Modern İnsanlar Neden Yalnız?

Dünyanın her yerinde farklı ırktan, dinden, cinsten, görüşten, renkten insanlar yaşamaktadır. Yalnızlığı en çok aslında doğamızdan koptuğumuzda yaşarız. Doğaya baktığımızda neredeyse tüm canlılar hep bir grup içerisinde birlikte çalışmalar yapmışlar veya iletişim halinde olmuşlardır. Biz bu doğal dünyadan koptuğumuzda yalnızlaşmaya başlarız. İnsan sosyal, toplumsal bir varlıktır. Beslenme, barınma, güvenlik, boşaltım, cinsellik gibi temel ihtiyaçlarımız dışında onure edilmek, saygı görmek, sevmek ve sevilmek, ait olmak gibi sosyal gereksinimlere de sahibizdir. Bunlar bilim insanları tarafından da kuramlarla belirtilmektedir. İnsanın bu ihtiyaçları karşılayamaması onu yalnızlığa, tükenmişliğe, mutsuzluğa, anlamsızlığa ve hatta intihara bile sürükleyebilir.

İnsan; yaşamını anlamlandırmak, neslini devam ettirmek ve sağlıklı olmak için diğer insanlara ihtiyaç duyar.

Neden Yalnızız?

Şehirleşen toplumlarda artan teknolojiyle de yalnızlık daha çok artmıştır. Elbette ki sadece bunlar etken değildir ama bunlarda etki eden bir faktör konumundadırlar. Kullandığımız teknoloji araçlarının vasıtasıyla iletişime daha çok kapatabiliyoruz kendimizi. Bu durumum somut dünyamızla bağlantılıdır. Öyle ki beton sokaklarda insanlar ne yapabilir? Çok sayıda bina, iş merkezleri, alışveriş merkezleri gibi yapılar bulunmaktadır, bunlar insanın o doğada bulduğu huzuru pek vermese de insanlar adapte olmaya çalışmaktadırlar. Vakit geçirme aracı olarak da teknolojiyi kullanabilmektedirler. Sosyal medya platformları, internet siteleri gibi çeşitli platformlar aracılığıyla boş zamanlarını değerlendirmeye alabiliyorlar ya da vakitlerini öldürebiliyorlar. Yani bu değişen dünyanın getirdiği bir durumdur. Ve değişim devam ettikçe insanlar için yeni uyum sağlama süreçleri de ortaya çıkacaktır.

1) Güvenlik Kaygısı

Kendimizi korumak için başkalarına karşı dikkatli yaklaşabilmekteyiz ki bu çok doğaldır. Özellikle çokça saldırı gerçekleşen, eğitim seviyesi düşük, sosyoekonomik durumu düşük ülkelerde bu duruma çok rastlanır. İşin detayına indiğimizde yani birincil derecede güvenlik, uç güvenlikten sonraki durumlarda geçmişte yaşadığımız ilişkilerdeki hayal kırıklığı, güven problemi, aldatılmışlık, sömürülmek, ailevi problemler gibi nedenlerden insanlara yaklaşamıyor olunabilir. İnsan bilinmezlikten korktuğu için de bu tür durumlar önem taşımaktadır. Buradan da anlaşıldığı gibi günümüz insanı için güvenlik kaygısı biraz daha soyuttur. Çünkü ilkel veya bundan yıllar öncesine oranla daha güvenlikli yerlerde barınıyoruz, en azından bu yazının konusu olan: modern insanlar için.

2) İletişim Kurmaktan Kaçınma

Birçok nedeni bulunabilir, ilk madde de belirttiğimiz güvenlik kaygısı da buna dahildir.

  • Önyargı,
  • Özgüven,
  • Irkçılık, cinsiyetçilik, inanç ayrımı,
  • Kalıp düşünceleriniz, yargılarınız,
  • Ortak bir nokta bulamama düşüncesi,
  • Kendimizi veya karşımızdaki kişiye yüklediğimiz özellikler,
  • Birkaç cümlesinden veya hareketinden ona karşı direkt bir tavır almak,
  • Düşüncelere saygı duyulmaması vb.
3) Kişisel Özelliklerimiz

İçe dönük, sosyal iletişimden kaçınmak gibi davranışlardan kaynaklı bir durum söz konusu olabilir. Geçici olarak ise örneğin depresyon ya da bir can sıkıntınız varsa bundan iletişim kuramıyor olabilirsiniz ki bunlar doğaldır. Her zaman pozitif, dışa dönük, canlı bir yapımız olamayabiliyor. Bazı zamanlar daha çok iletişim kurmaya dönükken bazı zamanlar da yalnız, tek başımıza daha iyi hissedebiliyoruz. Bu bizim kötü bir özelliğimizden değil, normal hayatın içerisinde olabilecek durumlardandır.

4) Kültür

Yaşanılan ülkenin kültürü nedir? İnsanların birbiriyle iletişim halinde olmasına ne kadar önem verilmektedir? Toplulukçu veya bireysel bir kültür mü hakim? Bunlarda insanlar arası iletişimde etki oluşturabilmektedir.

5) Teknolojiyi Tercih Etmek

Reel hayatta iletişim yerine sanal alemde iletişim tercihi de kişileri yalnızlığa itebilir. Elbette ki teknolojinin faydaları vardır ama kullanıma göre de zararları da olabilir. Gerçek hayattaki bir iletişimle sanaldaki bir iletişim bir değildir. Karşınızdaki kişinin gerçekte ne olduğunu bilmediğiniz bir dünya düşünün ve duyguların, davranışların fazla hissedilmediği bir dünya: Burada yalnızlığı hissedebilirsiniz. Olmak istediğinizi yansıttığınız sanal dünyada gerçekte olmak istemediğiniz biriyseniz hayal kırıklığı da yaratır. Ayrıca arkadaşlarımızla iletişim kurmak yerine teknolojik araçları da tercih etmek yalnızlığa itebilir.

Görüldüğü üzere yalnızlık tek başına bir kavram olarak değil birçok etkileşim içerisinde ortaya çıkabilmektedir. Bu maddeleri hayatınız için düşünmeniz size fayda sağlayacak ve olası yalnızlıklara karşı bir tedbir almış olacaksınız.

Ahmet Kılgi

İstanbul Kültür Üniversitesinde Psikoloji lisans öğrencisidir. Psikolojiden Oku'da araştırmalar, incelemeler ve denemeleri bulunmaktadır. Düzenli spor yapmaktadır. Bisiklet sürmeyi sever. Psikoloji alanında okumalar yapmakta ve bilgilerini bu platform üzerinden aktararak faydalı içerikler sunmayı amaçlamaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Kişilik Nedir?

Kişiliğin birçok tanımı bulunmaktadır ve bu konu psikologlar arasında tartışılmaktadır. Ancak kişilik için yapılan tanımların ortak özelliklerine dikkat ederek en

Kapat