Geçmişten Günümüze Kıskançlık

Geçmişten Günümüze Kıskançlık

Kıskançlık, bağlılık taşıyan bir ilişkinin 2 ya da 3. Kişiler tarafından sonlandırılma ve sekteye uğrama ihtimaline karşı verilen bir tepkidir. Yani kıskançlık bir duygu değil; duygusal, bilişsel, davranışsal ve fizyolojik reaksiyonların bir bütünüdür diyebiliriz. Temel bir duygu olmasa bile sahip olduğumuz öfke, korku ve üzüntü gibi temel duygularla bağlantılıdır. Evrimsel açıdan ele aldığımızda aslında kıskançlık bağlılık taşıyan bu değerli ilişkiyi korumak adına geliştirdiğimiz bir adaptasyondur.

Kıskançlık ve sadakatsizlikle ilgili yapılan araştırmalarda kadın ve erkek cinsiyetleri arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür.

Yapılan bu araştırmada kadın ve erkek katılımcılara “Partnerinizin başka birine karşı duygusal yakınlık hissetmesi mi yoksa cinsel birliktelik yaşaması mı sizi daha çok rahatsız eder?” şeklinde bir soru yöneltilmiştir. Her iki cinsiyetinde kıskançlık sıklığı ve şiddeti birbirine yakın olmasına rağmen kadın katılımcılar duygusal bir yakınlığı; erkek katılımcılar ise cinsel bir yakınlığı kabul edemeyeceklerini belirtmişlerdir.

(1*)

Cinsiyete Göre Kıskançlık Farkının Nedenleri

Neden kadın ve erkekler eşlerini farklı durumlarda kıskanıyor? Çünkü meydana gelen sadakatsizliğin maliyeti kadın ve erkek için farklıdır. Günümüzden milyarlarca yıl öncesini düşünürsek: soy büyüklerimiz ağaçlarda ve mağaralarda yaşamış, yere indikleri an çoğunlukla tehlikelerle karşı karşıya kalmıştır. Tek amaçları bu tehlikeler karşısında hayatta kalmak ve kendi kalıtsal miraslarını bir sonraki nesle aktarabilmek olmuştur. Bu sebeple kadın soy büyüklerimiz, erkeği ihtiyaçlarını giderecek bir kaynak ve onu tehlikelerden koruyacak bir güç olarak görmüştür. Eğer erkek başka bir ilişkiye dahil olursa kendisi ve çocukları için sağladığı kaynakları bölüştürmek zorunda kalacak ve bu durumda kadın için bir tehlike oluşturacaktır.

Söz konusu erkekler olduğunda ise durum değişmektedir. Erkeğin duyduğu babalık şüphesi kıskançlık tepkisini de tetikler. Bir anne karnında taşıdığı bebeğin kendine ait olduğundan oldukça emindir ancak baba için bu durum aynı şekilde işlemez. Amacı kalıtsal mirasını bir sonraki nesle bırakmak olduğu için çocuğunun kendine ait olduğundan emin olmak ister (2*).

Yapılan Araştırmalar

Konuyla ilgili evrimsel açıdan yapılan birçok araştırmada erkekler ve kadınlar arasındaki kıskançlık tepkisinde bir asimetri olduğu görülmüştür:

Kıskançlık ve sadakatsizlik üzerinde yapılan bu araştırmada katılımcıların kalp atım hızı, deri tepkileri, fMRI görüntüleri incelenmiştir.  Böyle bir durum söz konusu olduğunda erkek katılımcıların beyninde daha çok cinsellik ve saldırganlıkla ilişkili bölgelerin; kadın katılımcıların beyninde ise zihin ve niyet okuma ile ilişkili bölgelerin aktivitesinin arttığı görülmüştür.

Başka bir araştırmada ise katılımcılara bir sadakatsizlik senaryosu verilmiştir. Bir hafta sonra senaryo her iki cinsiyet katılımcılarına ayrı ayrı sorulduğunda kadınların daha çok duygusal ipuçlarını; erkeklerin ise cinsel ipuçlarını hatırladığı görülmüştür.

(1*)

Burada konuyu sadece evrimsel açıdan ele almaya çalıştım ancak evrimsel psikolojinin sadakatsizlik ve kıskançlıkla ilgili verdiği yaptığı bu açıklamalar karşısında tabii ki bu bilgilerin sınırlı olduğuna dair görüşlerde bulunmaktadır. Bu sebeple konuya sadece evrimsel psikoloji bakış açısıyla bakmak pek doğru olmayacaktır. Kıskançlık ve sadakatsizliğe yüklenen bu anlamın yanı sıra kişinin içinde bulunduğu sosyal, kültürel ve psikolojik durumunda göz önünde bulundurulması gerekmektedir.


KAYNAKÇA

  1. Winston, R. (2010). İnsan İçgüdüsü. İstanbul: Say.
  2. Aldatma ve Kıskançlık Duygusunun Evrimsel Temelleri. (2020, 10, 28). Uplifers web sitesi: https://www.uplifers.com/aldatma-kiskanclik-duygusunun-evrimsel-temelleri/

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın



Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️
Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Ülkünur Yılmaz

İstanbul Medipol Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik ve yine aynı üniversitenin Psikoloji (çift anadal) mezunudur.

Ülkünur Yılmaz 4 içerik yazdı. Ülkünur Yılmaz tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir