7-11 Yaş Gelişimi: İlkokul Dönemi

Ön bilgi: Efendim artık 3-6 yaş dönemi geride kaldı. Sizin çocuk terfi aldı. Yönetici iken genel müdür oldu. Artık eskisi gibi değil. Masal diyarının kapısı kapandı. Artık her şey çok daha gerçekçi olmaya başladı. Bahçeye manav tezgahı kurup plastik muz satma dönemi bitti. Dönem, muz nasıl yetişir sorusunu araştırıp muz yetiştirme dönemine geldi. Çünkü artık her şey çok daha gerçekçi oldu. Okul öncesi dönem bitti. Koskoca ilkokul dönemi başladı. Gelsin Ali ata bin fişleri. Gerçi şimdi fiş falan kalmadı. Artık okuma setleri var. Ali ata bin fişleri emekli oldu. Devir Talat on ton ot al devri. Ben Ali zengin sanıyordum. Meğersem asıl zengin Talat’mış. Neyse konumuz bu değil. 7-11 yaş demek ikinci çocukluk dönemine giriş demek.  Biraz çocuk, biraz büyük geçen bir dönem. Bakalım gelişim alanlarında bu dönem nasıl geçiyor.

Bilişsel Gelişim

Somut İşlemler Dönemi (7-11 Yaş)

Artık mantıksal ilişkileri kavramaya başlar. Nesneler hakkında kurulan, nedensel mantık somut işlemler dönemi olarak isimlendirilir. Somut olarak adlandırılmasının nedeni, çocukların somut yani elle tutulabilen nesneler hakkında neden ileri sürebilmeleri, mantıksal işlemler yapabilmeleridir. İşlemler olarak isimlendirilmesinin nedeniyse çocukların bir şeyi organize etmek ve sistemli yola koymak için zihinlerini çalıştırarak işlemler yapmasıdır. Bu dönemdeki çocuk, düşüncelerinde daha esnek ve düşünce süreçlerinde daha mantıklıdır. Somut işlemler kurabilen çocuk, çarpmanın bölmeyle ilgili olduğunu, çıkarmanın bölmenin tersi olduğunu, çıkarmanın toplamanın tersi olduğu ve eşitlik gibi kavramları bilmektedir. Nesneleri büyüklük küçüklük sırasına göre sıralayabilir. Çocuk geriye dönüşebilirlik özelliğini kazanmıştır. Bu dönemde 1+2=3 ise 3-2=1 olarak başlangıç noktasına dönülebileceğinin farkındadır. Çocuk saymayı öğrendiğinde, sayılarla işlem yapabileceği sanılır. Aslında çocuğun öğrendiği sayı, sembollerin şekilsel görünümüdür. Düşüncede sayı kavramının kazanılması, sayı sisteminin korunumunun kazanılması olur. Bu Piaget’e göre çocuğun, sayı korunumunu kazanması yedi yaşında olmaktadır. Sınıflama, nesnelerin belirgin bir özelliğine göre gruplama yeteneğini kazanmayla başlar. Çocuklar büyüklüklerine, şekillerine, renklerine veya kullanımlarına göre nesneleri yani belli bir özelliğine uygun, farklı kutulara ayırmayı çok severler. Bu dönemde çocuk sıralamayı bilmektedir. Çocuğa farklı boylarda bir seri çubuk verildiğinde, bunları uzunluğuna ve kısalığına uygun olarak sıralayabilir. Nesneleri sıralamayı yedi yaşından itibaren yapabilirken, sözel yönergeye uygun sıralamayı on iki yaşından önce yapamaz.

Soyut İşlemler Dönemi (11 Yaş ve Yukarısı)

Piaget bu dönemin on bir yaşından başlayıp ergenlik boyunca devam ettiğini ve yetişkin gibi düşünebildiği ifade etmiştir. Bu dönemin en önemli özelliklerinden birisi olasılıklı düşünmenin gelişmesidir. Düşünce esnektir. Çocuk karmaşık durumların üstesinden gelir; fakat çocuğun tecrübesi nicelik açısından yetişkinden daha azdır. Bilişsel işlemlerin gelişerek artmasıyla problemlere değişik çözümler bulunur. Problemin çözümünde değişkenler arasında, sebep sonuç ilişkilerini kurduğu görülür. Birey gruplama şekillerini öğrenir. Sevgi, nefret, inanç, sayı, güç, hız, zaman ve atomla ilgili konuşmalarda bu soyut kavramları etkili olarak kullanır. Toplumun yapısı, değerleri ve inançlarıyla ilgilenmeye başlar. Çocuğu diğer dönemlerdeki çocuklardan ayıran fark, bir olayın değişik yollarını görebilmesi, bilgiyi soyut olarak iletebilme gücüdür. Çocuğun soyut işlemleri başarabilmesi için uyarıcı bir çevreye sahip olması çok önemlidir. Çocuk bu dönemde tümdengelim ve tümevarım akıl yürütme yollarının ikisini birden kullanabilir. Soyut işlemler dönemindeki bireyde ergen benmerkezciliği görülür. Ergenlik benmerkezciliği ergene daha geniş düşünebilme olanağı vermekle birlikte, ergenin kendi düşünceleri ile başkalarının düşünceleri arasında bir karmaşa yaşamasına da neden olur. Çocuk on beş yaş civarına geldiğinde zihinsel olgunluğa ulaşarak, bilişsel faaliyetlerde en üst düzeydedir.

Psikomotor Gelişim

  • Bedensel gelişimdeki yavaşlık devam etmektedir.
  • Erkeklerin boyu kızlardan biraz daha uzundur ama dönemin sonuna doğru kızların boyu hızla artar ve erkeklerden daha uzun olurlar.
  • Erkekler bedensel güç gerektiren hareketleri daha kolay yaparlar ve kızlara göre daha hareketli olurlar
  • İnce motor becerileri ilerler.
  • Dönemin özellikle başlarında ince motor becerilerde erkekler kızlara göre biraz daha güçlük yaşarlar.
  • İlköğretimin ileri sınıflarında çocuklarda boyun uzaması, tüylenme, cinsel organlarda değişmeler gibi gençlik döneminin tipik bedensel gelişim özellikleri görülmeye başlar.
  • Gelişimin hızında bireysel farklılıklar vardır, temel kuralı çevresinde bazı çocuklar gençlik döneminin bedensel özelliklerini daha erken yaşlarda, bazıları ise daha ileri yaşlarda göstermeye başlar.
  • Genellikle gözle görülen değişiklikler; kızlarda 10- 11 yaşlarında erkeklerde ise 11-12 yaşlarında olur.

Sosyal Gelişim

Bu evrede çocuk yaşam alanını genişletir. Zamanının önemli bölümünü mahallesindeki ve okuldaki arkadaşlarıyla geçirir. Bu süreç içerisinde çocuğun yaşamında arkadaşları ve onlarla olan ilişkileri önem kazanmaya başlar. Bu ilişkilerdeki problemler çocuğun yaşamını alt üst edebilir. Öğretmenlerin öğrencilerinin arkadaşlarıyla olan ilişkilerinin ne durumda olduğunu bilmesi gerekir. Genellikle sempatik, kibar, saldırgan olmayan, başkalarının ilgi ve gereksinimlerine duyarlı, basit problemler karşısında sakin, gayretli özelliklere sahip çocuklar arkadaşları tarafından daha kabul görür. Bu özelliklere arkadaşça olma, derslerde başarılı olma, uygun fiziksel özelliklere sahip olma, spor ve diğer etkinliklerde iyi olma gibi özellikler de önemlidir. Arkadaş edinme ve arkadaşlık ilişkilerini sürdürmek için birçok becerinin edinilmesini gerekmektedir. Öğrencilerin hepsi bu becerilerle donanmış değildir.  Genelde okullarda akademik öğrenmelere ağırlık verilmekte sosyal becerilerin öğretimi göz ardı edilmektedir. Burada öğretmenin rolü birbiriyle iç içe olan bu iki öğrenme alanı arasında dengeyi kurmaktır. Bu dengenin kurulması özellikle ilköğretimin ilk yıllarında çok önemlidir.

Dil Gelişimi

  • Çocuklara dil ile iletişim olanaklarının sağlanması onların dili kavramaları ve ifade etmelerinde hızlı ilerlemelerin olmasını sağlar. Çocukların iletişim becerileri, konuşulan konuya ve kişiyi tanımalarına göre değişir. Tanıdıkları kişilerle bildikleri konularda yüz yüze konuşmada başarılıdır. Çocuk, yüz yüze olan ilişkilerine çoğunlukla sözlü iletişimle başlar. Çocuk için çevrede büyük bir çocuğun bulunması, dilin kullanımını öğrenmesi için ortam oluşturur. Çocuklar; büyük çocuklarla anne babaları arasındaki konuşmaları takip eder, onlara katılmaya çalışır ve sözlü iletişim süreleri giderek uzar. Konuşmaya katılımı çocukların konuşulan konuyu anlamalarına göre değişir. Konuşulanları dinleyerek, ben, sen, o gibi konuşma ögelerinin cümle içindeki kullanımını duyarlar. Dil bilimciler ve eğitimciler, son yıllarda yapılan çalışmalara dayanarak “Dilin kazanılmasında, insanın doğuştan getirdiği bilişsel kapasitesi etkindir ve bu kapasite çevre yaşantıları ile geliştirilmektedir” görüşünde birleşmektedir. Sözdizimi, anlambilim ve edim bilim becerileri gelişmiştir.
  • Her kurallı cümleyi anlar.
  • Şart ve neden bildiren bağlaçları anlar.
  • Sohbet kurallarına uygun davranır.
  • Dili açıklamak, hayal etmek, ikna etmek vb. için kullanır.
  • Öyküleri karakterlerin duygu ve düşüncelerini de içerir.
  • Fıkra, şiir, rapor, mektup gibi farklı öyküleme formatlarına ilişkin bilgisi artar.
  • Cümle uzunluğu kronolojik yaşına benzerdir.
  • İşlevden kategoriye doğru değişen sözcük tanımları yapar.
  • Metaforlar, şakalar gibi daha ileri üst dil farkındalığı artar.

Sonuç olarak: Bir 7-11 yaş döneminin sonuna geldik bir sonraki yazımızda görüşmek üzere yorumlarınızı bekliyoruz.


Kaynakça:

  • Okul Dönemi Çocuklarda Fiziksel ve motor gelişim Bilişsel açıdan gelişim Psikososyal gelişim, Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül, Hasan Kalyoncu ÜniversitesiT.C Milli Eğitim Bakanlığı Çocuk Gelişimi, Dil Gelişimi (2013), Ankara
  • Çocukların dil edinimi, gelişimi ve dile katkıları, Yrd. Doç. Dr. Nadir İLHAN, Fırat Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi
  • T.C Milli Eğitim Bakanlığı Çocuk Gelişimi,  Bireyin Delişimi (2013), Ankara

 


Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Share on Whatsapp
Whatsapp
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Emine Dal

Çocuk gelişimi mezunu, Gökyüzünü sever. Yıldızları sever. Maviyi sever. Simsiyah sayfalara beyaz hayaller yazma peşinde...

Emine Dal 15 içerik yazdı. Emine Dal tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir