Bilinçaltımızın Bir Yansıması Olan Rüya Nedir?

Günlük yaşantımızın yaklaşık üçte birini uykuda geçirmekteyiz. Uyku ihtiyacı bireyden bireye değişmektedir. Bazı bireyler 5-6 saatlik bir uyku düzenine sahip iken bazı bireyler ise 7-8 saatlik bir uyku düzenine sahiptir. Özellikle çocuklarda ve ergenlerde uyku ihtiyacı daha fazladır. Hatta bebeklerin uyku süreleri 18 saate kadar varmaktadır. Yaşlılarda ise uyku ihtiyacı azalmaktadır. Bununla beraber yaşlandıkça uyku kalitesi de azalmaktadır. Uykunun devamlılığı aksamakta ve bazı durumlarda dinlendirici özelliğini kaybetmektedir. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda uyku hakkında kesin sınırlar çizmek yanlıştır. Bireyden bireye farklılık gösteren uyku düzeninin içeriği ise hala araştırılmaktadır. Uyku süresince ortaya çıkan rüyalar birçok gizemi içerisinde bulundurmaktadır. Rüyaların ne zaman ortaya çıktığı, rüyada görülen yüzlerin veya mekanların beyin tarafından mı oluşturulduğu en sık sorulan sorulardır. Bu soruların her birinin ayrıntılı yanıtları bulunmaktadır. Fakat bunun yanı sıra hala araştırılmakta olan birçok konu bulunmaktadır. Lüsid rüyalar (Lucid Dream) bu konular arasında oldukça ön plandadır.

Neden Uykuya İhtiyaç Duyarız?

Uykudayken bedenimizin hareketsiz bir şekilde dururken beynimiz hala aktif bir şekilde çalışmaktadır. Paralize olmuş bir vücudun aksine aktif olarak çalışan beynimiz birçok işlem gerçekleştirmektedir. Hatta uyumayan bir beyine göre daha farklı işlemleri bile gerçekleştirmektedir. Örneğin beynimiz uyku halindeyken öğrendiğimiz bilgileri arşivler ve tasnif eder. Bilgilerin incelenip önemli veya önemsiz olarak değerlendirilmesi de bizler uyku halindeyken gerçekleşir. Öğrenmenin en verimli olduğu vakitte uyumadan önceki saatlerdir. Bundan dolayı öğrenciler uyumadan hemen önce ders çalıştıkları takdirde öğrenme daha iyi gelişecektir. Bunun yanı sıra beynin onarılma işlemi de uyku halindeyken gerçekleştirilmektedir.

Bazı uzmanlara göre uyku insanların temel ihtiyacı değildir. Uyku olmadan da insanların gayet sağlıklı olacağını iddia etmektedirler. Hatta uykunun tarihinin yakın zamanlara dayandığını, eskiden insanların hiç uyumadığını öne sürmektedirler. Fakat bu durum Randy Gardner’ın deneyi sonucunda reddedilmiştir. 11 gün boyunca hiç uyumayan Gardner’ın bilişsel yetenekleri deney bittiğinde oldukça gerilemişti. Uzmanın Gardner’dan ondan geriye sayması isteği üzerine Gardner bunu birçok defa denemiş fakat başarılı olamamıştır. Ayrıca Gardner gün geçtikçe gerginleşmekte, kokulara karşı hassaslaşmakta ve verilen görevleri anlamakta zorlanmaktadır. Bunun yanı sıra kısa süre içerisinde zaman algısı zarar görmektedir. Bu sebepler ile insan doğası için uyku gerekli bir etkendir. Gerçekleştirilmemesi durumunda yıkıcı sonuçlara yol açan uyku süreci içerisinde birçok farklı durumu barındırmaktadır. Bunlardan en ilginç olanı ise rüyalardır. Uykunun REM döneminde ortaya çıkan rüyalar bireylerin kişiliğine ve yaşantılarına göre değişiklik göstermektedir. Bu değişiklikler göz önünde bulundurulduğunda rüyaların anlamları da farklı şekiller de yorumlanmaktadır.

Rüyalar Ne Anlama Gelmektedir?

Rüyalar yapıları gereği çoğu zaman insanları şaşırtmayı başarmaktadırlar. Rüyalarının içeriğinin ne anlama geldiğini merak eden insanlar bazen bu durumu daha da ileri bir duruma taşıyarak rüyaları doğrultusunda hayatlarına yön vermektedirler. Örneğin bir sınava hazırlanan kişi rüyasında sınavda başarısız olduğunu gördüğü takdirde demoralize olabilmekte ve bundan dolayı çalışma kalitesinin azalmasına neden olabilmektedir. Tam tersi durumlarla da karşılaşılabilir. Rüyasında çok başarılı bir iş insanı olduğunu düşünen biri bu doğrultuda çalışmaya başlayabilir. Fakat unutulmaması gereken nokta rüyalarımızın duygularımızdan etkilendiğidir. Kısacası bir sınav için gergin ve endişeli olduğumuzda rüyalarımız bu durumdan etkilenecektir. Bunun yanı sıra izlediğimiz bir filmdeki karakterden veya günlük hayatta karşılaştığımız birinin başarısından etkilendiğimiz takdirde rüyalarımızda kendimizi o kişiye benzer olarak görebiliriz.

Psikanalitik kuramının kurucusu Sigmund Freud rüyalara oldukça önem vermektedir. Rüyaların bilinçaltımızın birer yansıması olduğunu iddia eden Freud Rüyaların Yorumu eserinde, rüyalarda gördüğümüz ögelerin her birinin farklı anlamlar taşıdığını anlatmıştır. Freud’un aksine Jung ise rüyada gördüklerimizin bir anlam taşımadığını ve rüyanın nesnelerinin bilinçaltında bulunanlardan rastgele seçildiğini ifade etmiştir. Birçok ortak fikre sahip Freud ve Jung’un bile bu konuda fikir ayrılığında olması aslında rüyalar konusunun ne kadar karmaşık olduğunu göstermektedir.

Gördüklerimiz Rüya mı Yoksa İlham mı?

Bazı insanlar rüyaların rastgele olduğu düşüncesine karşı çıkmaktadırlar. Rüyaların anlamsız olmadığını hatta rüyalarında gördüklerinin onlara ilham getirdiğini ve yolla eserler ortaya çıkardıklarını ifade etmektedirler. İlham kelimesi içe doğma, kalbe doğma anlamı taşımaktadır. Uyku halindeyken oluşturulan bu fikirler uyandıktan sonra bire bir veya benzer bir şekilde ortaya çıkartıldığında insanlar bunun ilham olduğunu düşünmekte hatta bazen bu durumun doğaüstü bir güç olduğunu iddia etmektedirler. Bu sebeple de uyku halindeyken ilham gelen kişiler çoğu zaman yüceltilmektedir. Fakat işin aslı daha farklıdır. Uyku sırasındayken beyin bütün bilgileri gözden geçirmektedir. Uyku halinde ilham geldiği iddia edilen fikir aslında uyanıkken oluşturulmaktadır. Fakat uyanıkken birçok düşünce ve uyaran tarafından uyarılan beyin fikri tam olarak ortaya çıkaramamaktadır. Beyin uyku haline geçip bilgileri düzenlemeye başladığında ortaya çıkan bu fikir sanki uyku halinde iken oluşturulmuş gibi düşünülmektedir. Halbuki sadece gizlendiği yerden gün yüzüne çıkartılmıştır.

Lüsid Rüyalar

Rüyalar konusunda oldukça ilginç ve dikkat çekici bir konu da “Lüsid Rüyalar”dır. Lüsid rüyaların bazı kaynaklarda “Lucid Dream” olarak geçerken bazı kaynaklarda ise şeffaf/berrak rüya olarak dilimize çevrilmiştir. Lüsid rüyalar bireyin rüyada olduğunu fark etmesi ve rüyaya kısmi olarak yön vermesi olarak tanımlanmaktadır. Birey rüyada olduğunu fark ettiği takdirde fantastik bir güce sahip olabilmektedir. Rüyaların herhangi bir gerçeklik sınırı yoktur. Bir birey uçmak istediği takdirde uçabilir, kısacası her şeyi gerçekleştirebilir. Bu istekler gerçekleştirildiğinde de birey sanki gerçek o anı yaşıyormuş gibi mutluluk hormonu salgılanmaktadır. Gerçek dünyada gerçekleşmesi imkansız olan isteklerin bu şekilde doyurulması lüsid rüyaların olumlu özellikleri arasındadır. Bu tarz rüyalar ile geçen bir uyku süreci sonrasında birey mutlu bir şekilde uyanacaktır. Uyku halindeyken salgılanan mutluluk hormonlarının depresyon gibi birçok psikolojik hastalığın tedavisinde kullanılabileceği düşünülmektedir.

Lüsid rüyaların fobileri yok etmek için de kullanılabileceği düşünülmektedir. Birey gerçekte bulunmayı tercih etmediği bir durumu lüsid rüyada tercih edebilir. Örneğin uçağa binmeye korkan biri lüsid rüyada uçağa binmeyi tercih edebilir. Uçağa bindiği takdirde ne hissedeceğini gerçekte binmeden hissetmek yüzleştirme yöntemi yerine gelebilir. Yani kişi korkusu ile yüzleşmek için bir fırsata sahiptir. Şöyle ki lüsid rüyalar hem bilinçaltının hem de bilincin aynı anda aktif olduğu durumlardır. Bu sebeple sadece korkuyu yenmenin yanı sıra korkunun sebebi de öğrenilebilir. Bu olumlu yanların yanı sıra lüsid rüyalarında olumsuz yönleri bulunmaktadır. Sürekli olarak lüsid rüya görmek bir süre sonra gerçeklik algısına zarar verebilmektedir. Birey rüyada olup olmadığını anlamakta zorlandıkça zaman ve mekan algısı da bu durumdan etkilenebilir. Ayrıca sınırları olan sorunlu bir dünya yerine, sınırları olmayan bir dünyayı tercih eden bireyler ise dünyadan tamamen kendisini soyutlayabilir. Bu sebeple lüsid rüyalar konusunda dikkatli olunmalıdır. Kendiliğinden ortaya çıkan lüsid rüyalar çok sık olmadığı için bir sıkıntı oluşturmazken kendi isteği ile lüsid rüya gören bireyler dikkatli olmalıdır. Dolayısıyla Lüsid rüya görmek amacıyla yapılan meditasyonlar konusunda oldukça dikkatli olunmalıdır.


Kaynaklar:

  • https://medhyps.com/tr/pages/809
  • http://www.olaganustukanitlar.com/lusid-ruya-nedir/
  • https://www.parapsikoloji.net/lusid-ruya-nedir-neden-deneyimlemeliyiz/
  • https://listelist.com/lusid-ruya/
  • La Berge, S. P., Nagel, L. E., Dement, W. C., & Zarcone Jr, V. P. (1981). Lucid dreaming verified by volitional communication during REM sleep. Perceptual and motor skills52(3), 727-732.
  • Terapi, M. (2015). Uygulama ve Etkinlik. Turkiye Klinikleri J Psychiatry-Special Topics8(2), 33-8.
  • Efil, Ş. (2004). A scıentıfıc and phılosophıcal ınvestıgatıon on parapsychologıc phenomena. Marife Dini Araştırmalar Dergisi4(1), 28-40.
  • Ertuğrul, A. ve Rezaki, M. (2004). Uykunun Nörobiyolojisi ve Bellek Üzerine Etkileri. Türk Psikiyatri Dergisi15(4), 300-308.
  • Öztürk, L., & All, A. (2007). YANITINI ARAYAN ESKİ BİR SORU: NİÇİN UYURUZ?. İstanbul Tıp Fakültesi Dergisi70(4), 114-121.


Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Share on Whatsapp
Whatsapp
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Hacer Canbazoğlu

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikoloji bölümü lisans öğrencisi

Hacer Canbazoğlu 34 içerik yazdı. Hacer Canbazoğlu tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir