Yamyam Bir Seri Katilin Psikolojik Analizi: Hannibal Lecter

Filmlerde sıklıkla karşılaştığımız, ince hesaplarla cinayet işleyen, sahtekarlık yapan ve sebep olduğu acılarla ilgili hiç vicdanı sızlamayan, tüyler ürpertici tiplere “psikopat” deriz. Benzer şekilde ürkütücü bazı karakterlere de “sosyopat” diyoruz. Bu ikisi arasında farklar nelerdir? Hangisi daha tehlikelidir? (6*)

Psikopat ve Sosyapat Arasındaki Fark Nedir?

Her iki rahatsızlık da Antisosyal Kişilik Bozukluğu şemsiyesinin altında değerlendirilir. Psikopatların ve sosyopatların ortak özellikleri vardır. Sosyal normları ya da kuralları ihmal ederler, başkalarının haklarını önemsemezler, şiddete eğilimleri vardır ve suçluluk hissetmezler.(4*)

Bazen psikologlar bile ikisinin arasındaki farkı anlamakta zorlanabilir ama en ayırt edici özelliklerden birisi psikopatların doğuştan, sosyopatların ise çevreye bağlı olarak bu özellikleri kazanmasıdır.(4*)

Psikopatlar risk almaya her zaman meyilli olmuş; içinden geldiği gibi davranan, korkusuz ve insanlarla ilişkilerinde sorun yaşayan insanlardır. Sosyopatlar ise aslında daha normal bir kişiliğe sahip olmalarına karşın sorunun kaynağı aileleri, yetiştiriliş tarzı olabilir. (4*)

Psikopatlar, gerçek duygularını ve düşüncelerini gizlemek konusunda uzmandırlar. Genellikle tamamen normal görünürler hatta bazen, son derece çekici ve güvenilir bir görüntü sergilerler. Tıpkı Hannibal Lecter gibi, son derece zeki de olabilirler. Sosyopatlar ise insan içine çıkmak konusunda sıkıntılar yaşarlar. Genellikle çevrelerince tuhaf kişiler olarak tanınırlar. (6*)

Hangisi Daha Tehlikelidir?

Aslında her ikisi de yaşadığı toplum için tehlikeli olabilir. Ancak psikopat kendini gizleyebildiği ve vicdandan yoksun olduğu için daha tehlikeli olarak nitelendirilebilirler.

Aklımızda tutmamız gereken en önemli kısım bu hastalıktan mustarip olan herkesin tehlikeli olmadığıdır. Bu bozuklukların bireyin kontrolü dışında geliştiğini ve normal insanların da belli bazı durumlar altında sosyopatik davranışlar sergileyebildiğini unutmamamız gerekir. Kişilik bozukluğundan mustarip olan kişilerin, “geleneksel” toplum yaşamına uymakta sorunlar yaşamaları, başkalarına zarar vermek istedikleri anlamına gelmez.

Hannibal Lecter’ın Psikolojik Analizi

Hannibal soylu İtalyan bir annenin ve asil Litvanyalı bir babanın akıllı bir çocuğu olarak büyüdü.Onu bilgiye iten her şeye büyük bir merakı vardı. Küçük Hannibal, her iki ebeveyni de soylu olduğu için, görgü kuralları hakkında da çok eğitimliydi.Bu nedenle daha sonra görgü kurallarına uygun davranan bir beyefendi olarak tanınacaktı. Bunun Hannibal Lecter’ı diğer seri katillerden ayıran en önemli özellik olduğunu söyleyebiliriz.

İlk filmde genç Hannibal, ailesinin ölümüne tanıklık eder, daha sonra pişirilen ve yenilen küçük kız kardeşi Mischa’nın korkunç cinayetine tanık olur. Daha sonra birkaç yıl boyunca bir yetimhanede yaşayan Hannibal’ın kardeşinin ölümünden dolayı kendini suçlu hissettiğini söyleyebiliriz. Yetimhanede sıklıkla Mischa’nın ölümünün geri dönüşlerini ve hayallerini yaşar. Buna dayanarak, Hannibal’ın psikolojik profilinin merkezinde travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) olduğunu düşünebiliriz.

Hannibal’ın yetimhanedeki çocuklardan birine saldırdığı ve hatta onu öldürdükten sonra pişmanlık hissetmediği ve duygusuz göründüğü belirtilmiştir. Bu noktadan sonra, Hannibal Lecter’in zaten zihinsel bir sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Anti-sosyal ve duygusuz olduğunu ayrıca başkalarına zarar vermekten suçluluk duymadığını görüyoruz. Yetimhanedeyken asla arkadaş edinemedi ve hiç kimseyle konuşmadı. Bunlar, kız kardeşini öldürenleri bulmayı başardıktan sonra en kötü şekilde gelişen psikopatik davranışların ilk aşamalarıydı.

Yetimhaneden kaçtıktan sonra teyzesi tarafından büyütülen (amcası onu bulduktan birkaç yıl sonra vefat etti) Hannibal teyzesine çok düşkündü.Bu düşkünlüğünü teyzesine hakaret eden kasabı öldürerek kanıtladı. Kasabı öldürmesinin bir diğer sebebi de onu kardeşini öldüren kişilere benzetmesiydi. Hannibal kardeşini koruyamamasının bir yansıması olarak, hiç kimsenin sevdiklerine zarar vermesine istemiyordu. Genç Hannibal da gerileme yaşıyordu. Geriye dönük davranış ve ilkelleştirme olmak üzere iki tür regresyonu vardı. Hannibal Lecter, kız kardeşini öldüren beş askerin hepsini öldürmek için acımasız hale geldi ve ilkelleşme yaşadı. Artık tüm normları ve yasaları gözden geçirmiyor, bunun yerine kontrolden çıkmış ve kendisini yanlış yapan insanlara zarar vermekten çekinmeyen medeniyetsiz bir insan gibi davranıyor (ilkelleştirme).

Hannibal Lecter, Hannibal Rising‘de gösterildiği gibi tıp fakültesine girdi ve daha sonra yaşamı boyunca Kuzuların Sessizliği‘nde gösterildiği gibi bir psikiyatrist oldu. Keskin bir doktor olarak büyük bir üne sahip olmasına ve önceki yaşamında onu yanlış yapan insanları idam etmiş olmasına rağmen, cinayet işlemeyi durduramadı. Hannibal Lecter, çocukluktaki acı dolu anıları çoktan geçmiş olmasına karşın hala savunma mekanizmalarına sık sık başvuruyordu. Yetişkin Hannibal Lecter, süblimasyon (yüceltme) yaşıyordu. Yüceltme kısaca; dürtünün özgün amacını ve nesnesini bırakarak, toplum içinde kabul gören yaratıcı ve yapıcı eylemlere yönelmesidir. Hannibal Lecter kendi içinde sıkıntı yaşıyordu ve bunun farkındaydı. Bu yüzden de tatsız acı duygularını dönüştürmek için psikiyatrist olarak hastalarına terapiler veriyordu.

Saldırgan bir genç psikolojisinden farklı olarak, doktor Hannibal Lecter iştahını tatmin etmek için öldürüyor ve kurbanlarını yiyordu. Ayrıca hala kız kardeşinin ölümüyle ilgili kabuslar görüyordu. En kötüsü de çorbayı yediği, yani kendi kız kardeşini de yediğini hatırlıyordu. Muhtemelen o gerçeği ile başa çıkmak için ve stresini azaltmak için yamyamlık yapmaya devam ediyordu çünkü kendini kardeşinin ölümüyle ilgili suçlu hissediyordu.

Hannibalın öldürdüğü insanların bunu hak ettiğini düşünen bir psikopattan daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu düşünüyorum. O saygın bir doktor olmasına rağmen hala öldürmeye devam etti belki bunu stresini azalttığı için belki de bir alışkanlık haline getirdiği için yaptı.

Hannibal Lecter’ın Popülerliği Üzerine Bir Çalışma

Kurgusal kökenlerine rağmen Hannibal Lecter, birçok insan tarafından en önemli Amerikan seri katili olarak algılanıyor. Popüler kültürdeki üstünlüğü yakın zamanda NBC televizyon dizisi olan Hannibal’in erken yaşamına ve kariyerine odaklanarak gelişti.

Hannibal Lecter, diğer tüm Hollywood film canavarlarından veya katillerinden benzersiz bir şekilde farklıdır. Godzilla veya Freddy Krueger gibi karikatürize karakterlerin aksine, Dr. Lecter insandır. Aynı zamanda zeki, esprili ve hatta büyüleyicidir.

Araştırma, Dr. Lecter’ın uzun süredir devam eden popüler çekiciliğinin ölümlü bir adam olarak gösterilmesinden kaynaklandığını gösteriyor. Birçok yönden, bizim gibi. İnsanlığı, onu, filmdeki diğer tek boyutlu canavar karakterlerin aksine, halka daha hoş tanımlanabilir bir kötü adam yapar.

Aynı zamanda, halka olan benzerliği de korku uyandırma yeteneğine katkıda bulunuyor. Gerçek hayatta Ted Bundy’ye çok benzeyen Hannibal Lecter normal görünüyor, korkunç derecede normal. Modern dünyadaki en büyük kolektif korkumuzu temsil ediyor yani yan dairede yaşayan kişinin katil olma ihtimali.

Dr. Lecter doğaüstü bir canavar veya öcü adamdan ziyade gerçek bir insan olarak tanımlandığı için daha fazla empati ve daha fazla korku uyandırıyor. Onu izlemek hem çok korkutucu hem de eğlenceli. Bu yüzden popüler ve seviliyor.

Kötü insanlara kötü şeyler yapmak bize iyi hissettirir.

Hannibal Lecter

Kaynakça:

  1. https://ejournal2.undip.ac.id/index.php/compendium/article/view/2307/1630
  2. https://www.psychologytoday.com/gb/blog/wicked-deeds/201603/our-enduring-love-affair-dr-hannibal-lecter
  3. http://www.olaganustukanitlar.com/sosyopat-ve-psikopat-arasinda-ne-fark-vardir/
  4. http://www.psikologankara.net/sosyopat-psikopat-arasindaki-fark.html
  5. https://psychknow.wordpress.com/2013/07/22/hannibal-lecter-not-a-psychopath/
  6. https://www.youtube.com/watch?v=J-jgStj8ybA

Erişim Tarihleri: 9.02.2019



Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Merve Mutlu

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Psikoloji

Merve Mutlu 4 içerik yazdı. Merve Mutlu tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Yamyam Bir Seri Katilin Psikolojik Analizi: Hannibal Lecter” için bir yorum

  • 11 Şubat 2019 tarihinde, saat 23:04
    Permalink

    Basarili bir inceleme . Tebrikler . Devamini bekleriz 🙂

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir