Günümüzdeki Açlık Sanatçısı Kim?

Kafka, Açlık Sanatçısı adlı eserinde açlık sanatçısının gösterilmesi üzerine çeşitli organizasyonlar düzenlendiğini ve insanların da açlık sanatçılarını görmek için can attığını anlatır. Kendi içine kapanmış, açlığı ile yaşayan açlık sanatçısı bir kafesin içindedir, kafes sergilenir ve insanlar da açlık sanatçısının her halini izler. Önemli bir diğer nokta da açlık sanatçısının gizlice beslenip beslenmediğidir. Bunu insanlar kontrol etmek ister ama sanatını icra eden açlık sanatçısı asla yemek yemez. Sanatını tam anlamıyla icra etmek kadar onun için önemli başka bir şey yoktur. O,  Kafka’nın deyimiyle “kendi açlığının en tatmin olan seyircisi” konumundaydı. Ama bundan da tatmin olmayıp açlığına büyük bir tutkuyla devam etmekteydi. Açlığın sınırı olsun istemiyordu. Açlığıyla şan ve şöhret elde etmiş bir sanatçıydı o. Sanatçı aslında takdir almak adına bunu yaptığını söylese de diğer yandan takdir edilmek istemediğini ifade etmektedir. Ancak takdir edilmeyerek ve kendinden memnun olmayarak açlığını devam ettirebiliyordu. Aradığı şey tanınmak, görülmek, takdir edilmek ve onaylanmaktı ama bunları elde ettiğinde daha fazlasını isteyerek memnun olmuyor ve bu şekilde açlığına devam edebiliyordu.

Önerilen Yazı:  Çok Kültürlü Dünyada Psikoterapi

Kafka aslında günümüzde oldukça sık karşılaştığımız anoreksiyanın bir portresini çizmiş gibidir. Beden imgesi ile meşgul, bedeninin tanınmasını ve onaylanmasını isteyen ve bunun için de ideal güzellik standartlarını takip eden kadınların ruhsal bir çizimini yapmıştır sanki. Açlığın diğer insanlarla ilişkili ruhsallığını detaylı bir şekilde betimlemiştir. Anoreksik kişinin ölüm tehlikesi olmasına rağmen yemek yemeyi reddedişi açlık sanatçısının da yemek yemeyi reddederek açlıktan ölmesi ile paraleldir. Sanki, Kafka son zamanlarda artan bu modern patolojinin habercisi gibidir. Anoreksik de ne kadar zayıf olduğunun farkında değildir, daha çok zayıflamak, daha çok küçülmek ve sonunda yok olmak istemektedir. Kafka’nın anlattığı gibi: Tam anlamıyla açlığını yaşamakta ve tam anlamıyla ölüme doğru gitmektedir.

 

 


Merve Yerli

ODTÜ-Psikoloji

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
İmgesel Dünyada İmgesel Zevkler

Postmodern kapitalist sistemde kişisel zevklerin peşinde koşarken yarattığımız imgesel dünyada yaşıyoruz. Gerçekliğin veya ötekinin etkinliğinin nispeten az olduğunu ve kendi

Kapat