Postpartum Depresyonu Nedir? Nedenleri ve Tedavisi

Bu yazımızda sizlere Postpartum‘dan (Doğum sonrası depresyon) bahsedeceğim. Belki bu terimi daha önceden ders kitaplarınızdan, hocalarınızdan veya çevrenizden bir şekilde duymuş olabilirsiniz. Şimdi bende kendi elimden geldiğince sizleri bu konuda bilgilendirmek ve edindiğim bir vakadan sizlere bahsetmek istiyorum.

Bir çocuk sahibi olmak çok güzel bir duygu olsa gerek ama bir de bu duyguyu yaşayan kişiye sormalıyız. Lohusa dönemi dediğimiz ilk 40 güne tekabül eden bu süreçte yeni anne olmuş kadınların duygu durumları gelgit halinde oluyor. Uykusuzluk, yeni duygular, kaygı, korku ve birçok şeyle baş etme mücadelesi veriyorlar.

Bir de bu süreç bittikten sonrası, yani kişinin yeni hayatına, yeni düzenine ve sahip olduğu bebeğe adapte süreci geçtikten sonrası var. Lohusa dönemi bittikten sonra anne hala depresif davranışlarda bulunuyorsa, bebeğini kabullenmekte zorluk çekiyorsa ya da kendisinin ona yetmediği gibi düşüncelere sahipse o zaman burada bir terslik var diyebiliriz.

Birçok depresyon türü vardır ve her kişi farklı boyutlarda yaşayabilir kimisi üst seviyede yaşar örneğin yataktan dahi çıkacak durumları olmayabilir kimisi ise daha enerjik yaşar ve alışveriş yapmak kendinde değişiklikler yapmak ister.

Bu depresyon türünde de bu durumdan bahsedebiliriz. Birazdan anlatacağım vakadaki gibi depresyonu üst boyutlarda yaşayan çocuğuna annelik yapmak istemeyen kişiler de olabilir. Tam tersi aşırı bir korumacılık havasına bürünüp çocuğu aşırı ilgi alaka ile büyüten de.

Ben bu yazıda psikolojik nedenler sonucunda bu depresyonu yaşayan bir bireyden bahsedeceğim ama araştırma yaptığımda gördüm ki biyolojik nedenler sonucu da insanlar bu depresyonu yaşayabiliyorlar. Yani hamileyken kişi östrojen hormonunun yükselmesi ve doğumla birlikte bu hormonun aniden düşmesi seretonin hormon düzeyine de etki etmektedir ve bu da insanın depresyona girmesine yol açabilmektedir.

Ne Tür Tedavi Yöntemleri Kullanılabilir?

Bu süreçte en iyi ilaç olan şey sevdiklerimizin desteğidir. Çocuk doğduğu andan itibaren baba, doğum yapanın ailesi ve babanın ailesi hatta kapı komşu bile ilk ve çoğunlukla çocukla ilgilenmektedir. Bu durum ise annenin daha çok zora girmesine neden olur. Bilişsel açıdan baktığımızda ise kendini daha çok içine kapatır ve depresyondaki ruh hali daha da devamlılık kazanır.

Bunun yanı sıra depresyon tedavilerinde birçok psikofarmokolojik ilaçlarda kullanılmaktadır. Bu konuya aşırı hakim olmadığım için ilaçlar hakkında pek bir bilgi aktarımında bulunamam. Fakat bildiğim şeylerden biri ve çoğu kişinin de bildiğini düşündüğüm bir bilgi; bu ilaçlar bizim serotonin hormon seviyemizi hat safhaya çıkartıyor ve bu iyileşme sürecinde bizlere yardımcı oluyor.

Postpartum Geçiren Anne Vakası

Yazının başında sizlere bir vakadan bahsedeceğimi söylemiştim. Ben bu vakayı birebir deneyimlemedim. Klinikte staj yaparken vakalar gördüm, raporlar tuttum fakat böyle bir vaka henüz deneyimlemedim. Hocamızın dersi anlatırken bizlere anlattığı bir vakayı sizlerle paylaşacağım.

Anne adayı 15 yaşında ailesi tarafından uygun görülen bir kişi ile evlendiriliyor. 17 yaşında bu istemediği, zorla evlendirilmiş olan adamdan hamile kalıyor ve ilk çocuğuna sahip oluyor. Peki sizce kişinin depresyonunun ağır sebepleri sadece bu mu? Sadece bunlar değil. Kadın evlendikten sonra erkek ile ilişkiye girmeyi reddediyor, ondan çocuk sahibi olmak istemiyor. Ama erkek ise bu evliliği sağlamlaştırmak, kadını kaybetmek istemiyor ve kendince şöyle bir yol buluyor.

Karısını evden hiçbir şekilde dışarı çıkarmıyor, pencerelere panjur taktırıyor dışarıyı görmesine dahi izin vermiyor. Ya bana çocuk verir dışarı çıkarsın ya da bu şekilde hayatına devam edersin.

Çocuk bu aileye kadının bakış açısından baktığımızda bir kurtuluş bileti olarak erkek açısından baktığımızda ise evliliğini sağlamlaştıran bir etken olarak kullanmaktadır.

Bu yüzden çocuk doğar doğmaz kadın hiçbir şekilde ne bebekliğinde ne de çocuk büyürken ona karşı sevgi göstermemektedir. Sadece çocuğun ölmemesi için temel ihtiyaçları olan beslenme, tuvalet vb. ihtiyaçlarını karşıladı. Ama ona sevgi vermiyordu, sarılmıyordu, çocuk korktuğunda veya kaygılandığı zaman ona yardımcı olmuyordu.

Kadın tedavi görerek çocuğuyla yaşadığı bu durumun üstesinden geliyor. Tedavi sonunda çocuk 11 yaşındayken anne ilk defa çocuğuna sarılıyor ve bu durumun üzerinden geliyor.


Kaynakça:

  • Postpartum depresyonunun biyolojik nedenlerini araştırırken yararlandığım makale; http://www.tjfmpc.gen.tr/2014_3/5_29-1398828982_TYP_1.pdf
  • Vakayı anlatırken de bahsettiğim gibi derste hocamız, çalıştığı bir vakayı bizlere aktardı. Ben de hasta gizliliğini göz önünde bulundurarak sizlere bilgilerimi aktardım.
  • Öne çıkan görsel: cocoparisienne tarafından Pixabay‘a yüklendi


Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Damla Yılmaz

Maltepe Üniversitesi Lisans öğrencisidir. Yaptığı araştırmalardan, staj tecrübelerinden edindiği bilgiyi bu platform üzerinden paylaşmayı hedefliyor.

    Damla Yılmaz 5 içerik yazdı. Damla Yılmaz tarafından yazılan tüm içerikleri gör

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir