Madalyonun Bilinmeyen Yüzü: Kırılgan Narsisizm

Susamış bir şekilde nehir kenarına gelen Narcissus, kendi güzelliğinin yansımasını görür; daha önce görmediği bu güzellik karşısında büyülenir – tıpkı ona âşık olanların etkilendiği gibi. Yerinden kalkamaz, kendine âşık olmuştur. Öte yandan sudaki aksine ulaşma arzusunu da karşılayamamaktadır. Günlerce sudaki aksini seyreder, yemeden içmeden kesilir. Kendisine duyduğu bu güçlü aşk onun ölümü olur. Öldükten sonra vücudu nergis çiçeklerine dönüşür.

Derler ki Narcissus, ölülerin gittiği Yeraltı Dünyası’nda Styx nehrinin sularına bakarak kendisini hayranlıkla seyretmeye devam etmektedir.

Narsisizm adını işte bu mitolojik hikayeden alır. DSM V’e göre narsisistik kişilik bozukluğu, genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, üstünlük duygusu (düşlemlerde ya da davranışlarda), beğenilme gereksinmesi ve empati yapamamanın olduğu sürekli bir örüntü şeklinde kendini gösterir.

En temel belirti ve bulguları arasında özel insanlar olduklarına inanmaları, eleştirilmeye ya da yenilgiye büyük bir kızgınlık ya da depresyonla karşı koymaları, benlik saygılarının kırılgan olması, başkalarını kendi çıkarları için kullanmaları ve kendilerine hayran olunmasını beklemeleri yer alır (1*). Toplum içinde genelde rahat ve aşırı özgüvenli bir tavır sergilerler. Ancak bu tavırların altında en ufak bir başarısızlıkta kolaylıkla kırılacak bir benlik algısı yer almaktadır. Çünkü dış dünya, doğal olarak onların kendilerini ayrıcalıklı olarak konumlandırdıkları çarpıtılmış algılarına uymayacak, halk deyişiyle onların etrafında dönmeyecektir.

Toplum içinde daha çok göz önünde olan büyüklenmeci narsisizm olup yukarıdaki belirtiler dışadönük bir yapı ile karşımıza çıkmaktadır. Madalyonun bilinmeyen yüzünde yer alan kırılgan/örtük narsisizm ise bu yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

Kırılgan/Örtük Narsisizm

Kırılgan narsisizm, bir nevi büyüklenmeci narsisizmin tam zıt özelliklerini bünyesinde barındırır. Aşırı alçakgönüllülük, eleştiriye hassasiyet, yüksek kaygı düzeyi, çekingenlik, devamlı stres altında olma, acı çektiğini düşünme ve diğerleri ile kurulan yakın ilişkilerinde fark edilebilecek kendilikle ilgili büyüklenmeci özellikler tanımlanmıştır (2*). Diğer insanlardan üstün olduklarına ilişkin benlik algıları, büyüklenmeci fantezileri ve gerçeklikten bağımsız taşkın düşsel yaşamları iki türde de benzer olmasına rağmen, bu algının dışavurumu farklılık göstermektedir. Kırılgan narsisizm özelliği taşıyan bireyler bu düşünce ve fantezilerine yönelik utanç duygusu taşıyabilmekte olup, reddedilme ya da dışlanma kaygısıyla toplumsal ilişkilerden kaçınabilmektedirler (2*).

Büyüklenmeci narsisizmde, birey kendini en iyi, en yetenekli ve en özel olarak sunmaktan çekinmemektedir. Bu bireyler aynı zamanda dışarıdan oldukça çekici, özgüvenli ve karizmatik bir imaj çizmektedir. Ancak zaman içerisinde büyüklenmeci tutumları; empati yeteneğinden yoksunluk, manipülasyon, kendini beğenmiş tavırlarla ortaya çıkar. Çevrelerindeki insanları tartar ve kendilerine saygı gösterecek olanları hemen ayırt ederek onlarla iletişim kurarlar (1*). Kendileriyle ilgili olumsuz eleştirileri ise savunma mekanizmaları yoluyla görmezden gelirler.

Kırılgan / örtük narsisizmde ise daha içedönük bir kişilik yapısından bahsetmiştik. Gabbard’ın (1989) tanımıyla “sessiz büyüklenmecilik” içindedirler. Eleştirilmeye ya da değerlendirilmeye yönelik aşırı hassasiyet, bireyin başkaları tarafından değerlendirilme ihtimalinin bulunduğu durumlarda kendisini spot altında hissetmesi ve kaçınma davranışları göstermesi ile karakterizedir. Olumsuz değerlendirilmeye yönelik kaçınma davranışları ise büyüklenmeci kendiliğin sürdürülmesini sağlamaktadır (2*).

Yaşamdan memnuniyet, özsaygı, pozitif tutum konularında büyüklenmeci narsistlere kıyasla kırılgan narsistler madalyonun “mutsuz” yüzüdür. Her ne kadar büyüklenmeci narsistlerin bu özellikleri çarpıtılmış bir gerçeklik algısından kaynaklansa da kırılgan narsistlere göre bu özellikler onları daha avantajlı bir konumda tutuyor diyebiliriz.

Peki ya kırılgan narsistlerin sık gösterdiği özellikler nelerdir? (3*)

Eleştiriye Karşı Aşırı Duyarlılık

Kırılgan narsistler eleştiriyle karşılaştıklarında sarkastik ya da umurlarında değilmiş gibi davranabilirler. Ancak içten içe kendilerini boş, aşağılanmış ya da hiddetli hissederler. Eleştiri, kendilerine yönelik idealleştirilmiş bakış açılarını tehdit eder; hayranlık yerine eleştiri aldıklarında bunu kaldırabilmeleri çok zordur.

Pasif Agresif Tutum

Pasif agresif tutum özel olduklarına dair sarsılmaz inançlarının etkisiyle kırılgan narsistleri istediklerini almaya yönlendirir. Çoğu insan bu tutumu farkında olmadan bir ya da iki kere manipülasyon tekniği olarak kullansa da, kırılgan narsistler kendilerini üstün hale getirmek amacıyla sıklıkla bu tutum içerisindedirler. Pasif agresiflik; karşı tarafın iş ya da arkadaşlıklarını sabote etme, şaka süsü verilen alay ve iğnemeler, suçlayıcılık, kendilerinden aşağı gördükleri işleri yapmama, sessizlikle cezalandırma gibi davranışları içerebilir.

Utangaç ya da Çekingen Bir Yapı

Narsisizmin diğer türlerine kıyasla kırılgan narsisizm içedönük kişilik yapısıyla daha yakından ilişkilidir. Bu da narsisistik güvensizliğin bir sonucudur; narsist kişilik bozukluğu gösteren bireyler genellikle kendi güvensizliklerinin ve zayıflıklarının dışarıdan görüleceği korkusunu taşırlar. Kendilerinin zayıflıklıkları ya da kırılganlıklarıyla yüzleşmek üstün kendilik algılarını sarsar; bu sebeple kırılgan narsisizm yapısı gösteren bireyler sosyal iletişimden kaçınma eğilimi gösterir.

Depresyon, Anksiyete, Yetersizlik ve Boşluk Hisleri

Kırılgan narsistlerin yukaridaki hislere sahip olma oranı diğer türlerine göre çok daha yüksektir. Bunun sebebi olarak başarısızlık korkusunun anksiyeteye katkısı, ideal beklentilerin gerçek hayata uymaması, kendilerine koydukları hedefleri karşılayama, ihtiyaç duyulan takdiri başkalarından alamamanın içerleme ve depresyon hislerini tetiklemesi gösterilebilir.

İntihar düşünceleri ve boşluk hisleri de kırılgan narsisizme eşlik eden diğer özellikler arasında olabilir.

Kin Tutma Eğilimi

Uzun süre kin tutma eğilimi gösterebilirler. Kendilerine adil davranılmadığını düşündüklerinde öncelikle tepki vermez ancak uygun zamanı bekleyerek pasif agresif ya da imalı davranışlarla bir şekilde intikam almaya çalışırlar.

Aynı zamanda kendilerinin hakkı olarak düşündükleri ün, başarı ya da tanınırlığı elde eden kişilere karşı da uzun süre kin tutabilirler.

Kıskançlık

Başkalarının kendilerinin hakkı gördüğü şeylere sahip olmasının getirdiği kıskançlığın yanı sıra “özel oldukları” için kendilerinin de etraflarındaki herkes tarafından kıskanıldığını düşünürler.

Büyüklenmeci Fanteziler

Düşlemlerinde kendilerini hep en yetenekli, en çekici, güç ve ihtişam sahibi olarak görüp eninde sonunda ünlü/tanınmış olacaklarını düşünürler. Bu fantezilerin sınırı yoktur ve gerçek hayatın yerini doldurabilir, gerçek hayattaki olumsuzlukları yok saymalarına sebep olabilir. Ancak kırılgan narsistleri diğer narsistlerden ayıran şey fantezilerine yönelik içten içe utanç duygusu ve toplum içinde başarılarını alçakgönüllü şekilde söyleyip altında yatan bir övgü arayışında olmalarıdır. Aradıkları övgüyü bulamadıklarında ise bahsettiğimiz pasif agresif tutumlar devreye girer. Ya da anlattıktan sonra direkt iltifat isteyebilirler.

Hayranlık arayışı narsisistik kişilik bozukluğunun en temel göstergelerinden biridir. Ancak bu arayışa giden yollar narsisizm türlerinde farklılık göstermektedir.

Kendine Hizmet Eden Empati

Genel kanının aksine narsist bireyler empati gösterebilmektedir.Ancak bu, empati gerektiren durumun kendilerini yükselttiği şartlarda geçerlidir. Genellikle empati göstermeleri kendi önemlerini pekiştirmek ve başkalarının hayranlığını kazanmak içindir.

Şüphesiz ki her birimiz sevilmek ve beğenilmek isteriz. Hayattaki zorluklarla başa çıkma şeklimiz, kullandığımız mekanizmalar her birimizde farklıdır. Bu mekanizmaların takip ettiği örüntünün ne kadar sağlıklı olduğu kişilik bozukluklarının da kaderini belirler. Popüler kültürün de etkisiyle bu bozukluklar arasında adını daha çok duyduğumuz narsisizm, son zamanlarda bir suçmuş gibi karşımıza çıkıyor. Bunun en temelde tedavi gerektiren bir kişilik bozukluğu olduğu unutulmamalı ve gerekli psikolojik destek yönlendirmesi yapılmalıdır; bu sırada kendi ruh sağlığımız da ihmal edilmemeli ve kendimizi de manipülasyonlardan korumak önceliğimiz olmalıdır.

Önemli Not: Makalede konu alınan özellikler araştırmalardan yola çıkılan genel belirleyiciler olup bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır. Hiçbir şekilde tanı ve tedavi amaçlı kullanılamaz. Doğru tanı ve tedavi için alanında uzmanlarla görüşülmelidir.


Kaynakça

1 – Köroğlu, E., Kişilik Bozuklukları, Boylam Psikiyatri Enstitüsü, 2011.

2- Eldoğan, D., Hangi Narsizm? Büyüklenmeci ve Kırılgan Narsizmin
Karşılaştırılmasına İlişkin Bir Gözden Geçirme
, 2016.

3- Crystal Raypole, 2019. İnceleme: Timothy J. Legg, https://www.healthline.com/health/covert-narcissist#feelings-of-inadequacy


Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın



Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️
Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Share on Whatsapp
Whatsapp
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Pınar Solakarı

İstanbul Bilim Üniversitesi psikoloji mezunudur. Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünde ikinci lisansına devam etmektedir.

    Pınar Solakarı 4 içerik yazdı. Pınar Solakarı tarafından yazılan tüm içerikleri gör

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir