, bir insanın kendisine veya başkasına ait duyguları anlama, sezinleme, yönetme ve yönlendirme yetisi, kapasitesi ve becerisinin ölçümünü tanımlamaktadır. Bir diğer tanıma göre ise stresi azaltmak için olumlu şekillerde duyguları yönetmek, etkili iletişim, başkalarıyla empati , zorlukların üstesinden gelme, çatışmayı etkisiz hale getirme yeteneğidir.

Sosyal ve Duygusal Öğrenim Programları (SEL/ Social and Emotional Learning)

EQ’nun gelişmesiyle duygusal zekâ becerilerini çocuklara öğreten “sosyal ve duygusal öğrenim programları” bütün dünyada yaygınlaştı. Bugün dünyanın dört bir yanındaki on binlerce okul, çocuklara sosyal ve duygusal öğrenim sunuyor.

Dünyada SEL

ABD’de pek çok bölge, SEL‘i müfredatın bir parçası haline getiriyor ve öğrencilerin matematik ve dilde belirli bir yeterlik düzeyine erişmeleri gerektiği gibi, bu önemli yaşam becerilerinde de ustalaşmalarını zorunlu kılıyor.

Örneğin Illinois’te, SEL konusundaki belirli öğrenme standartları, anaokulundan lise sona kadar her sınıfta yerleşmiş bulunuyor. Son derece ayrıntılı ve kapsamlı bir müfredat örneği olarak, ilköğrenimin ilk yıllarında öğrencilerin duygularını tanıyıp doğru adlandırabilmeleri ve bu duyguların kendilerini nasıl harekete geçirdiğini tanımlayabilmeleri gerekiyor.

İlköğrenimin son yıllarına doğru empati derslerinde çocuklardan bir başkasının ne hissettiğine dair sözsüz ipuçları belirlemeleri, lise son sınıftaysa neyin stres yarattığını ve ne gibi saiklerle en iyi performanslarını çıkardıklarını analiz etmeleri isteniyor. Ayrıca lisede öğretilen SEL becerileri, anlaşmazlıkları tırmandıracak yerde çözecek şekillerde dinlemeyi ve konuşmayı, kazan-kazan çözümlerini müzakere etmeyi de içeriyor.

Singapur SEL konusunda etkin bir insiyatif üstlenmiş durumda; Malezya, Hong Kong, Japonya ve Kore’deki bazı okullar da öyle. Avrupa’da İngiltere öncülük ederken, bir düzineden fazla ülkede, ayrıca Avustralya’da, Yeni Zelanda’da ve Latin Amerika ile Afrika’daki birçok ülkede de duygusal zekâyı benimseyen okullar var. 2002’de UNESCO, SEL’i tanıtmak için dünya çapında bir inisiyatif başlatıp, 140 ülkenin eğitim bakanlıklarına SEL’i uygulamaları için on temel ilkeden oluşan bir bildirge gönderdi.

Bazı ülkelerde SEL, karakter eğitimi, şiddeti engelleme, uyuşturucuya karşı önlem alma ve okul disiplini gibi programları bir araya getiren, örgütleyici bir şemsiye haline geldi. Amaç, okul çocukları arasında bu sorunları azaltmanın yanı sıra, okul havasını ve sonuç olarak da öğrencilerin akademik performansını iyileştirmek.

SEL Araştırmaları

Chicago’da Illinois Üniversitesi’nin yaptığı araştırmalar SEL programlarının akademik başarı açısından büyük bir yarar sağladığını gösteriyor. Katılan okullarda, öğrencilerin yaklaşık %50’si başarı derecesini artırmış, %30 kadarı da not ortalamalarını yükseltmiş görünüyor. SEL programları ayrıca okulları daha güvenli hale getirdi: kötü davranışlar ortalama %28, okuldan uzaklaştırmalar %44 ve disiplin gerektiren diğer eylemler %27 oranında azaldı. Aynı zamanda, öğrencilerin %63’ü çok daha olumlu davranışlar sergilerken, okula devam oranları da artıyor. Sosyal bilim araştırmaları dünyasında, bunlar davranışsal değişimi teşvik eden herhangi bir program için kayda değer sonuçlardır.

SEL’in müfredatını geliştirenlerden biri olan Mark Greenberg, ilköğretim öğrencilerine yönelik bu programın akademik başarıyı pekiştirmekle kalmadığını; daha da önemlisi, öğrenmedeki artışın büyük bir kısmının, prefrontal korteksin ana işlevleri olan dikkat ve işleyen bellekteki iyileşmelere atfedilebileceğini belirtmektedir.


Yararlanılan Kaynaklar:

  1. Goleman, D. (2018, Temmuz). Duygusal zeka neden IQ’dan daha önemlidir? Çev. Banu Seçkin Yüksel. (49.Basım) İstanbul: Varlık Yayınları.
  2. Shapiro, L.E. (2004). Yüksek eq’lu bir çocuk yetiştirmek anne-babalar için duygusal zekâ rehberi. (8. Basım) İstanbul: Varlık Yayınları.


Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Ayşe Yumuşak

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü lisans öğrencisi

    Ayşe Yumuşak 12 içerik yazdı. Ayşe Yumuşak tarafından yazılan tüm içerikleri gör

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir