Psikolojide Çevrenin Etkisi

Çevre Psikolojisi Nedir?

Çevre psikolojisi, insan davranışlarının çevre ile arasında ki etkileşimini inceler. Kültürümüzün, yaşadığımız deneyimlerin, bulunduğumuz ortamların davranış şekillerimizi inşa ettiğini biliyor muydunuz? Bir kişinin yaşadığı çevreyi değiştirmesi kişinin davranışlarında da karşılıklı bir değişim göstermektedir. Çevre psikolojisi ne yazık ki çoğu zaman göz ardı edilmiştir. Dünya’da 60’lı yıllardan sonra ise çevre psikolojisi dikkat çeken bir konu haline gelmiştir. Çevre Psikolojisi terimi ilk olarak 1964 yılında William Ittelson tarafından New York’taki bir konferansta kullanılmıştır.

Çevre, aslında hayatımızdaki yerini düşündüğümüzden çok daha fazlasına sahip. İçinde bir sürü olguyu barındıran çevre, bizleri biz yapan en önemli faktörlerden. Büyüdüğünüz sokağın, yürüdüğünüz parkın, okuduğunuz okulun veya her gün gittiğiniz işyerinizin birer parça olduğunu ve bu parçalarının sizleri bir bütün haline getirdiğini bilmelisiniz.

Çevre Psikologları Ne Yapar?

Çevre Psikolojisi uygulamalı alanlara girer. Bu nedenle, çevre psikologlarının yöntemleri farklıdır. Kimi psikolog iç mekan kimi psikolog ise dış mekan incelemeleri yapar. Çevre psikologları çalışmalarını gözlem, değişkenlik ve tasvir üzerine kurarlar. Bu yöntemler, çevrenin insan üzerinde ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Bazen gözlem yerine anketler düzenlenebilir. Anketlere dayanarak, varsayımlar ortaya konmaktadır. Bir çevre psikoloğu insanların en huzurlu hissettiği ortamı bulmaya çalışır. Ünlü bir çevre psikoloğu Dr. Mathew White, parkların insan üzerinde antidepresan kullanma etkisini azalttığını söyledi. Sadece belirli bir alan araştırmaya dahil edilmedi. Deniz altında, kutuplarda ve uzay istasyonlarında çalışma koşulları da araştırmalar dahilindeydi.

Bazen bir terapi sırasında da kendinizi rahatsız hissedebilirsiniz, aldığınız havanın, oturduğunuz koltuğun hatta bir kalemin sesinin dahi sizi rahatsız ettiğini düşünebilirsiniz. Böyle bir durumda uzman, sizin çevresel faktörlerden etkilenmemeniz ve kendinizi daha rahat hissetmeniz için gerekli ortamı yaratacaktır.

Yaşadığımız Yerde ki Mimariler Bizleri Etkileyebilir Mi?

Çevre psikoloji ve mimarlık iç içedir. İkisinin tanımında da bireyin rahat ve huzurlu bir şekilde yaşaması için bir yaşam alanı inşa edilir. Mimarlar bunu somut bir şekilde yaparken, çevre psikologları da bu olayı soyut bir şekilde ortaya koyarlar. İnsanların aradıkları mutluluk yaşadıkları çevreye göre değişiklik gösterir. Ayrıca gelir düzeyi yüksek olan bireyin beklentisi, gelir düzeyi daha az olan bireye göre farklılık gösterebilir. Hatta bazen iki taraf içinde bir yer değiştirme isteği doğabilir.

Kasvetli bir havanın, gürültülü bir sabahın, trafiği yoğun olan bir yolun, henüz bitmemiş inşaatın sizi rahatsız ettiği olmuştur. Hatta bazen misafirliğe gittiğiniz evin bile sizi bunalttığını hissetmişsinizdir. Bunun sebebi; bazen üst üste yığılmış eşyalar, bazen yüksek televizyon sesi ve bazen de bir renk olabilir. Çoğu görüşe göre, bir mimarinin davranışlarımız üzerinde bir etkisi olamayacağıdır, aslında bu tahmin edilenin aksine yanlış bir yaklaşımdır. Bir odanın renginin sizi daha huzurlu veya daha mutsuz yapabileceğini biliyor muydunuz? Ya da kaldırım taşına takılıp düşmenin sizi belki de bir ömür etkileyecek utanç hissine dönüşebileceğini? Bir depremin bulunduğunuz binayı sallamasının sizi panik bir insan haline getirebileceğini? (Bunlar her zaman gerçekleşebilir diye bir durum yok) Bu ilginç bilgilere ulaştıktan sonra sizin için mimar arkadaşımla kısa bir görüşme yaptım. Yaptığım görüşmeyi size aktarıyorum;

1- İç mekanları düzenlerken nelere dikkat ediyorsunuz?

İnsanlar her zaman kendilerini huzurlu ve mutlu hissetmeliler. Bir mimar için müşterinin mutluluğu çok önemli.

2- Kendimi daha huzurlu hissetmek için odamı hangi renge boyamalıyım?

Bu konuda sana beyaz veya turkuaz önerebilirim. Eğer odaklanma problemi çekiyorsan çalışma alanında da mor renk seçmelisin.

3- Bir hastanın penceresinden dışarıyı izlemesi, o hastanın iyileşmesinde önemli rol oynadığı araştırmalar sonucunda kesinleşti. Siz de hastane odalarında buna dikkat ediyor musunuz?

Elbette. Duvarda asılı yapay çiçek ile, pencereden dışarı baktığında dalında gördüğün çiçek tabii ki aynı olmuyor. İnsanlar yapay olan yapılarda daha mutsuz ve karamsar oluyorlar. Biz de buna çok dikkat ediyoruz.

4- Son olarak bana bir önerin var mı?

Birçok mimar arkadaşım dış mekanları yeşil ile şekillendiriyor. Yeşilin kendini güvende hissetme ve stresten uzaklaşma gibi önemli bir işlevi var. Parklar ve bahçelerde dolaşmanın rahatlatıcı etkisi buradan geliyor. Eğer belirli bir sebepten dışarı çıkamıyor iseniz evinizde mutlaka yeşil rengi kullanın.

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın



Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️
Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir