Panik Bozukluk Nedir, Nedenleri ve Tedavisi

…Kapıdan dışarı çıkıyorum. Rotam gayet basit. Banliyöleri geçiyorum, ağaçlığı geçiyorum, neredeyse gideceğim yeri görebiliyorum. Ve sonra başlıyor… Caddenin eğildiğini hissediyorum, yol çok gri sanki gözlerimi yakacak ve büyük ihtimalle ben uzaya uçuvereceğim çünkü ayaklarımın yerde olduğunu hissedemiyorum. Bir milyon düşünce beynimden geçiyor. Hayır, bunu daha önce atlattım. İyiyim. Beni görebiliyorlar mı? Birisi ambulansı arayacak mı? Nefes alamıyorum. Bayılacağım. Lütfen durdurun! (1*)

Panik atak geçiren bir kişinin günlük hayatının kısa bir kesitine şahit oldunuz. Peki kişiyi bu hale getiren nedir? Hazırlayıcı etkenler nelerdir? Tedavisi mümkün müdür..?

Şimdi Panik bozukluk, Panik Atak ve diğer kavramları tanımlayarak başlayacağım:

Tanımlar

Panik Bozukluk

Beklenmedik bir halde ve kendiliğinden veya duruma bağlı olarak ortaya çıkan, panik ataklarla seyreden klinik bir bozukluktur.

Panik Atak

Ani olarak başlayan ve çoğunlukla beklenmedik şekilde ortaya çıkan bedensel belirtilerinde beraberinde olduğu bir anksiyete nöbetidir.

Beklenmedik Tipte Panik Atak

Harekete geçirici bir faktör olmadan, aniden ve beklenmedik biçimde ortaya çıkan panik ataktır.

Durumsal Yatkınlık Gösteren Panik Atak

Harekete geçirici bir faktörle karşılaşıldığında ortaya çıkma ihtimali yüksek olan ancak mutlaka çıkması gerekmeyen panik ataklardır.

Duruma Bağlı Panik Atak

(Tetikleyici, harekete geçirici) Belli durumların olması veya olacağının düşünülmesi sonucu ortaya çıkan panik ataktır.

Agorafobi

Acil durumlarda yardımın mümkün olmadığı yerlerden korkma (3*), bu durumlarda anksiyete duyma ve bu gibi yerlerden kaçınma ile seyreden klinik bir tablodur. Kişi kapalı, kalabalık alanlarda durmamaya gayret gösterir veya yanında birisinin olmasıyla bu duruma katlanır. Agorafobi çok ilerlediğinde kişiler evden çıkamaz hale gelirler.

Epidemiyoloji

Bazı ülkelerde yapılan çalışmaların sonuçlarına göre, panik bozukluğunun yaşamboyu prevalansı ( görülme sıklığı ) %1.5-2.5, panik atakların yaşam boyu prevalansı ise, kullanılan tanı ölçütlerine göre değişmekle birlikte, %7-9 arasında bulunmuştur( Lepine ve Pelissolo 1999; akt: Tükel 2002)(2*).

Genellikle geç ergenlik döneminde ( ortalama görülme yaşı 25 civarındadır) başlamaktadır. *Agorafobili ve Agorafobisiz Panik bozukluğun başlangıç yaşı değişkenlik göstermektedir. Agorafobili panik bozukluk sıklıkla 20 yaşın başlarında, agorafobisiz panik bozukluk ise sıklıkla 20 yaşın sonlarında başladığı bildirilmektedir(2*).

Panik bozukluğun kadınlarda görülme sıklığı erkeklerden 2-3 kat fazladır(2*).

Semptomlar

Klinik Özellikler

  • Panik bozukluğun en temel özelliği tekrarlayan ve beklenmedik şekilde ortaya çıkan atakların görülmesidir.
  • Panik atakları genellikle aşırı korku, nefes alamama, kötü bir şey olacakmış hissi ile beklenmedik bir şekilde başlar ve bu belirtiler yaklaşık olarak 10 dakikada içinde en yüksek düzeyine ulaşır. Sıklıkla da 20-30 dakika içerisinde son bulur.
  • Ortaya çıkan aşırı bedensel belirtiler kontrolünü kaybedeceği hissine, kalp krizi geçireceği düşüncesine, ölüm korkusuna sebep olabilir.
  • Atak geçiren kişiler sık sık acile (genellikle psikiyatri dışı bölümlere) başvururlar.
  • Agorafobili Panik Bozukluk söz konusu ise kişiler rahatsız olduğu yeri terk etme veya diğer kişilerden yardım isteme davranışını gösterirler.

Panik Bozukluk DSM-V Tanı Kriterleri

A. Aşağıdaki belirtilerden en az dördünün, beklenmedik şekilde başladığı ve 10 dakika içerisinde doruk noktasına ulaştığı, aşırı bir korku ve içsel sıkıntının olduğu bir durumdur(Panik Atak).

  1. Çarpıntı, kalp atımlarının hissedilmesi
  2. Terleme
  3. Titreme veya sarsılma
  4. Nefes darlığı, boğulacakmış hissi
  5. Soluğun kesilmesi hissi
  6. Göğüs ağrısı, göğüs sıkışması
  7. Bulantı veya karın ağrısı
  8. Baş dönmesi, sersemlik hissi veya bayılacakmış gibi hissetme
  9. Üşüme veya ateş basmaları
  10. Paresteziler (uyuşma ya da karıncalanma hissi)
  11. Derealizasyon( gerçekdışı olma duyumu) ya da depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma, yabancılaşma)
  12. Çıldıracağı veya kontrolünü kaybedeceği hissi
  13. Ölüm korkusu

B. Aşağıdaki belirtilerden ikisi de vardır:

  1. Yineleyen, beklenmedik panik nöbetleri
  2. Nöbetlerden en az birini, 1 ay ya da daha uzun bir süre ile aşağıdakilerden biri veya her ikisi de takip eder:
    • Başka panik atakların olacağına dair sürekli bir kaygı duyma
    • Atakların sonuçlarıyla ilgili üzüntü duyma ve ataklarla ilgili olarak belirgin bir davranış değişikliği gösterme (örn. panik atağı geçirmekten kaçınmak için spor yapmamak)

C. Panik ataklar, bir maddenin ( örn. Kötüye kullanılabilen bir madde, ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun (örn. Hipertiroidi, kalp-akciğer hastalıkları) doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.

Önerilen Yazı:  Psikolojik Ağrıların Sebebi: Somatoform Bozukluklar

D. Panik ataklar başka bir ruhsal bozuklukla açıklanamaz (örn. Sosyal fobi, özgül fobi, OKBTSSB ya da ayrılma anksiyetesi bozukluğu)

NOT: Panik Bozuklukta kişi sürekli bir kaygı durumundadır. Panik atakta ise aniden ortaya çıkan bir kaygı ve korku durumu söz konusudur. Belirtiler birkaç dakika veya birkaç saat sürebilir.

Agorafobi DSM-V Tanı Kriterleri

A. Aşağıdaki beş durumdan ikisi ya da daha fazlasıyla ilgili belirgin bir korku ya da kaygı duyma.

  1. Toplu taşıma araçlarını kullanma
  2. Açık yerlerde bulunma (örn. Alışveriş merkezleri, köprüler)
  3. Kapalı yerlerde bulunma (örn. Mağazalar, sinemalar)
  4. Kalabalık bir yerde bulunma
  5. Evin dışında tek başına bulunma

B. Bireyler kaçmanın zor olabileceği, utanç verebilecek, yardım alamayabileceğini düşündüğü durumlardan korkar ya da kaçınır.

C. Agorafobi oluşturabilecek durumlar sıklıkla korku veya kaygı doğurur.

D. Agorafobi oluşturabilecek durumlardan kaçınılır, yanında bir başka kişiye ihtiyaç duyulur ya da yoğun bir kaygı ile bu duruma katlanılır.

E. Duyulan korku ya da kaygı, agorafobinin yarattığı gerçek durum ile orantısız ve aşırıdır.

F. Korku, kaygı ya da kaçınma süreklilik gösterir. Altı ay ya da daha uzun bir süre kendini gösterir.

G. Korku, kaygı ya da kaçınma klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda işlevselliğin bozulmasına neden olur.

H. Sağlığı ilgilendiren başka bir durum varsa (örn. Parkinson hastalığı) korku, kaygı ya da kaçınma açıkça aşırı bir düzeydedir.

I. Korku, kaygı ya da kaçınma başka bir ruhsal bozukluğun belirtileriyle açıklanamaz.

NOT: Agorafobi tanısı, panik bozukluğu olup olmamasına bakılmaksızın konur. Kişinin klinik durumu hem panik bozukluğu hem de agorafobi için tanı kriterlerini karşılıyorsa, her iki tanı birlikte konmalıdır. (*)

Panik Bozukluğun Nedenleri

Başlıca etkenler şunlardır:

  • Erken dönemde ebeveynden ayrılma
  • Erken dönemde cinsel ya da fiziksel şiddete maruz kalma
  • Sevilen kişilerden uzun süreli ayrılma tehdidi yaşama
  • Sevilen bir kişinin ölümü
  • Yoğun stres içeren yaşam olayları örneğin:
  • Göç
  • Evlilik
  • Gebelik
  • Mesleki anlamda sıkıntılar

Hastalığın Seyri

Panik bozukluk genellikle kronik( uzun süreli hastalık) seyirlidir. Tekrarlama riski yüksek olan bu hastalıkta hastaların büyük bir kısmı uygun tedavi ile iyileşebilirler veya hafif belirtiler kalabilir. İntihar riski yüksek olan bir hastalık olduğu için kişinin çevresindekilerin de çok dikkatli olması gerekmektedir. Hastanın aile ilişkilerinde çalkantılar, mesleki alanlarda sıkıntılar yaşayabilme ihtimali olduğu için çevresindeki kişilerin ona destek olması hastalığın seyrini olumlu yönde etkileyecektir.

Panik Bozukluğun Tedavisi

Psikofarmakolojik Tedavi Seçenekleri

Panik bozukluğun tedavisinde panik atakları önleyen ilaçlar kullanılmaktadır.

  • Antidepresanlar (örn. SSRI’lar, SNRI’lar, Yeni kuşak antidepresanlar, TCA’lar)
  • Benzodiazepinler (örn. Alprazolam, Klonazepam..)
  • Benzodiazepinlerin panik bozukluğu belirtilerini denetlemede etkili oldukları bilinmektedir ( Alkın, 2002 ).
  • Bağımlılığa sebep olmasından ötürü benzodiazepinler, 3-4 haftadan daha fazla kullanılmamalıdır.

NOT: Hastalara ilaçların olası yan etkileri anlatılmalıdır. Hastalık belirtileri azaldıktan sonra 8-12 ay boyunca tedavi sürdürülmeli ve kullanılan ilaçların dozları kademeli olarak azaltılıp daha sonra tamamen kesilmelidir.

Psikoterapiler

Panik bozukluğun biyolojik temellerinin yanı sıra hastalığın güçlenmesine sebep olan ve bazı işlevsellik alanları bozan psikolojik sebeplerde söz konusudur. Günümüzde Panik bozukluğu tedavisinde etkili olduğu varsayılan psikoterapi, Bilişsel ve Davranışçı Terapilerdir.

  • Yoğun bedensel belirtilerin yanlış yorumlanmasını düzenlemek için psikoeğitim verilmelidir.
  • Kişinin yanlış algılamaları bilişsel olarak yeniden yapılandırılmalıdır.
  • Korkulan ve kaçınılan durumların üstüne kademeli olarak giderek aşılması sağlanmalıdır.
  • Solunumun düzenlenmesi için solunum egzersizleri uygulanmalıdır.

NOT: Etkili sonuç Farmakoterapi ve Psikoterapinin beraber uygulanması ile alınacaktır.

Öneri:


Kaynaklar:

  1. https://www.youtube.com/watch?v=Jm3x0oL0pHA
  2. [Hastalıkların nedenlerini, görülüş oranlarını, yayılışlarını, hastalıklara karşı önlem ve korunma yollarını inceleyen bilim dalı.] https://www.nedirnedemek.com/epidemiyoloji-ne-demek
  3. Hill, M.G. (2013), Psikolojik Bozukluklar ve Tedavisi, Doç. Dr. Mithat Durak, Doç. Dr. Emre Şenol Durak, Arş. Gör. Ufuk Kocatepe, Aklımın Aklı: Psikoloji ( 306-307 ) Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık
  4. ALKIN, T. (2002), Birinci Basamak Panik Bozukluğu Tedavisi, Klinik Psikiyatri Dergisi, 5(3), 22-31.
  5. TÜKEL, R. (2002), Panik Bozukluğu, Klinik Psikiyatri Dergisi, 5(3), 5-13.
  6. Amerikan Psikiyatri Birliği, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabı, Beşinci Baskı (DSM-5), Tanı Ölçütleri Başvuru Elkitabı’ndan, çev. Köroğlu E. Hekimler Yayın Birliği, Ankara,2014.


Panik Bozukluk Nedir, Nedenleri ve Tedavisi” için bir yorum

  • 3 Mart 2019 tarihinde, saat 10:45
    Permalink

    Her insanda olabilecek bu sıkıntıları gayet güzel açıklamışsınız. Ellerinize sağlık teşekkür ederiz, konuya sizin sayesinde az çok bizde hakimiz artık.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Ölüm ve Ölüm Korkusu

İnsanlar doğar, büyür ve ölürler. Bu döngü evrenseldir. Bir bireyin dünyaya gelmesi, ilk adımlarını atması, ilk kelimelerini söylemesi ve bir

Kapat