Minik Dostlarımızın Büyük Görevleri

Evcil hayvanlarımız bizim hem neşe kaynağımız hem de gerektiğinde destek bulduğumuz varlıklardır. Yaşadığımız çağda yoğun iş temposu ve stresli hayat bireyleri birbirinden uzaklaştırmakta, yalnızlaştırmakta ve kişileri evcil hayvanlarına yakınlaştırmaktadır. Kişiler günümüz çağının hayatından bir nebze olsun uzaklaşmak için ya hobiler edinmekteler ya da evcil hayvan sahibi olmaktadırlar. Hayvanımızla dolaşırken günün yorgunluğunu üstümüzden atıp, psikolojik olarak rahatlamaktayız.

İnsanlar ve hayvanlar arasındaki ilişkiler günümüze kadar evrilerek gelmiştir. İnsanların kendilerini yakın gördüğü hayvanların evcil hale gelmesi köpeklerin evcilleştirilmesi ile başlamış, hayvanlar insanların hayatında çok önemli yerler edinmiş ve sahiplerinin hayatlarını olumlu yönde etkilemişlerdir. Bireylerin evcil hayvanını gezdirmesi, onunla oynaması, beslemesi gibi unsurlar fiziksel olarak kişinin hayatına farklı yönler getirmiştir. Hayvan destekli tedavilerde de kişilere olumlu etki ettikleri, rahatlattıkları ve destekleyici görev üstlendikleri görülmüştür (2*).

Evcil hayvanlar yetişkinlerin hayatlarında olduğu kadar çocukların hayatlarında da önemli yerlere sahiptir. Çocuklar, hayvanlarla birlikte şefkati, sorumluluğu ve arkadaş bağını öğrenebilir. Evcil hayvanlar çocukların sosyalleşmesini sağlayarak, ölüm gibi travmatik etkilere sahip olayların etkisinin azaltılmasına yardımcı olabilmektedir. Hayvan bakımı ile uğraşmak büyük küçük herkesin hayatına artı yönler katmaktadır. Kişilere hem fiziksel hem de psikolojik olarak destek olmaktadırlar (2*).

Evcil hayvanların bireylere psikolojik ve fiziksel olarak destek olmasının yanı sıra, evcil hayvan sahibi olan bireylerin diğer kişilerle olan iletişimlerinde artma olduğu, affedicilik düzeylerinin evcil hayvan bakmayan insanlara göre daha fazla olduğu gözlemlenmiştir (3*).

Holbrook, evcil hayvan sahibi olmanın bireylere sağladığı faydaları aşağıdaki gibi belirtmiştir (2*):

  • Doğaya karşı sağduyu
  • Çocuksu olabilme ve eğlenceli kalabilme
  • Aile duygusu oluşturma
  • Diğer insanlarla daha iyi ilişkiler kurabilme
  • Fedakâr olabilme
  • İlham olabilme şeklinde ifade etmiştir

Her şey aynı nefesten alır. Hayvanlar, insanlar, ağaçlar… Hayvanlar olmazsa insanlar ne yapar? Tüm hayvanlar gitse insanların ruhu büyük bir yalnızlığa boğulur,insanlar yalnızlıktan ölür.

Kızılderili Reisi Seattle

Evcil Hayvanımıza da Bağlanabiliriz

Bağlanma, bireylerin bebeklik döneminde başlayıp sonraki dönemlerinde de devam eder. Bebeklik dönemimizde sadece anneye bağlılık ele alınırken sonraki süreçlerde aile, arkadaşlar ve çevre de ele alınabilir. İnsanoğlu hayatı boyunca çeşitli şeylere değişik oranda bağlanmaktadır. Biz insanlar ebeveynlerimize olduğu kadar hayvanlarımıza da bağlanabiliriz.

1985 yılında Ainsworth tarafından şefkat bağları denilen kavram hayatımıza girmiş, annemize olan bağımız gibi evcil hayvanımıza da bağlanabileceğimizi ortaya koymuştur. İnsan ve evcil hayvan arasındaki ilişkiyi bağlanma olarak açıklayabiliriz ve hayvan sahiplerinin hayvanlarına, evcil hayvanların da sahiplerine özlem duyduğunu söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalar sonucunda köpek sahibi bireylerin köpeğine bağlılığının ailesine olan bağlılıkla eşdeğer olduğu ortaya konmuştur. Kadın ve erkeklerin hayvanlarına bağlılıklarının arasında fark olduğu ve kadınların evcil hayvanlarına erkeklerden daha çok bağlandığı belirtilmiştir (2*).

Yapılan araştırmalar evcil hayvanların şehirde yaşayan insanlar için çok önemli olduğu, onların hayatlarının bir parçası haline geldiği; duygusal ve psikolojik olarak öneme sahip olduklarını göstermiştir. Beş faktör kişilik özelliklerinden yola çıkarak evcil hayvanlarına olan bağ düzeyinin yüksek olduğu bireylerin uyumlu, açık ve sorumlu bireyler oldukları ortaya konmuştur (1*).

Hayvan Destekli Terapiler

Hayvanlar, günümüzde insanların psikolojik ve fiziksel tedavilerinde de önemli yerlere sahiptir. Hayvanların oldukları tedavilerde, insanların stresleri, kan basınç düzeyleri, anksiyete ve kaygı şiddetleri azalmaktadır. Dünya çapında yapılan hayvan destekli terapilerde ise bireylerin hayvanlar sayesinde işlevsellik kazanıp bu kazanımı sürdürdüğü görülmüştür. Çocuklarda ise hayvan destekli terapiler sayesinde şiddetli mental bozuklukların iyileştiği ortaya konmuştur (3*).

Hayvanlarla etkileşim halindeki hasta bireylerde nörolojik, hormonal ve biyokimyasal açıdan pozitif değişimler meydana gelmektedir. Hayvan destekli terapilerde insanlarda meydana gelen değişimlerden faydalanılıp kişiye güven, neşe, rahatlık verildiği, savunma mekanizmalarının güçlendirilip hayvanların eğlendirici etkisinden faydalanıldığı ileri sürülmektedir (3*).


Kaynaklar

  1. Dolaştır Koyun, B. (2016). Evcil hayvanlara bağlanma ile ağaç ve çevre tutumu arasındaki ilişki(Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Esenyurt Üniversitesi, İstanbul).
  2. Kaya, H., ve Bektaş, M. (2019). Çalışan bireylerin evcil hayvanlara bağlanma nedenlerine ilişkin nitel bir çalışma. Mediterranean Journal of Humanities, 9(2): 401-417.
  3. Öztürk, P. (2020). Evcil hayvan sahiplerinin affedicilik düzeyi ve genel sağlık durumlarının değerlendirilmesi.(Yüksek Lisans Tezi, Bülent Ecevit Üniversitesi, Zonguldak). Erişim adresi http://acikarsiv.beun.edu.tr/xmlui/handle/20.500.12628/9340

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın



Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️
Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Arda Yüksel

Girne Amerikan Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Arda Yüksel 6 içerik yazdı. Arda Yüksel tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir