Madde Bağımlılığı ve Psikolojik Boyutları

Madde kullanımı ve bunlara bağımlılık durumları dünyanın hemen her ülkesinde önemli bir toplumsal sorun olarak ortaya çıkmakta ve ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Bunlardan en yaygın olanı alkol ve sigaradır. Daha az yaygın olanlar arasında esrar, afyon ve türleri, kokain, uyku ilaçları, amfetamin gibi uyarıcılar sayılabilir.
Bu uyarıcı maddelerin kullanımı insanlığın tarihi kadar eskidir. Bu kimyasallar insan beynine direkt etki ederek insan davranışlarını değiştirirler. Uzun süre kullanımı durumunda beyinde hasar oluşur ve tedavi gereken klinik durumlar ortaya çıkar.

Bağımlılık Nedir?

Bağımlılık, bir şeyin kişiye zarar vermesine rağmen kişinin kullanmaya devam etmesidir ve alışkanlıktan ötedir. Bağımlılığın oluşmasında çevresel ve sosyal etmenler rol oynamaktadır. Bireyler, ilk başta deneme amaçlı bir şeye başlayabilirler. Daha sonra sosyalleşmek için bunu kullanabilirler fakat bu durum kötüye kullanım olarak devam eder ve kişi, o nesneye bağımlı kalır.

Aşağıdakilerden sadece 3’ünün 12 aylık bir süre içerisinde görüldüğü kişi bağımlı olarak tarif edilebilir;

1- Kullanılan madde miktarının sorunlara rağmen giderek artırılması.
2- Bırakma çabalarının boşa çıkması.
3- Maddeyi sağlamak, kullanmak veya bırakmak için çok fazla zaman harcanması.
4- Sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azaltılması veya bırakılması.

Psikolojik Bağımlılık

Psikolojik olarak kişinin belirli bir nesne ya da şahıs harici yaşayamayacağına kendini inandırıp, şartlandırma durumudur. Madde alınmadığı taktirde anksiyete, sinir gibi psikolojik belirtiler ortaya çıkabilir.

Bağımlılığın Üç Ayağı

• Birinci ayak maddenin kendisidir, kendine özgü belirtilere neden olur.
• İkinci ayak bireyin kişilik yapısıdır.
• Üçüncü ayak ise kişinin bulunduğu bağımlılık alt kültürüdür.

Bağımlılığı ele alırken bu üç boyutu birlikte değerlendirmek ve tedavide birlikte plan yapmak gerekmektedir.

Bağımlılığın Dereceleri

1- Hafif (Bağımlılık için gerekli ölçütler en düşük düzeyde olmak üzere vardır; sosyal etkinlikler, uğraşlar ve kişiler arası ilişkilerde bozulma çok düşük derecededir.)
2- Orta (Hafif ile şiddetli arasında yer alır.)
3- Şiddetli (Tanı için gerekli ölçütler fazlasıyla sağlanmaktadır; psiko-sosyal işlevlerde önemli oranda bozulma vardır.)

Madde Bağımlılığının Seyri

Bağımlıların büyük çoğunluğu kontrol edebileceği inancı ile madde kullanmaya başlamıştır. Hiçbir zaman bağımlı olabileceğini düşünmemiştir.
Amaç ara sıra kullanmaktır. Ancak sonuçta kişi, bağımlı hale gelir. Çünkü bağımlılık madde kullanımının kaçınılmaz sonucudur. Kişi, bağımlı olduğunun farkına varamaz. Farkına vardığı zaman ise çok geçtir.
Kişinin, madde kullanmaya başladıktan ne kadar sonra bağımlılık getireceğine ilişkin yeterli veri elimizde yoktur. Bağımlılık gelişme riski kullanılan madde cinsine, madde saflığına, kullanan kişinin fiziksel ve ruhsal yapısına göre değişir.
Bağımlılık yapan maddelerin “psikolojik etkileri” çok fazladır. Bu nedenle “bir” kez olsa bile kullanımı sorun yaratabilir. Örneğin kokain “bir” kez kullanıldıktan ve etkisi geçtikten sonra, 15 – 16 saat süre ile istenmeyen ruhsal etkilere neden olur. Katı maddeler ile fazla karıştırılmamış eroin, ilk kullanımdan sonra bile bağımlık yapabilir.
Bu nedenle bu maddelerin ilk kez kullanımı bile sakınca yaratır ve bağımlılık riski vardır. İnsan “bir” kez bağımlı oldu mu artık bir daha tam olarak bağımlılıktan kurtulamaz. Ancak bu demek değil ki bağımlılık düzelmez.

Bağımlılığın Psikolojik Boyutları

Vücudun işleyişlerini olumsuz yönde etkileyen bu bağımlılıkların bir de psikolojik yönü bulunmaktadır. Bu maddelerden zarar geldiği bilindiği halde kullanımları bırakılmamaktadır. Psikolojik bağımlılıkta madde alındığı taktirde doyum, rahatlama ve haz meydana gelir. ”Herkes kullanıyor, acaba ben de denesem ne olur düşüncesi” oldukça yaygın ve tehlikelidir. Gerek gençler gerekse diğer yaş gruplarında rastlanan bu ve benzeri söylemler bağımlılığın başlangıç aşamasında bulunmakta ve ne yazık ki sonrasında bağımlılıktan kopulamamaktadır. Madde kullanma davranışını terk etme aşaması, görünen en önemli aşamadır ve fark eşiği de diyebileceğimiz bu aşamadan sonra bağımlılığa karşı direnç oluşturulabilir ve konuda uzman kişilerin de desteğiyle madde terk edilebilir.

Bağımlılık bir hastalıktır. Bir hastalık olarak da tedavi edilmelidir.

Bu çalışmada bir çok sosyal soruna neden olmakta olan bağımlılık kavramı üzerinde yoğunlaşmaya çalıştım son olarak bağımlılık hakkında bilincin en kilit nokta olduğunu belirtmek istiyorum. Bu yazı için yorumlarınızı bekliyorum.

 


Kaynakça:

  1. Köroğlu, E. (2016). Bağımlılıktan Kurtuluş, HYB , İstanbul
  2. Diclemente, Carlo C. (2016). Ezgi Ildırım ve Hanife Uğur Kural (Çev.). Bağımlılık ve Değişim, Nobel, Ankara
  3. Bağımlılığın Psikolojik Etkileri, egitimpusulasi.net
  4. İstanbul Bağımlılık Merkezi – Bağımlılık Bilgi Sayfası, bagimlilik.biz

 

Muhammed Yalçın

Psikoloji öğrencisi,çok düşünür çok yazar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Sporun Psikolojik Açıdan Önemi

Günlük yaşam içerisinde insanlar gerek yaşam şartları gerekse iş yaşamı derken çok fazla sıkıntıya, strese maruz kalıyor. Bu da insanların

Kapat