Kırık Kalpler Durağı

Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. “Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir” diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

Şems-i Tebrizi

Aşk nedir, denildiğinde herkes farklı bir yanıt verecektir. Sözlük anlamında bir kimseye bir şeye karşı duyulan aşırı sevgi ve bağlılık duygusudur.

Bence aşk insana önce uçmayı öğretir, sevdirir sonra ise kanatlarını keser yere düşürür. Aşıkken hayata başka bir pencereden bakarız, kuşların cıvıldaması, rüzgarın hissiyatı içilen suyun tadı bile farklı gelmeye başlar aşkın büyüsü, heyecanı bize her şeyi yapabilecek güce sahipmiş gibi hissettirir ayaklarımızı yerden keser içimiz içimize sığmaz. Aşk yüzümüze bir tebessüm yerleştirir. Aşkın bir yüzü böyledir peki ya diğer yüzü? Aşkın bizi uçurduğu gibi düşürdüğü zamanlar da vardır; işte bu da aşkın ikinci yüzü acısıdır bu acıyla hem ilişkinin içindeyken hem de ayrıldığımızda karşılaşabiliriz.

Acıyı sevmek olur mu? Aşıkken gözlerimize perdeler iniyor bize yaşatılan acıyı kabullenmeye, sevmeye başlıyoruz maalesef. Aşklar en güzel hayallerle başlarken bir bakmışsın hepsi hayal kırıklığına dönüşmüş, verilen sözlerden dönülmüş.

Hem aşıkken hem de acı içindeyken kalbimiz vazgeçmek istemez ama aklımız bitsin kurtulayım der işte bu iki duygunun arasında kalır. Bu durumu benim için Sezen Aksu’nun git şarkısındaki sözler “git  git git gitme dur ne olursun” karşılıyor.

Kalbimiz bu iki duygunun arasında esir kalmışken, göz yumulmayacak olaylara göz yumarız, hakaretleri sindirmeye çalışırız peki neden bunları yapıyoruz birini çok sevdiğimiz için bunlara değer mi diyoruz yoksa onsuz yaşayamayacağımızı düşündüğümüz için mi katlanıyoruz sebebi ne olursa olsun birini severken size acı çektiriyorsa bırakın gitsin bazen tutmak bırakmaktan daha çok acıtır.

Aşk başlarken ne güzel başlıyor başlamasına koşar adımlarla aşka giderken; peki ya ayrılık gelip çattığında neden geri adımlar atıyoruz ya da adım atamaz hala geliyoruz.

Ayrılığa, yarım kalma bir daha onun gibi birini sevememe ya da bir daha sevilmeyeceğimiz inançlarından mı yanaşamıyoruz? Neye inanırsak inanalım tek bir gerçek var bir ilişki sana zarar veriyor seni yıpratıyorsa vazgeçmek gerekir. Ne ilk ayrılan sen olacaksın ne de ilk acıyı çeken. Doğru zamanı beklemeyin doğru zaman yoktur bu sadece süreci uzatır. Kimseye sizi üzecek gücü vermeyin ne demiş Franz Kafka “Beni üzecek gücü sana verdiğim için kendimden özür dilerim.”.

Gelelim ayrılık acısıyla baş etmeye en önemlisi kabullenmek, kabullenmek için affedip önümüze bakmalıyız. Acıların kadını Bergen’in “Sen affetsen ben affetmem” dediği noktadan kaçınmalıyız ne kadar affetmezsek içimizde acısını besleyeceğiz. Başta her şey zor gelecek ama her şey başta zordur. Belli alışkanlıkların olması ve acının taze olmasından dolayı sürekli güzel anıları düşünüp kötü anılardan saklanabiliriz “keşke böyle yapmasaydım her şey daha farklı olabilirdi” gibi düşüncelere kapılabiliriz. Bunlar bizi daha fazla yıpratmaktan başka bir işe yaramaz. Ayrılık sürecinde acıyı ve ayrılığı kabullenip acımızı çekmemiz gerekir. Bastırırsak halının altına süpürürsek gün gelir çekmediğimiz acı ansızın önümüze çıkar.

Acı çekmek, üzülmek bunlar ayıp şeyler değildir. Sessiz çığlık atıp, gizli gizli ağlamaya gerek yok. Aşk nasıl saklanmadan yaşanıyorsa acısı da saklanmadan utanmadan yaşanmalı. Ağlamaktan, üzülmekten doğal ne var.

Ayrılığın başlarında her şey çok yoğun yaşanabilir, tek odaklandığın şey ayrılık olabilir ama bu hep böyle kalmayacak çünkü hayat devam ediyor. Sabahattin Ali’nin dediği gibi “unutma hiçbir acı baki değildir. Üflersin geçer.Bazılarına biraz daha çok üflemen gerekir, hepsi bu”.

Acımız elbette hayatımızı etkileyecek işte burada önemli olan dozunu ayarlayabilmek. Dağılmadan ama bastırmadan yaşayabilmek gerekir. Zamanla bu acı kademe kademe azalacak ve sonunda hepsi bir hatıraya dönüşecek. Bu sürecin sonunda lütfen pişman olmayın her insan ve yaşanılanlar birer deneyim olarak kalacak ve bize yol gösterici olarak daha sonra karşımıza çıkacak. Kendinize inanın, başkalarından önce kendinizi sevin ve Yıldız Tilbe’nin söylediklerine kulak verin “Saygı her şeydir sevgi bir şeydir”.

Son olarak her aşık bir gün affetmez ve ben de yoluma giderim.

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın



Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️
Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir