Genel

İletişimin Gücü!

Bazen öyle anlar olur ki, kimseyle konuşmak istemeyiz. Arkadaşımız, ailemiz bizimle iletişim kurmaya çalıştığında konuşmak istemiyorum/beni yalnız bırakın deriz. Zaman zaman kendimizi diğer insanlardan uzak tutarız. Kimi zaman sadece dinlenmek kimi zamansa kimsenin bizi anlamadığını düşündüğümüz için. Şu da bir gerçektir ki bu süreç işe yarıyor. Biraz uzak kalmak, kimseyle konuşup, görüşmemek bize daha iyi hissettiriyor. İnsanın doğasında var aslında insanlarla iç-içeyken yalnız olmak.

Yalnız Kalmak İşe Yarar Mı?

Bazen günlük koşuşturmalardan, telaşlardan hatta insanlarla olan iletişimden, diologlardan o kadar sıkılırız ki artık konuşmak istemiyorum cümlesini bile kuramayacak hale geliriz. Böyle zamanlarda sinir krizi geçirebilir ya da öfkelenip o an karşımızdakinin kalbini kırarız ya da mesajına ve ya telefonuna cevap vermeyiz. Asıl olan bu duruma gelmeden dinlenmek, kendimize vakit ayırmayı bilmektir. Kimsenin kalbini kırmamak, iletişimlerimizi bozmamak ve en başta kendimizi yıpratmamak için dinlenmeye ihtiyacımız var. Dinlenmekten kastım bir süre insanlarla iletişime ara vermek. Belki bir kaç saat belki de bir kaç gün herkesten uzak kalmak. Bunu mesafe olarak yapamasanız bile zaman olarak yapabilirsiniz. Aynı evde yaşadığınız insana/insanlara ya da aynı işte çalıştığınız ve ya sık görüştüğünüz kişilere bir süreliğine kendime zaman ayırmak istiyorum diyebilirsiniz. Amaç tek başına, insanlardan uzak kalarak kendi kendine yettiğini görebilmek. Kendini kimseye ifade etme kaygısı olmadan, kimseye cevap sorumluluğun olmadan ve en önemlisi kendine, istemediğin birisi ile konuşmama tercihin olduğunu hatırlatmak hayatı daha kaliteli hale getirir.

Reklam

Bu Süreçte Ne Yapılabilir?

Bu aşamaya gelmek kendiliğinde çok büyük bir başarıdır. İnsanlardan uzak kalabilme kararını almak kolay olmayacaktır. Fakat bu kararı aldıktan ve yalnız kalmanın faydasını gördükten sonra bu durumun öneminin farkına varacaksınız. Yalnız kalmak demek hiç bir şey yapmamak anlamına da gelmemeli. Yalnızken neyi yapmaktan keyif alıyorsanız onu yapın. Örneğin yemek yapmak mı size iyi geliyor ya da şarkı söylemek mi, enstrüman çalmak mı ve ya oyun oynamak/yürüyüş yapmak mı ya da gün batımını izlemek mi? size ne iyi hissettiriyorsa onu yapın. Yeter ki hayatın ve yaşamın değerini anlayın. Konuşacak şeylerin olduğunu hatırlayın, yeniden kendinizi ifade etmek isteyin ve birisiyle paylaşacak bir şeyin olduğunu hatırlayın/özleyin. İnanın ki bir süre uzak kalmak, kendinize vakit ayırmak sizi daha mutlu biri haline getirecektir.

Yeniden Başlamak

Ara verdiğiniz zamanı kaliteli geçirdiyseniz, yeniden başlamak sizin için zor olmayacaktır. Günlük rutine dönmek sizi zorlamayacak aksine daha kolay gelecektir. Normalden daha kolay şekilde işlerinizi yapabileceksiniz. En önemlisiyse insanlara tahammül seviyeniz artacak, iletişimde zorluk yaşamayacaksınız. İnsanlara kırıcı sözler sarfetmek yerine özenle cevap vermeyi başaracaksınız. Nasıl ki gülmek kadar ağlamak da değerli, nasıl ki dinlenmek kadar çalışmak da önemli aynı bu şekilde iletişim kadar bazen ara vermek de önemlidir. İletişim kurmadan yaşayamayız. Ama sürekli birileri ile iletişimde olmak da bizi yıpratır, haberimiz olmadan kendimizden çok şey alırız. Her zaman şunu hatırlamakta fayda var hayatın özü dengedir. Bir şeylerden tamamen vazgeçemeyiz zaten vazgeçmemeliyiz de. Bunun yerine dengeyi korumalıyız. Hem iletişim kurmayı hem ara vermeyi öğrenmeliyiz. Bu nedenle bazen ara vermek, uzak kalmak ve iletişim kurmamak çok değerlidir.

İlgili Makaleler

Etkili İletişim Yolları

İletişimde en önemli olan, kendini doğru ifade edebilmektir. Söylemek istediğini, sözlerinle doğru şekilde karşı tarafa yansıtabilmek. Bunun en basit yolu doğru kelimeler kullanmaktır. Söylemek istediğim o değildi, beni yanlış anladın dememek için doğru kelimeler seçmeyi bilmeliyiz. Etkili iletişimin diğer önemli kuralı ses tonudur. Ses tonunuz söylemek istediğiniz şeyin doğru algılanmasında en önemli etkendir. Eğer ki bir konuda kendinize saygı duyulmasını istiyorsanız bunu ses tonunuza yansıtın hatta mimiklerinize de. Doğru anlaşılmak için, doğru anlatmak gerekir.

Reklam

Sosyal İletişim

Hayatımızın en büyük kısmını kaplayan, belki de en çok yanlış anlaşıldığımız iletişim şekli sosyal iletişimdir, özellikle mesajlaşma. En çok da kavgalara, küsmelere bazen daha büyük sorunlara sebep olur. Belki bazen şaka yaparız ama emoji kullanmayı unuturuz, hemen ciddiye alınır ya da ciddi söyleyediğimiz bir şey arada kaynayabilir. En can alıcı konu ise mesajlara geç cevap verilmesi ya da hiç verilmemesidir. Bazen gerçekten cevaplamak için vakit bulamayız bazen de cevaplamak istemeyiz. Ama şunu da söylemek gerekir ki cevap vermek istemediğimiz insana bunu hissettirmenin en kolay yolu mesajdır. Belki yüz-yüze söylemek bu kadar kolay değil ama mesajla bunu yapabilirsiniz. Mesajlaşmanın dezavantajlarından biri de hissettiğin duygunu karşı tarafın görememesidir. Bazen mesajla müjdeli haber verilir, biz sevinç yaşarız ama karşı taraf bunu göremez ve onunla paylaşamayız. Bazen özlem duyarız ama bunu ne mesajla, ne de görüntülü aramayla gideremeyiz. İşte bu yüzden mesajlaşma, arama bize kolaylık sağlasa bile bizim temel ihtiyaçlatımızı, insani duygularımızı karşılayamaz. Hatta köreltir. Bu sebeple acil durumlar dışında yüz-yüze konuşabileceğiniz insanlarla telefonla görüşmek yerine yüz-yüze görüşmeyi tercih edin. Bu size kendinizi daha iyi hisettirecektir. Duygularınızı; sevginizi,özleminizi hatta öfkenizi mümkünsü yüz-yüze konuşarak paylaşın. Herşeyin sonunda şu unutmayın ki bizim yapımızda, temelimizde duygu var.

İfade edilmemiş duygular asla ölmez, sadece diri diri gömülür ve sonradan korkunç şekilde tezahür ederler.

Sigmund Freud

Freud’un da dediği gibi ifade edilmemiş duygular bir şekilde ortaya çıkar. En iyisi siz kendinize zarar vermeden onları iyisiyle de kötüsüyle de paylaşın.

Reklam

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın




Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️

Fidan İbrahimova

Khazar university/Psychology

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu