Kuramlar

İçimizdeki Büyük Macera: Kahraman Mitinin İzinde

Küçüklüğümüzden beri masallar, hikayeler ve efsaneler dinledik. Sonra macera kitaplarının içinde kaybolduk, Hollywood filmleri sayesinde görsel şölen yaşadık. Ejderhanın koruduğu şatoya girip prensesi kurtaran kahramanlarla büyüdük, ya da labirentte canavarlarla savaştık. Alice’in peşinde Harikalar Diyarına gittik, Pinokyo’nun gerçek bir çocuğa dönüşmesine tanık olduk. Sonra kimimiz Marvel süper kahramanlarıyla tanıştı; kimimiz Yüzüklerin Efendisi ya da Harry Potter’a toz kondurmadı. Peki hayatımıza öyle ya da böyle bir etkide bulunan bu eserler gerçekte ruhsal bir yolculuğun sembolü olabilir mi? Belki de tam da bu şekilde olduğu için bu hikayeleri bu kadar çok seviyoruz. Kendi içsel serüvenimizin dışavurumunu görüyoruz.

Joseph Campbell’in geliştirdiği monomit teorisi aslında mitolojiden itibaren süregelen bütün hikayelerin tek bir büyük mit olduğuna, o mitin de kendi ruhsal yolculuğumuzu simgelediğine işaret eder. Bütün mitler aslında bilinçaltımızla tanışmamız için toplumsal bilinçaltı tarafından geliştirilen rehberlerdir. Toplumsal bilinçaltının bilgeliğinin ürünleridir.

Reklam

Teorinin detayına inmeden önce Campbell’in monomit kavramını geliştirmede oldukça etkilendiği ünlü psikanalist Carl Gustav Jung ve çalışmalarını incelememiz gerekmektedir.

Jung’a Göre Ruhun Yolculuğu ve Bireyleşme (1*)

Jung’a göre ruhumuz bütünlük arayışı içinde sürekli gelişir ve değişir. Bu gelişimin büyük bir bölümü de bilinçdışında gerçekleşir. Davranışçı görüşün ruhun başlangıçta “boş bir levha” olduğunu ilişkin görüşüne karşı çıkarak, kolektif bilinçdışının derinlerine gömülü bir programla doğduğunu ileri sürmektedir. Kolektif bilinçdışından da arketip ve güdüleri miras almaktayız. Arketipler, belli bir imge veya kalıp olup kültürlere bağlı olarak farklı figürler halinde ortaya çıkmakta ancak kendisi aynı kalmaktadır. Anne, baba, yaşlı kadın, bilge, sihirbaz gibi çeşitli ortak arketipler vardır. Arketiplerin her biri ruhun bir yönüne ışık tutar; mitlere ve efsanelere yansıtılır. Amaç ruhun denge ve bütünlüğünü sağlamaktır.

İlgili Makaleler

Ruhsal gelişimin de belli arketipsel evreleri vardır. Aynı zamanda ruhsal yolculuğumuz boyunca kişiliğimizin karanlık, bastırılmış yönünü temsil eden gölgemizi tanır; zaman içinde anne babamızdan ve toplumdan edindiğimiz kalıplardan özgürleşip personamızın sahteliğini atar ve kendi içsel potansiyelimizi gerçekleştirmeye başlarız. Ancak Jung’a göre ruhun yolculuğu hiçbir zaman bitmez; bireyleşme süreci yaşam boyu devam eder; bu süreçte özgürleşebilir ve daha dengeli bütüncül bir yaşama erişebiliriz. İşte kahramanın yolculuğu bu ruhsal macerayı anlatmaktadır.

Reklam

Campbell ve Kahramanın Sonsuz Yolculuğu (2*)

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi Joseph Campbell, farklı kültürlerdeki bütün mitolojik hikayeleri tek bir büyük hikaye olarak açıklar. Kendi ruhumuzu keşfetmeye ve bütünleşmemize yönelik 3 bölüm ve 17 aşamalık bir içsel yolculuktan bahseder. Bütün mit ve efsanelerin bu aşamaları ele aldığını, başka bir deyişle ruhumuzu keşfetmemizde rehber olduklarını söyler. Bu bölümler sırasıyla:

1- Yola Çıkış

Kahramanımız yaşadığı sıradan dünyayı geride bırakmasına yönelik bir çağrı alır. Ya çağrıyı kabul edecek ya da reddedecektir. Çağrıyı kabul eden kahramanlarımız bu aşamada doğaüstü bir yardım alırlar ve bir rehberle karşılaşırlar. Bu yardım sonrası kahramanımız aşması gerek ilk eşikle karşılaşır. Eşiğin arkasında daha önce varlığından bile haberdar olmadığı bilinmezliklerle dolu bir dünya vardır. Kahramanın eşikten geçişi yeni bir doğum anlamına gelmekte olup bir rahim imgesi olan balinanın karnı ile simgelendirilmiştir. Kahraman artık tümüyle bilinmeyenin içindedir ve balinanın karnından çıktığında aşılması gereken sınavlar başlayacaktır. Ruhun yolculuğu oldukça engebelidir ve zorluklarla doludur. Ancak iyi güçler ve yardım da her zaman bulunabilmektedir.

2- Erginlenme

İlk aşama sınavlar yoludur ve art arda gelen mücadelelerle doludur. Edebiyatta da en geniş yere sahip aşamadır. Sınavların sonunda Tanrıçayla Karşılaşma vardır. Tanrıça, kalbin en gizli derinliğindeki sırrı simgeler, kahraman bu sırrı bilmeye gelmiştir. Zihnin arınmasını ve bilincin dengesini temsil eder. Anne arketipi olarak da yorumlanabilecek bu aşama ruhsal yolculukta iyi ve kötü anne imgeleriyle tanışmayı içerir. Doğum ve ölümün, iyi ve kötünün birleştirilmesi amaçlanır. Koşulsuz sevgiyi içerir.

Reklam

Tanrıçayla olan arınmayı baştan çıkarıcı olarak kadınla tanışma izler. Dünyanın normlarımıza uymayan yönleriyle tanışmak olarak da yorumlayabiliriz. Aynı zamanda yolculuğumuzdan caydırabilecek yönlere işaret eder.

Sonrasında kahramanımızı Babanın Gönlünü Alma beklemektedir. Burada yine çocukluktaki ebeveyn imgelerinin yeniden düzenlenmesi vardır. Kahraman kendisini nihai güce ulaşmaktan alıkoyan şey ile yüzleşir. Bu genelde bir baba figürü ile temsil edilir. Kişi kendi rehberi olacak güce ulaşmaktadır.

Reklam

Tanrılaştırma aşaması ile beraber karşıtlar birleşir; ikilikler aşılır. Kahraman gerçek hedefe ulaşmıştır. Sonunda macera sona erer, kahraman ödülünü alır. Artık dönüş zamanı gelmiştir.

3- Dönüş

Kahramanın yaşamı değiştiren ödülüyle geri dönmesi -bir başka değişle bilinçdışını olan keşfinden gündelik yaşama dönmesi- gerekmektedir. Burada yine başlangıçta olduğu gibi dönüşü reddedebilir, ya da büyülü bir şekilde geldiği dünyaya kaçabilir. Belki de dışarıdan bir yardım alması gerekir. Dönüş eşiğini aşarak geri dönen kahraman artık iki dünyanın ustasıdır. Birey, kişisel sınırlama ve bağlıklarını terk etmiş, bilinçaltının farklı boyutlarıyla yüzleşmiş ve özgürleşmiştir. Campbell’in deyişiyle kişisel egosunda ölen kahraman benliğinde dirilmiş ve yaşama özgürlüğüne kavuşmuştur. Gündelik hayat bıraktığı gibidir ancak kahramanımız gerçek bir dönüşüm geçirmiştir.

Kendi Maceramız

Jung’a göre psikanaliz ruhsal yolculuğumuza yönelmemiz ve bilinçdışımızla tanışmamızda büyük fayda sağlamaktadır. Özellikle rüyalarımızda kolektif bilinçdışının ürünleri olan arketipler açığa çıkmakta ve bizlere ruhsal gelişimimizde nerede olduğumuzu anlatmaktadır. İnsanlar bilinçdışının getirdiği mesajları dinler ve bilinçli zihinde bu mesajları verimli biçimde işlerlerse yaşamlarını zenginleştirebilirler. Campbell de son söz olarak kabul etmese de psikanalizin faydalı bir yaklaşım olduğunu düşünmektedir.

Özellikle folkloristler Campbell’in kuramını aşırı genelleştirilmiş bulmakta ve bu yönde eleştirilerini dile getirmektedir (3*). Bu konuda bilimsel bir dayanağımız olmadığı için kesin olarak bir yorumda bulunamıyoruz. Ancak şahsi fikrim, bütün hikayelerde olduğu gibi kahraman mitinden de hayatımıza yönelik mesajlar çıkarabileceğimiz. Belki de hepimizin kendi içinde savaştığı ejderhaları, devleri ve kaybolduğu labirentleri vardır. Belki de kendi içimize biraz daha yakından bakarak ejderhayı yenmek ve ödülü almak mümkündür. Yeter ki biraz cesaret ile içimize bakabilelim ve yardım istemekten çekinmeyelim.

Görüşünüz ancak yüreğinizin içine baktığınızda berraklaşır. Dışa bakan düş görür, içe bakan uyanır.

Carl Gustav Jung


Kaynakça:

  1. Snowden, R. (2011). Jung: Kilit Fikirler. Optimist Kitap.
  2. Campbell, J. (1949). Kahramanın Sonsuz Yolculuğu. İthaki Yayınları.
  3. Hero’s Journey. (2021). Wikipedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Hero%27s_journey .

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın




Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️

Pınar Solakarı

Boğaziçi Üniversitesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu