Obsesif – Kompülsif Bozukluk (OKB)

Günlük hayatta hepimiz ara ara biraz obsesif olabiliriz. Kaldırımdaki çatlaklara basmamaya çalışırız, arabayla seyahat ederken yoldaki çizgileri ya da yol kenarındaki ağaçları sayarız. Bazen de kompulsif davranışlar sergileriz. Evden çıkmadan önce ütü gibi elektrikli cihazları fişten çekip çekmediğimize bakarız, muslukları kontrol ederiz… Bütün bunlar çok normaldir. Ancak, bu düşünceler ve davranışlar sürekli hale gelirse ve günlük yaşamımızda vaktimizi almaya başlarsa tehlike çanları çalıyor demektir!

Takıntılar ya da tekrarlı davranışlar kişinin zamanını alıyorsa burada “Obsesif – Kompulsif Bozukluk” adı verilen ruhsal hastalıktan söz edilebilir. Tam olarak tanı konulabilmesi için kişinin yaklaşık 6 aydır bu durumunun olması gerekir.

Obsesyon Nedir?

Obsesyonlar; kişinin isteği dışında gelen istenmeyen, ısrarlı, rahatsız edici, tekrarlı düşüncelerdir. Kişide belirgin bir kaygı ya da sıkıntıya neden olurlar.

Kompülsiyon Nedir?

Kompulsiyonlar; obsesyonları bastırmak için yapılan yineleyici davranışlardır. Kişi bu davranışlarının gereksiz olduğunun farkındadır fakat bu davranışları yapmaktan kendini alıkoyamaz. Çünkü kişi eğer bu davranışları yapmazsa başına kötü bir şey geleceğine inanır. Davranışı yaptıktan sonra gelen rahatlama hissi kişide pekiştireç olarak çalışır ve davranışın yapılma sıklığını arttırır.

OKB olan kişiler, obsesif düşünceleri başlatan yerlerden kaçınırlar ya da kendilerini sakinleştirmek için alkol veya uyuşturucu kullanırlar. Bu rahatsızlık genellikle ergenlikte ve ilk yetişkinlikte ortaya çıkmaktadır (Horwath ve Weissman, 2000). OKB’nin görülme sıklığı kişiden kişiye değişebilir. Belirtiler, ortaya çıkıp sonra kaybolabilir veya zamanla daha da ağırlaşabilir.

OKB Belirtileri Nelerdir?

Obsesyon ve kompulsiyonların çeşitliliği toplumdan topluma ve kişiden kişiye değişmektedir. En sık görülenleri ise şunlardır:

  • Bulaşma obsesyonu ve temizlik kompulsiyonu
  • Simetri/düzen obsesyon ve kompulsiyonları
  • Sayma kompulsiyonları
  • Uğurlu-uğursuz sayılar ve renkler
  • Biriktirme ve saklama kompulsiyonları
  • Kuşku obsesyonu ve kontrol kompulsiyonu

Her düşünce ve davranış OKB değildir. Örneğin herkes kendisinin ve çevresindeki insanların iyiliği, güvenliği ve sağlığı için birtakım kontroller yapar, evini temizler ve düzenler.

OKB’nin Nedenleri Nelerdir?

OKB’nin nedenleri farklı durumlardan dolayı ortaya çıkabilmektedir.Bazıları şunlardır:

  • Genetik nedenler.
  • Travma, cinsel istismar vs.
  • Beyin işlevlerinde (Serotonin maddesi) bozulma.

Obsesyon ve kompulsiyonların sayıları eşit olmayabilir. Bazen tek bir obsesyon varken birçok kompulsiyon görülebilir.

OKB Nasıl Tedavi Edilir?

Obsesif-kompulsif bozukluğun tedavisinde birkaç yöntem kullanılır. En temel yöntemler: bilişsel davranışcı terapi ve ilaç tedavisidir. Çoğu zaman tedavi bu iki yöntemin birleşmesiyle devam eder. OKB için laboratuvar testi yapılmaz.

Önerilen Yazı:  Antisosyal Kişilik Bozukluğu

İlaç Tedavisi

OKB rahatsızlığının başlıca sebeblerinden bir tanesi de serotonin sisteminde meydana gelen bozulmalardır. “Serotonin Geri Alım Engelleyiciler” ve “Trisiklik Antidepresanlar” adı verilen ilaç grupları OKB tedavisinde başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. İlaç etkilerinin görülmesi iki haftayı bulabilir. İlacın etkili olup olmadığına karar verebilmek için ise en az 10 hafta süre geçmelidir. Etkili olduğu görülürse tedavinin gerekirse günlük dozu arttırılarak en az iki yıl devam ettirilmesi  gerekir. Hastaların ilaç ve bilişsel davranış terapisine cevap vermedikleri şiddetli vakalarda “Elektrokonvulsif Terapi (EKT)” veya beyin cerrahisi kullanılabilir. EKT tedavisine aynı zamanda “beyine elektrik uyarımı” ya da “elektroşok tedavisi” de denilmektedir. Burada önemli olan nokta doktorla görüşmeden hatta iyileşme hissedilse bile ilaçları bırakmamaktır. Çünkü ilaçları bırakmak OKB semptomlarını tekrarlatabilir ya da arttırabilir.

Bilişsel-Davranışçı Terapi

Bilişsel davranışçı terapi bir psikoterapi türüdür. Bilişsel davranışçı terapi tedavi seçenekleri arasında en önemlilerindendir. Burada hastayı korkularıyla ve kaygılarıyla yüzleştirmek, korkularından kaçmasını engellemek esastır. Düşüncelerinin bir felaketle sonuçlanacağını düşünen hastalardan bu düşünceleri durdurmak yerine özellikle akla getirmeleri istenmekte ve ardından korkulan sonuçların oluşmadığını görmeleri sağlanmaktadır. Bu terapide hasta, korkulan bir objeye ya da kirlenme gibi takıntıya maruz bırakılarak kaygılarıyla sağlıklı bir şekilde mücadele etmesini öğrenir. Bundan dolayı bu tedaviye “Maruz bırakma tedavisi” ya da “Alıştırma tedavisi” de denilmektedir.

Erken teşhis her zaman tedavi süresini azaltır.

OKB’nin sizde de olabileceğini düşünüyorsanız, ruh sağlığı alanında çalışan uzman kişilere başvurabilir ve profesyonel bir yardım alabilirsiniz.

OKB Konulu Film Önerisi:

As Good as It Gets ( Benden Bu Kadar ) 


Kaynakça:

  1. http://www.psikiyatri.org.tr/halka-yonelik/29/obsesif-kompulsif-bozukluk
  2. Prof. Dr. Hamit Coşkun & Prof. Dr. Nilüfer Ş. Özabacı, Psikolojiye Giriş, İstanbul,2013.
  3. https://npistanbul.com/obsesif-kompulsif-bozukluk-okb-takinti-hastaligi


Melike Kurt

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi / Psikolojik Danışma ve Rehberlik

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Asch Deneyi – Sosyal Etki

İnsanlar bir grup içinde o gruba ne derece uyarlar? Gördüklerini mi söylerler yoksa grubun dediklerini mi? Bu sorular düşündüren güzel

Kapat