Mutlu Olmanın Psikolojisi: Mutluluğu Aramak

Mutluluk

Mutluluk sürekli pozitif duygularla nitelenen bir ruh hali olarak tanımlanabilir. Pozitif duygular merak, neşe, hoşnutluk, heyecan, ilgi veya zevk içerebilir. Yaşamdan tatmin olmak da birçok mutluluk çalışmasında dikkate alınır.

Mutluluk araştırmacıları pozitif duyguların bize iyi durumda olduğumuzu bildirdiklerine inanırlar. İhtiyaçlarımız karşılanıyordur, yeterli kaynaklarımız vardır ve amaçlarımıza ulaşıyoruzdur. Pozitif duygu halleri ayrıca insanları çevresiyle haşır neşir olmaya, yeni amaçlar edinmeye ve bunların peşinde koşmaya teşvik eder. Pozitif duyguların etkilerini depresyon ve korku gibi negatif duyguların etkileriyle kıyaslayabiliriz. Bu duygular bireye bir şeylerin doğru olmadığını, çevrenin güvenli olmadığını ve en iyi eylem şeklinin geri çekilmek ve kaçınmak olduğunu bildirir (1*).

Mutluluğun Ölçülmesi

Mutluluk öznel bir hal olduğu için, mutluluğu doğrudan ölçmenin tek yolu insanlara nasıl hissettiklerini sormaktır. Olumlu ruh halinin, stres hormonlarının düşük seviyede olması gibi fizyolojik göstergeleri olabilir fakat mutluluğun tek başına nesnel ölçümleri yoktur.

Öz bildirim ölçekleri de pek güvenilir kaynaklar değildir, birtakım problemler doğurur. İnsanlar nasıl hissettikleri her zaman tam olarak bilemeyebilirler. Aynı zamanda kendilerini nasıl görmek istediklerine göre ya da sosyal açıdan uygun olduğunu düşündükleri şekillerde bildirimlerini çarpıtabilirler. Fakat öz bildirim ölçekleri birçok anlamlı veriye de ulaşılmasını sağlamıştır (1*).

Mutluluğun Sağladığı Yararlar

Elbette birçok şey bize kendimizi mutlu veya mutsuz hissettirebilir fakat düzenli ve istikrarlı bir ruh hali de önemli yararlar sağlar. Örneğin 2005’te Sonja Lyubomirski, Laura King ve Ed Diener olumlu ruh hali ile yaşam işlevleri arasındaki ilişkiyi inceleyen bir meta-analiz araştırması yayınladılar. Bu araştırmaya göre genelde mutlu olan insanların aynı zamanda iyimserlik, engellenme karşısında direnç gösterme ve amaç peşinde koşma gibi uyumsal psikolojik özellikler gösterdiklerini buldular. Bu özellikler sosyal ilişkiler, sosyalliği destekleyen davranışlar, başa çıkma becerilerinin artması, fiziksel sağlığın iyileşmesi gibi olumlu sonuçlarla ilişkilidir (1*).

Mutluluğu Belirleyen Nokta

1970′ lerin başında Phillip Brickman ve Donald Camphell mutluluğu belirleyen nokta görüşünü ortaya attılar. Bu görüşe göre, genel mutluluk seviyemiz genetik olarak belirlenmiştir ve çoğunlukla yaşamdaki olaylardan etkilenmez. Yaşamdaki önemli olaylar bizi ayar noktasının üzerine ya da altına aysa da etki yalnızca geçicidir ve nispeten kısa sürede temel çizgimize geri döneriz. Mutluluk araştırmacılarının çoğu, günümüzde bu aşırı uç ve sert görüşü yumuşatmış olmalarına rağmen bu görüşü destekleyen araştırmalar da mevcuttur (1*).

Mutluluğu belirleyen nokta konusu 2005 yılında yapılan bir çalışmayla tekrar ele alındı. Bu çalışmaya göre, dış olaylar genel mutluluk hissimizi etkiler ve çevremizden muaf değilizdir. Bununla birlikte zamanla iyi ve kötü koşullara uyum sağlarız. 2007 yılında yapılan bir çalışmada, oldukça büyük iki engelli grubu, zamanla çok az iyileşme gösteren veya hiç göstermeyen sakatlıklarının başlamasının ardından yaşamdan aldıkları doyumda belirgin bir gerileme yaşadılar.

Hedonik Çark

Bu kavram mutluluğu belirleyen nokta kavramıyla yakından ilişkilidir. Eğer kaderimiz mutluluğu belirleyen noktaya zamanla geri dönmekse, o zaman yaşamdaki olumlu olaylar bize yalnızca geçici bir neşe verebilir. Sürekli geçici zevkler peşinde koşan insanlar bir çarkta yürüyor ve aslında yerlerinde sayarken ileri gittiklerini düşünüyor olabilirler (3*).

Genel Mutluluk Hissimizi Etkileyen Faktörler

  • Genetik: 2005′ te yapılan bir çalışmaya göre genetik mutluluk hissimize yaklaşık yüzde elli kadar katkıda bulunur. Fakat genetik çalışmalarının çoğunda çevrelerinde veya yaşam koşullarında önemli farklılıklar göstermeyen örnekler kullanılır. İnsanların çevreleri oldukça benzer olduğunda, genetiğin etkisi artar. Çevresel koşullar geniş bir yelpaze aralığında bulunuyorsa genetiğin rolü o kadar da önemli değildir. Dolayısıyla genetik çalışmaların çoğu geniş bir çevre aralığından örnekler içermediğinden genetiğin önemi abartılıyor olabilir (1*).
  • Yaşam Koşulları: Gelir, sosyal statü, yaş, cinsiyet ve etnik köken gibi yaşam koşulları, mutluluğu yüzde 10 ile 20 civarında etkilemektedir. Yani sanıldığı kadar mutluluk üzerinde çok büyük bir etkisi yoktur (3*).
  • Kişiler Arası İlişkiler: Destekleyici sosyal ilişkiler mutlulukta çok önemli bir rol oynar. Ayrıca kişiler arası sosyal desteğin stres ve fiziksel hastalıklara gösterdiğimiz dirence olduğu kadar genel esenliğimiz üzerinde de güçlü etkileri vardır.
  • Para: Bazı araştırmalar geliri yüksek olan insanların düşük gelirlilere kıyasla daha mutlu olduklarını gösteriyor fakat başka çalışmalar da paranın mutluluk üzerinde çok az etkisi olduğu izlenimini uyandırıyor. 2006’da yapılan çalışmada ise insanların yaşamdan duydukları tatminin, refah algılarına kıyasla, gerçek refah durumlarıyla bağlantısının çok az olduğu sonucu çıkmıştır. Başka bir deyişle, insanların yaşamdan duydukları tatmin gerçekte ne kadar paraya sahip olduklarıyla ilişkili değil, ne kadar paraya sahip olduklarına dair olan inançlarıyla ilgilidir (3*).
  • Kontrol Hissi: Johnson ve Krueger’ in çalışmasında, yaşamdan tatmin olma aynı zamanda insanların yaşamları üzerinde ne kadar kontrol sahibi oldukları hissiyle de son derece bağlantılıydı. Hatta incelenen faktörler arasında mutlu olmaya en çok katkıda bulunan tek faktördür (1*).

Meditasyon ve Mutluluk

Çok sayıda kanıt, mutlulukla beynin sol prefrontal korteks olarak bilinen bölgenin arasında dolaylı bir ilişkinin olabileceğini gösteriyor. Bunun için 2003 yılında John Cabott Zinn bu alanda bir çalışma yürütmüştür. Bu çalışmada, meditasyon teknikleri öğretilen denekler bekleme listesine alınmış bir kontrol grubuyla kıyaslandılar. Sekiz haftalık meditasyon kursunu tamamlayan çalışma deneklerinin sol frontal bölgelerindeki elektriksel aktiviteleri, bekleme listesindeki kontrol grubuna göre çok daha fazlaydı (1*).

Sonuç

Genel olarak mutluluk durumumuzu etkileyen birçok faktör olsa da mutsuzluk hissini mutluluğa çevirmek de tamamen bizim elimizdedir.


Kaynaklar

  1. Cohen, L. (2015), A’dan Z’ye Psikoloji, Visible Ink Press, İstanbul, Say Yayınları
  2. Tarhan, N. (2016), Mutluluk Psikolojisi ve Stresle Başa Çıkma, İstanbul, Timaş Yayınları
  3. https://tuba-aydin.com/mutluluk/
  4. https://psikoloji-psikiyatri.com/mutluluk/
  5. Resim Jill Wellington tarafından Pixabay‘a yüklendi
  6. Erişim tarihleri: 24.06.2020

Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️

WhatsApp Grubumuza dahil olup duyuruları kaçırmamak için tıklayın

Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Mehmet Poyrazoğlu

Akdeniz Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik/ Film, dizi ve kitap bağımlısı

Mehmet Poyrazoğlu 13 içerik yazdı. Mehmet Poyrazoğlu tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir