Okul Fobisi Mi, Ayrılma Kaygısı Bozukluğu Mu?

Çocuklarımızı bırakmanın acısı, bedenimizin bir parçasından vazgeçmekten bile daha ağırdır.

Hayal Kırıklığı, Ian Craib

Ayrılma Kaygısı Nedir? Ne Değildir?

Ayrılma kaygısının bir bozukluk olarak kabul edilmesi, Bowlby’nin bağlanma kuramına dayanır. Temel özelliği, evden veya bağlanılan kişiden (birincil bakım veren) ayrılmaya bağlı olarak yaşanan aşırı derecede anksiyetedir. Bu anksiyete, bireyin gelişim düzeyine göre olması gerekenden daha fazladır1. Buna bakarak söyleyebiliriz ki çocukların ebeveynlerinden ayrılmaya karşı duyduğu bütün korkuları “bozukluk” olarak nitelendirmek doğru değildir.

Çocuklar, 6. aydan başlayarak 3 yaşa kadar süren, bakım verenden ayrılma kaygısı duyduğu bir süreç geçirir. Bu yaşlarda bu kaygı normaldir. Ayrılma kaygısı, normal çocukluk döneminde ebeveynden uzak kalma durumunda çocuğun gösterdiği olağan bir tepkidir. Hayatın ilk yıllarında ortaya çıkar ve zamanla sönmesi gerekir. Ayrılık Kaygısı Bozukluğunda ise çocuğun temel bağlanma figüründen veya evinden ayrı kalmaya karşı gösterdiği davranış, aşırıya kaçan korku ve kaygı içerir ve zaman geçtikçe şiddetini artırır2.

Ayrılma kaygısının bir bozukluğa dönüşmesi çocukluk çağında yaşanan travmalarla ve ebeveynlerin tutumuyla doğrudan orantılıdır. Aile çocuktaki kaygıyı desteklememeli ve sağlıklı bir şekilde çocuktan uzaklaşabilmek için gerektiğinde bir uzman yardımı almalıdır. Sağlıklı bir gelişim geçiren çocuk, 3. yaştan sonra sosyalleşmeye başlar ve kaygısına tahammül kazanır. Anne imajını zihninde sürdürebileceği bilişsel olgunluğa ulaşır ve kaygısı da buna bağlı olarak azalır3.

Neden Okul Fobisiyle Karıştırılır?

Genellikle okula gitme dönmelerinde farkına varılan bu rahatsızlık, uzmanlara okula gitmek istememesi şikâyetinden başvurulmasıyla tespit edilir. Ailelerce “okul fobisi” olarak adlandırılıp bir uzmana gönderilen çocukların yüksek çoğunluğu AKB teşhisi almaktadırlar4.

Ayrılma Kaygısını Bozukluğa Dönüştüren Faktörler

Kaybın bir “darbe” olduğu söylenebilir. Tıpkı fiziksel yaralanmalarda olduğu gibi “ruhsal ya­ra” da kademeli olarak iyileşir.

Hayal Kırıklığı, Ian Craib

Bakım verenin (ki bu çoğunlukla annedir) mizaç özellikleri, yaşadığı olumsuz duygu-durumları ve gelgitler, anksiyete ve aşırı koruyucu tutum ve tavır takınan bakım veren modelleri AKB’nin ilerlemesinde önemli bir rol oynar. Bu tür tutumlar genellikle, uzun uğraşlar sonucunda çocukları olan ya da çocuklarını kaybetme tehlikesi yaşamış ebeveynlerde gözlenir. İlk çocukların, bazı yörelerdeyse erkek çocukların bu tür bir tutumla yetişmesi yaygındır.  Yaşanan anne baba yoksunlukları, tartışmaları, boşanmalar ve evi terk etme durumları da AKB oluşumunda etkilidir. Bakım verenin terk edeceğine dair söylediği tehdit nitelikli cümleler de çocuğun gelişimi açısından risklidir5.

“Gitmeyle tehdit etmek” en sık rastlanılan durumlardan biridir. Bakım verenlerin, çocuğu istedikleri şeye ikna etmek için kullandığı yöntemlerden biri olan tehdit etme, yemek yememesi gibi basit olgular için bile kullanılmaktadır. “Başkasının annesi olurum”, “küserim”, “giderim”, “bıktım senden” gibi cümleler çoğu bakım verenin sıklıkla başvurduğu cümlelerdendir. Çocuklar, bu sözleri ciddiye almakta ve bakım verenin yokluğunun tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadırlar.

