Elektrik Kesildi!

Yıllar içinde gelişen ve halen gelişmekte olan teknolojinin avantajlarını hayatımızın her alanında görebiliyoruz. Daha rahat ve konforlu hayat mantığı ile yola çıkılmış ve bu yolda sanal dünyaya her gün yeni yeni sektörler katılmıştır. Kıyafet, yiyecek, beyaz eşya, gazete, kitap ve daha nicesi… Fazla konforlu ve rahat hayat talebi zamanla sadece belli bir kitleye değil bir çok yaştan, cinsiyetten ve toplumdan insana hitap etmeye başladı. Zaman içinde yavaşça bazı alışkanlıklarımızı bıraktık. Artık gazetelerimizi almaya gitmiyoruz çünkü bilgisayarımızdan ulaşmamız çok daha kolay. Artık yemek tariflerimiz için büyüklerimizi aramıyoruz çünkü internet bize yüzlerce yemeği ve tariflerini bonkör bir şekilde sunuyor. Yeni bir dil öğrenmek için elimize sözlük almamıza da gerek kalmadı; tabletimiz bizim yerimize çeviriyor. Sokaklar artık bomboş oyun oynayan çocuklar kalmadı, hepsi evinden oyun oynuyormuş öyle söylediler… Biliyor musunuz artık dışarı çıkmak zor gelmeye başladı. Arkadaşlarımla görüşmek için dışarıya çıkmama gerek yok ki; birbirimizi görüntülü arayabiliyoruz. Her şey bu kadar basitken aşkımızı da gerçek hayatta aramamıza gerek kalmadığı düşünüyorum. Sanal dünya bu konuda da bize yardımcı olacaktır, buna inanıyorum… Bir şeyler yanlış gidiyor farkında mısınız?

Kendi sanal dünyamızda bir profil oluşturduk. Bu profil tamamen bize ait olduğu için içini de tam istediğimiz gibi, istediğimiz bilgilerle ve istediğimiz fotoğraflarla doldurduk. Görünenden çok daha süslü, görünenden çok daha mutlu hayatlar yaşıyor gibi yaptık. Yapmalı mıydık? Onlar yaptı, bizde yaptık. Hiç fark etmeden bir yarışın içinde kendimizi bulduk. En güzel yere ben giderim, en güzel ben giyinirim, en yardımsever benim, en güzel benim, en, en, en… Asosyal insanlardık belki ama internet üzerinden ne de çok arkadaşımız vardı. Hiç kitapları sevmezdik belki de ama sosyal medyada kocaman kütüphanelerimizi paylaştık. Ders çalışmayı da sevmezdik ama masamızın üzerinde hep renk renk kalemler, hiç çözülmemiş test kitapları vardı, olsun; böyle daha şık duruyorlardı… Aile ilişkilerimizi de paylaştık, ne var ki? Herkes paylaşmıyor mu? Kimi zamanda sahte ilişkiler yarattık. ”Telefonun başında işte, her gün mesaj atıyor bana, fotoğraflar yolluyor, en çok gitmeyi sevdiği mekanı söylüyor, en çok dinlediği müzik grubunun şarkısını atmış bana… Demek ki seviyor beni. İlla karşımda olmak zorunda mı?” Bir şeyler yanlış gidiyor hissediyorum…

Mutsuzum… Bu sabah elektrik kesilmiş. Kendime yarattığım sanal hayatın dışına çıkınca gerçek hayat yüzüme bir tokat gibi vurdu. Canımı yaktı, biraz sonra unuttum. Günlerdir kapalı olan odamın penceresini açtım, güneş içeri girsin istemedim ama gerçek hayatta izin ver butonu bulunmuyormuş. Benim kendi yarattığım dünyanın dışında ki dünyayı pek sevdiğim söylenemez çünkü gerçek hayatta akıp giden hayatı durduramıyorum, bir şeyler kaçıyor yakalayamıyorum, keşke hayatında bir durdurma tuşu olsa… Devam eden hayatımın bu kadar yoğun ve tempolu olduğunu unutmuşum. Ders çalışmam gerekiyor öylece duran test kitabının açılma vakti geldi. Kafam biraz dolu gibi yeni bilgiler için eski verileri temizlesem keşke… Günlerdir bilgisayarın başından sadece uyumak için kalktığımdan olsa gerek; bir de temizlik yapmam lazım. Annemin hazırladığı kahvaltının kokusu burnuma geldi. Bu gerçek. Evet bu gerçek. Biraz sonra arkadaşlarımın sesini duydum. Beni çağırıyorlar. Eskisi gibi… Onlarla sohbet etmeyi özledim. Günlerdir sadece oyun oynarken internet üzerinden tanıştığım arkadaşlarımla konuşmuştum. İsimleri bile kendi isimleri değildi, oyun için takma adlar kullanıyorduk. İnternet üzerinden tanıştığım insanın hiçte hayalimde ki insan olmadığı fark ettim. Okuldan tanıştığım biri var şimdi. Benimle sohbet ediyor. Birlikte fotoğraflar çekiliyoruz, sevdiği mekanlara birlikte gidiyoruz, sevdiği grubun şarkısını birlikte dinliyoruz. Yanlış olan şeyleri fark ettim ve doğrusu için adım attım.

Gelişen teknoloji bize kattıklarıyla birlikte bizden de birçok şey götürdü. Toprağa dokunduğumuzda oluşan o his, yağmurun yağmasının ardından çıkan o muhteşem koku, birlikte yeni keşfedilecek bir yolun verdiği heyecan… Ve bu duygulardan uzak bireyler… Zamanla duygularımızın gerçekliğini daha sanal duygularla değiştirdik. Biraz robotlaştık, biraz tembelleştik. Hazırın cazipliği, her zaman ilk tercihimiz oldu. Bazen sanal dünyaya kendini fazla kaptıranlarda da ciddi ruhsal hastalıklar meydana geldi. Bazen biyolojik rahatsızlıklar üredi. Gelişen teknolojiyi yararlı kullananlarda oldu, boş yere zaman öldürenlerde. Gerçek hayatınız belki hiç bir zaman sanal dünyanızda oluşturduğunuz yapay hayatınız kadar güzel ve ilgi çekici olamayacak. Ama o hayatlar elektrik gittiğinde, internet bittiğinde, telefonunuz bozulduğunda yok olacaklar…

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın



Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️
Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Yağmur Bekdaş

Girne Amerikan Üniversitesi İngilizce Psikoloji Bölümü

    Yağmur Bekdaş 14 içerik yazdı. Yağmur Bekdaş tarafından yazılan tüm içerikleri gör

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir