Madde Kullanımı ve Bipolar Bozukluk İlişkili Mi?

Günümüzde birçok rahatsızlık bir diğerinin tetiklemesi sonucu olabilmektedir. Bağımlılıklar, fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıklar çoğu zaman birlikte görülerek bireyleri tedavi olmaya itmektedir. Madde kullanımı ve bipolar bozuklukta birlikte görülmesi muhtemel olan iki rahatsızlıktır. Bireylerde hem psikolojik hem de fizyolojik sıkıntılara yol açmakla birlikte tedaviyi gerekli kılmaktadırlar.

Madde Bağımlılığı

Bireylerin, santral sinir sistemleri üzerinde etkili olan maddeleri kullanmaları, bu maddelerden hoşnutluk duymaları ve bağımlı hale gelmelerine madde bağımlılığı denmektedir. Kullanılan maddelerin etkisiyle bireyler özdenetimlerini yitirip yeni tutum ve davranışlar sergilerler. Bireylerin maddeleri uzun süre kullanıp oluşan etkilerin uzun dönemler boyunca sürmesi biyolojik temelde gelişen kapsamlı sorunlara yol açmaktadır. Madde bağımlılığıyla birlikte gelen bu sorunlar biyolojik olduğu kadar ruhsal ve toplumsal açıdan sorunlara yol açıp daha geniş kapsamlı hale gelmektedir (3*).

Maddeye başlangıç yaşı genel olarak ergenlik olarak kabul edilmek ile birlikte psikolojik, sosyal ve kültürel sebepler bağımlılık sürecini hızlandırmaktadır. Gençler toplumdan ve ailelerinden göremedikleri sosyal ve duygusal gereksinimlerini gidermek, heyecan aramak maksadıyla maddeye yönelmektedir. Sigara, alkol ve diğer maddelerin bağımlılığında risk faktörü olarak kişinin özellikleri, sosyal ortam, yetiştirildiği aile, aldığı eğitim gibi birçok etmen söz sahibidir (1*).

Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluk, yineleyen şekillerde kişilerin depresif, manik ya da hipomanik dönemlerde ataklar yaşaması, ataklar arasındaki zamanlarda kişinin duygu durumunun sağlıklı olması veya çok az belirti göstermesi durumlarını içeren bir rahatsızlıktır. Genelde 17-31 yaşları arasında başlayan bozuklukta yüksek mortalite riski vardır ve toplumda görülme sıklığı fazladır (Erten ve ark). Bu bozukluk, bireylerde önemli düzeyde işlev kayıplarına yol açmakla birlikte ciddi sağlık sorunu olduğu için sosyal ve ekonomik açıdan da sorunlar teşkil etmektedir (4*).

Bipolar bozukluğuna sahip hastalarda hastalığın başlangıç şekli, zamanı gidişatı, tedavi süreci ve tedaviye verilen yanıt farklılık gösterdiği için hastalığın sebebi tam olarak anlaşılamamaktadır ve aynı zamanda çok boyutlu incelemeler gerektirdiği için de zorlu bir hastalık olduğu bilinmektedir. Aynı zamanda bipolar bozukluk iki yıl içinde %60 oranında tekrarlamaktadır. Bundan dolayı hastalığın depresif, manik ya da hipomanik dönemlerinin önlenmesi ve hastalığa karşı koruyucu iyileştirme yöntemlerinin uygulanması hastalar için çok önemlidir. Hastalığın doğal süreci olan depreşmelerin-yinelemelerin önlenmesi için uygulanan koruyucu sağaltımlar kişilerin işlevselliklerini arttırır, mortalite riskini düşürür ve yaşam kalitesinin artmasına yardımcı olur (4*).

Madde Kullanımının Yol Açtığı Bipolar Bozukluk

Bipolar bozukluğa sahip bireylerde %6-69 oranları arasında maddenin kötüye kullanıldığı ve bağımlılık düzeyine varıldığı araştırmalarla ortaya konmuştur. Kötüye kullanılan maddelerin başında alkol kullanımı sık görülmekle birlikte esrar, opiyat ve kokain gibi maddelerin yoğun kullanıldığı görülmüştür (2*).

Bipolar bozukluğa sahip bireylerin alkol ve ilaçları duygusal açıdan semptomlarını bastırmak-iyileştirmek için yüksek miktarda kötüye kullandıkları belirtilmiştir. Yapılan çeşitli araştırmalarda bipolar bozukluğa sahip bireylerin manik dönemde ataklar yaşadıkları sürelerde alkol tüketiminin arttığı vurgulanmıştır. Kişilerin duygu durumlarında yükselme gerçekleşince alkol tüketiminde artma huzursuzluk, dürtüsellik ve uykusuzluk ile paralellik göstermektedir (2*).

Bipolar bozuklukla birlikte madde kötüye kullanımı görülen kişilerde manik ve depresif dönemler sık yaşanmakta, hastaneye yatış ile özkıyım riski ciddi oranda artmaktadır. İki bozukluğun birlikte görüldüğü kişilerde tedaviye yanıt verme oranı azalır, ayrıca kişilerin tedavilerinin son aşamalara gelmesi zorlaşmaktadır.  Bipolar bozuklukta görülen manik ve depresif dönemlerin döngü sürelerinin madde kötüye kullanımı görülen bireylerde kısa olduğu çeşitli araştırmalarda ortaya konmuştur. Madde ve alkol bağımlılığı olan kişilerde bipolar bozukluk daha erken başlamakta, hastalığın süreci daha ağır ve şiddetli seyretmektedir (2*).


Kaynakça

  1. Albayrak, S., ve Balcı, S. (2014). Gençlerde madde bağımlılığı ve önlenmesi. Hemşirelikte Eğitim ve Araştırma Dergisi, 11(2), 30-37.
  2. Bağırov, A. (2014). Bipolar bozukluk tanılı hastaların alkol-madde kullanımı, karakter ve mizaç özelliklerinin incelenmesi (Yayımlanmış uzmanlık tezi). Marmara Üniversitesi, İstanbul.
  3. Balseven A., Çağlar, Ö., Tuğ, A., Hancı, H. İ., & Doğan, Y. B. (2002). Madde kullanımı, bağımlılıktan korunma ve medya. STED, 11(3).
  4. Yeloğlu, H. Ç. ve Hocaoğlu, Ç. (2017). Önemli bir ruh sağlığı sorunu : Bipolar bozukluk. Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Dergisi, 8(30), 41-54.

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın



Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️
Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Arda Yüksel

Girne Amerikan Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Arda Yüksel 11 içerik yazdı. Arda Yüksel tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir