Görünmez Çapa – Bahaneler

Hepimizin yandaşı ve en sevmediği ama sevmemesine rağmen onlarsız yapamadığı bir konuya değinmek istedim; bahaneler.

Nedir sizce bahaneler? Her birimizin kafasında bahanenin karşılığı doğru ya da yanlış bir şekilde mevcuttur. Sözlüğe baktığımız zaman bahanenin karşılığı olarak “ Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep” tanımı çıkıyor. Bense kendime bahane nedir diye sorduğum zaman  “bizi olduğumuz yere sabitleyen, ilerlememizi engelleyen asılsız işler, üretilen fikirler” kavramını görüyorum. Aslında bahaneler gerçekten de öyledir. Ne zaman bizi olduğumuzdan daha ileri, daha gelişmiş bir duruma götürecek bir şey düşünsek ya da yapmaya kalkışsak her zaman bizi bundan vazgeçirmeye çalışan birtakım şeylerin bizi engellediğini görürüz. Her birimiz öyle ya da böyle yaşamışızdır bunu. Veyahut yaşıyoruzdur hala. Belki de okumaya başlamadan önce veya şuan bunu okurken aklına ödevin geldi, makineye atılacak çamaşırlar, 1 hafta sonraya yetişecek sunum, okunacak kitaplar… Bunlar hep bizi durduran bahaneler, başka bir deyiş ile gemi çapaları. Bunu daha sonra da okuyabilirsin ama o işi yapmak sana okumaktan daha zor, daha zahmetli geldiği için yazdığım yazıyı okumak daha sonra işini yapmak kolay geliyor. Ama biliyorsun sen de bu yazıyı okuman bittiği zaman başka bir bahane daha bulacaksın o işleri yapmamak adına.

Tükenmeyen ender şeylerdendir bahaneler, ne yazık ki. Ama bunun önüne geçmek istiyoruz hepimiz ya da büyük çoğunluğumuz. Peki, neden hala bunu okumaya devam ediyorsun o halde. İşlerin bu yazıyı okumaktan daha mı önemsiz. Sen bu kadar bir insan mısın? İşlerini halletmek yerine bahaneler üretip duran aciz bir insan? Sen dediğime bakma bazen ben de böyle oluyorum. Ama aciz olmamalıyız. Güçlü bireyleriz biz, potansiyelini sen de biliyorsun. Benim bilmediğim, ailenin, eşinin, sevgilinin ya da dostlarının bilmediği o potansiyeli yalnızca sen biliyorsun. O halde o potansiyeli açığa çıkarmak adına bir şeyler yapman gerektiğinin de farkına varmalısın.
Artık ertelemekten vazgeçip seni ileri götürecek, belki de çok daha başka bir insan, bambaşka bir birey haline getirecek o ipin ucunu tut artık. Onun ucunu tut ki seni yerine saplamış ilerlemene izin vermeyen o lanet çapanın ucunu bırakabilesin. Seni ileriye doğru çekecek o ipe dört elle sarılabilesin.

Bahaneler ile yaşayıp yaşamamak senin elinde. Tıpkı olduğun insandan daha gelişmiş, daha donanımlı bir insana geçiş yapmak gibi. Hangisi olmak istediğine karar vermek sana kalmış artık. Ama unutma;

Bir şeyi gerçekten yapmak istersen bir yolunu bulursun. İstemezsen de, bir bahane bulursun.

 (Jim ROHN)

Mert Can Sarıdaş

Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Psikoloji 1. sınıf bir psikoloji meraklısı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Duygu ve Mantık – Bitirim İkili

Duygu ve mantık; insanın varoluşunda, yaşamını idame ettirebilmesinde ve onu diğer canlı türlerinden farklı ve üstün yapan vasıflara sahip olmasında

Kapat