Otizm Hakkında Bilgi

Bu yazımızda otizmi daha yakından tanıyalım.

İlk bilinen otizm olgusu, 1799 yılında olan, Bethlem Kraliyet Hastanesine getirilen Victor’dur. İlk tanılaması yıllar öncesine dayanan Otizm sosyal ve iletişim becerilerinin oluşmasını engelleyen bir gelişim bozukluğudur. Doğuştan veya yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan nörogelişimsel bir bozukluktur.  Sinir sistemindeki bozukluklardan kaynaklandığı düşünülmektedir.

GÖRÜLME SIKLIĞI

  • Her 64 çocuktan birine otizm tanısı konulmaktadır.
  • Erkeklerde kızlara oranla 4-5 kat daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir.

OTİZİM AĞIR DÜZEYİ SINIFLANDIRMASI

BİRİNCİ SINIF (Destek gerektirir.): Bu düzeyde bir çocuk destek almadığı takdirde sosyal gelişimde yetersizlikler görülür. Bir çok başka soruna da yol açar. Sosyal etkileşime başlamakta sıkıntı yaşar. Başka insanların da sosyal iletişim kurmalarını sıra dışı bulur.

İKİNCİ DÜZEY (Önemli ölçüde destek gerektirir.): Sosyal iletişim kurma çabalarına minimum karşılık verir. Sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerinde yoğun yetersizlikler görülür, destek alırken bile sosyal bozukluklara yol açar.

ÜÇÜNCÜ DÜZEY (Çok önemli ölçüde destek gerektirir.): Sözel ve sözel olmayan sosyal iletişim becerilerinde çok yoğun yetersizlikler ve işlevde ağır bozukluklara yol açar.

OTİZM BELİRTİLERİ

3 alt başlıktan oluşur.

  1. Sosyal İlişkilerde Güçlük
  2. İletişim Zorlukları
  3. İlgi ve Davranış Takıntıları

 Sosyal İlişkilerde Güçlük

  • Başkalarıyla göz teması kurmakta zorlanmak
  • Arkadaşlık ilişkileri geliştirememek
  • Pek çok şeyi başkalarıyla birlikte değil de kendi başına yapmayı yeğlemek
  • Çevredeki kişilerin yaptıklarıyla ilgilenmemek

İletişim Zorlukları

  • Dil ve konuşma gelişiminde akranlarının gerisinde olmak ya da hiç konuşmamak
  • Başkalarıyla sohbet başlatmada ve sürdürmede zorlanmak
  • Bazı sözleri tekrar tekrar ve ilişkisiz zamanlarda söylemek
  • Çevresinde bulunan aynı yaşlardaki çocukların oynadığı oyunlara ilgi göstermemek

İlgi ve Davranış Takıntıları

  • Bazı sıra dışı konulara karşı aşırı ilgi duymak
  • Günlük yaşamdaki düzen değişikliklerine katlanamamak
  • Sıra dışı beden hareketleri yapmak
  • Bazı nesnelerle sıra dışı hareketler yapmak

Otistik Bireylerin Özellikleri

  • Beden dilini, jest ve mimikleri, amaları kullanamazlar aynı zamanda kullanılan vücut dilini anlayamazlar.
  • Yaşamlarındaki rutinlerin değişmesine veya değiştirilmesine aşırı tepki gösterebilirler.
  • Zamansız ve anlamsız gülmeleri, ağlamaları olabilir.
  • Dokunmaya karşı aşırı hassas olabilirler, kucaklandıklarında bile sarılmayabilirler.
  • Göz kontağı kurup devam ettiremezler. Boşluğa bakıyorlarmış gibi görünebilirler.
  • Objelere karşı aşırı bağımlılık geliştirebilirler.
  • Bir sebep olmadan strese girip üzüntü duyarlar
  • Seslere karşı aşırı duyarlılık ya da aşırı duyarsızlık gösterebilirler.
  • Tehlikeye karşı duyarsızdırlar.
  • Acıya karşı duyarsızlık gösterirler.
  • Aşırı hareketli ya da aşırı hareketsizdirler.
  • Normal öğrenme metotlarına karşı duyarsızdırlar.
  • Nesneleri çevirmekten ve döndürmekten zevk alabilirler.
  • Bütünden çok parçalara, ayrıntılara takılırlar.

OTİZMİN NEDENLERİ

  • Bu bozukluğun nedeni tam olarak bilinmemektedir.
  • Başlıca nedeni genetik olmakla birlikte kimi araştırmacılara göre son dönemlerde otizmin görülme sıklığındaki artış, radyasyon, virüsler, çevre kirlenmesi, gıda alışkanlıkları ve hızlı teknolojik gelişim gibi çevresel faktörlere de bağlı olabileceğini düşünülmektedir.

TANILAMA SÜRECİ

Otizmin tanısı nasıl ve kimler tarafından konur ?

  1. Çocuk ruh hastalıkları uzmanı
  2. Çocuk nörologu

EĞİTİMDE KAZANILMASI HEDEFLENEN AMAÇLAR

  • Öğrenmeye hazırlık becerileri
  • Özbakım becerileri
  • Dil ve konuşma becerileri
  • Sosyal beceriler
  • Davranış sorunlarının azaltılması ve ailelerin eğitimidir.

Bir film önerisi yapıp yazıyı bitirmek istiyorum.

Film önerisi: Temple Grandin

Otistik bir bireyin hayatını anlatan bir film. Çevrenin verdiği tepkileri, akademik alan da olan başarıları elen bir film izlemenizi tavsiye ederim.

Emine Dal

Çocuk gelişimi mezunu, Gökyüzünü sever. Yıldızları sever. Maviyi sever. Simsiyah sayfalara beyaz hayaller yazma peşinde...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Uyku Bozuklukları

Hepimiz gün sonunda uyuyacağını düşünür. Çoğumuzun gün sonu dileği olarak yatağa yatıp sağlıklı ve kaliteli bir uyku uyuyup ertesi sabah

Kapat