Ergenlik Döneminde Aile İle İlişkiler

Ergenlik döneminde birey fiziksel ve psikososyal gelişim ve değişime karşı ailesiyle ilişkilerde uzaklaşabilmektedir. Bu dönemde hormonların salgılanması, hızlı gelişime adapte olmaya çalışırken çevresindekilerle uzlaşmada sorun yaşayabilmektedir. Ergen, arkadaşlarının geri bildirimlerine önem verir ve sosyalleşme sürecini arkadaşlarıyla kazanır. Aileden bağımsız hareket etmeye, bağımsızlaşmaya çalıştığı için aileyi pek dikkate almamaktadır. Ailede eğer çocuk şiddete maruz kalırsa birey için olumsuz bir durum olacaktır çünkü bu, kişiyi psikolojik bozukluklara kadar götürebilir.

Otoriteye karşı gelme, söz dinlememe, eleştirilmeye karşı hassaslık, beğenmeme ve eleştirme ergenlik döneminin tipik tepkileri gibidir. Ergen bu yollar ile anne-babasından farklı bir birey olduğunu kanıtlamaya, kendi yeterliliğini göstermeye çalışır. Ergenlikte ebeveyn ile çatışma yaşanmasının temelinde çocukluk ile yetişkinlik arasında kalan bireye nasıl davranılacağının bilinmemesi ve bireyin bulunduğu dönemdir. Ebeveyn, çocuğa bir yandan yetişkinmiş gibi davranırken bir yandan da eskisi gibi davrandığında çatışmalar çıkabilmektedir. Bu ergeni rol karmaşıklığına da götürebilmektedir. Ergen, evde içedönük odasına kapanan ve yalnız kalmak isteyebilirken okulda da dışadönük olabilir. Ailenin aşırı baskı uygulaması, otoriter olması, sevgi göstermesi veya pasif olması ergenlik döneminde çocuğa çok katkı sağlamaz. Pasif aile çocuğuna herhangi bir katkı sağlamadan olduğu gibi bırakır, sorunlarıyla ilgilenmez, anlamaya çalışmaz ve iletişim kurmaya çalışmaz. Yani çocuğa neredeyse hiç etkileri yoktur. Aşırı baskı uygulanması çocuğu aileden uzaklaştırabilmekte ya da çocuğa kendini suçlu, başarısız, güvensiz hissettirebilmektedir.

Meslek seçimi, ne olacağını düşünmesi, gelecek planları konusunda ergen ya üzerine gider ya da hiç ilgilenmez. Aile içi ilişkilerde çocuğa mesleki olarak potansiyelinin dışında bir alana yönlendirme yine sağlıklı olmayacaktır. Ailenin çocukla iletişiminde etkin dinlemeyi ve çokça sen dili kullanmamayı bilmesi gerekir. Ergene harçlık, dışarıda kalma süresi, arkadaşlarıyla görüşme konusunda sınırlar getirme veya bunlara müdahale etme konusunda yine ailenin titiz olması gerekir. Ebeveyn, karşısındaki çocuğunun bir birey olduğunun bilincinde olmalıdır.

 


Kaynakça:

https://acikders.ankara.edu.tr/pluginfile.php/352/mod_resource/content/2/5._hafta-Kisilik_Gelisimi.pdf

Adolesan Sağlığı Sempozyum Dizisi No: 43 • Mart 2005; s. 17-21; Prof. Dr. Oya Ercan

http://www.guncedanismanlik.net/index.php?option=com_content&task=view&id=384&Itemid=229


 

Ahmet Kılgi

İstanbul Kültür Üniversitesinde Psikoloji lisans öğrencisidir. Psikolojiden Oku'da araştırmalar, incelemeler ve denemeleri bulunmaktadır. Psikoloji alanında okumalar yapmakta ve bilgilerini bu platform üzerinden aktararak faydalı içerikler sunmayı amaçlamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Filmlerle Psikoloji

Şüphesiz ki filmler oluşturulurken toplumdan parçalar taşımaktadır. Toplumda bizler de olduğumuz için filmleri izlerken nöronlarımız arasında bazen olaylara bazen de

Kapat