Tüm bunların yanında erken çocukluk döneminde arkadaşsız kalmak da AKB bozukluğunun gelişiminde etkili faktörlerdendir.

“Bu çocukların, büyüdüklerinde, ayrılma kaygısının kaçınılmaz olmadığı durumlarda bile şiddetli ayrılma kaygısı göstererek kendilerini yakın ilişkilerden uzak tutmaları ve eğer yakın bir ilişki kurulursa da ciddi güçlükler yaşamaları muhtemeldir6.”


Kaynakça:

  1. Aktüel Psikoloji (25 Eylül 2008). Ayrılma anksiyetesi bozukluğu. Erişim adresihttp://www.aktuelpsikoloji.com/ayrilma-anksiyetesi1. -bozuklugu-2785h.htm
  2. Irmak, M. Y., Irmak, A., Murat, D. ve Üçok Demir, N. (2016). Ayrılık anksiyetesi bozukluğu ile ilişkili okul reddi; bir ergen olgu sunumu. J. Contemp Med, 6(4), 357-360. doi:10.16899/ctd
  3. Ayaz, G. (2015). Çocuklarda ayrılık kaygısı bozukluğu gelişimi ile annenin kişilik özellikleri ve bağlanma stili arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi. (Uzmanlık tezi). Yükseköğretim Kurulu Tez Merkezi veri tabanından erişildi (392908)
  4. Yahşi, M. (2020, 9 Şubat). Çocuklarda ayrılık anksiyetesi . Erişim adresihttps://www.youtube.com/watch?v=ZLm6tefW2AE
  5. Semerci, B. (2019, 15 Temmuz). Çocuklarda ayrılık kaygısı bozukluğu (seperasyon anksiyetesi) . Erişim adresi https://www.youtube.com/watch?v=wWD181sTFHA
  6. Craib, I. (2008). Hayal Kırıklığı (Çevirmen, A. Onacak). İstanbul: Ayrıntı Yayınları
  7. Bingöl, H. R. (2017, 12 Ocak). Ayrılma kaygısı bozukluğu . Erişim adresi https://www.youtube.com/watch?v=e-LIk8VrEzc
  8. Özkan Demir, N. ve Görgülü, Y. (2019). Bir üniversite hastanesi psikiyatri polikliniğine başvuran yaygın anksiyete bozukluğu tanılı hastalarda ayrılma anksiyetesi bozukluğu görülme sıklığı. Journalagent, 23, 188-195. doi10.5505/kpd.2020.16046
  9. Bowlby, J. (2013). Bağlanma (Çevirmen, T. V. Soylu). İstanbul: Pinhan Yayınları

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın



Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️
Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Rabia

21 yaşındayım. Psikoloji bölümünde okuyorum. Araştırmalarımı patolojik rahatsızlıklar ve adli psikoloji üzerinde yoğunlaştırmaktayım

    Rabia 1 içerik yazdı. Rabia tarafından yazılan tüm içerikleri gör

    Okul Fobisi Mi, Ayrılma Kaygısı Bozukluğu Mu?” için 2 yorum

    • 2 Nisan 2021 tarihinde, saat 07:41
      Permalink

      Yazınız anlaşılır ve bilgilendirici çok beğendim . Ebeveynlerin yaptığı hataların çocuklar üzerindeki etkisini çok güzel ifade etmişsiniz.Bu hataları farkında olmadan çoğumuz yapıyoruz .Böyle farkındalık yaratan yazılar bizim dönüp kendimize bakmamızı ve hatamızın farkına varıp geç olmadan çocuğumuzla iletişim konusunda kendimizi düzeltmemizi sağlıyor,elinize emeğinize sağlık.Yazılarınızın devamını sabırsızlıkla bekliyorum.👏👏👏

      Yanıtla
    • 12 Nisan 2021 tarihinde, saat 14:00
      Permalink

      Makalenizi okurken bizzat kendiminde yapmış olduğu zorbalıklara şahit oldum. Tehdit etmek, kandırmak ne kadar da kolay. Hele ki bir çocuğu oysa onun psikolojisini hiç düşünmeden sırf istediklerimizi yapsın diye ardını hiç düşünmeden.. şu an kendimden utandım desem yeridir bu farkındalığı bana yaşattığınız için teşekkür ederim. Diğer makalelerinizi de sabırsızlıkla bekliyorum umarım yeni farkındalıklar oluşturmaya devam edersiniz. Fikirlerinize kaleminize sağlık.

      Yanıtla

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir