Edim Hataları – Sigmund Freud

Ön bilgi: Bu yazı Sigmund Freud‘un Psikanalize Giriş Dersleri kıtabının Edim Hataları kısmından çıkarılan notlarla oluşturulmuştur.

Dil sürçmesi, yanlış okuma, yanlış duyma gibi yapılan hatalar edim hataları(hatalı eylemler, parapraxes) olarak adlandırılmaktadır. Hayattaki bu tarz küçük göstergeleri önemseyerek büyük şeylerin izini yakalayabiliriz. Edim hataları sağlıklı insanların görünürde önemsiz gördükleridir. Psikolojik açıdan rastlantıyla değerlendirmektedirler.

Not: Freud, konuyu anlatırken psiko-fizyolojik durumlardan kaynaklanan hataları kastetmediğini belirtmektedir.

Dil Sürçmesi

Bizi belli bir durumda belli bir sürçmeye zorlayan şey nedir? Dil sürçmesinde sesler arasındaki ilişki, sözel benzerlikler ve sözcük çağrışımları yer almaktadır.

Ruhsal bir sürecin anlamı: Kastedilen şey bunun bir amaca hizmet ettiği ve ruhsal bir süreklilik konumuna sahip olduğudur.  Örneğin; bir toplantıda oturumu açıyorum yerine kapatıyorum diyen bir insanın amacı yani anlamı ve niyeti oturumu kapatmak istemesidir.

Tabii burada şuna dikkat etmek gerekiyor: Kasıtlı bir şaka mı yoksa gerçekten de bir dil sürçmesi mi?

Sürçme nasıl gerçekleşir?

Kişinin bastırdığı amaç iradesine rağmen izin verilen niyetin ifadesini değiştirerek, onunla kaynaşarak ya da gerçekte onun yerini alarak sözel anlatım bulur.

Üç Grup
  1. Konuşan kişinin bozucu amacı bildiği ve dil sürçmesinden önce fark ettiği olayları kapsar.
  2. Konuşmacının bozucu amacı aynı ölçüde anladığı, ama sürçmeden hemen önce farkında olmadığı olaylardan oluşmaktadır. O sürçmeye ilişkin yorumumuzu kabul eder ama buna bir ölçüde şaşırır.
  3. Bozucu niyet yorumunu şiddetle reddeder; sürçmeden önce bunun onda aktif olduğunu inkar etmekle kalmaz, bunun ona tamamen yabancı olduğunu da savunmaya çalışır.

Sonuç: Bir dil sürçmesinin ortaya çıkması için kaçınılmaz önkoşulun, konuşmacının bir şey söyleme niyetini bastırması olduğudur.

Özellikler:
  • Hiçkimse dil sürçmesi yapmaktan hoşlanmaz.
  • Başkalarının sürçmesini kaçırmazken, çoğu kez kendi sürçmelerimizi duymayız.
  • Dil sürçmeleri bulaşıcıdır; dil sürçmesi yapmadan dil sürçmelerinden söz etmek pek kolay değildir.
  • Sürçmelerde kişi farkına vardığını aktarmak için düzeltme yapabilir.
  • Psikanalitik ve sıradan dil sürçmeleri birbirinden farklıdır.

Okuma Hataları

Asıl yazan şey arzulamadığımız bir şeydir ve analiz bize, okuduğumuz şeyi reddemeye yönelik yoğun bir arzunun, yanlış okumadan sorumlu tutulması gerektiğini gösterir.

Kalem Sürçmesi

Pratik bir anlam ya da fantazisel bir anlam ifade edebilir. Önemine örnek: Bir suçlunun

Söylemek istediği: “fare ve kobaylar üzerinde yaptığım deneylerde”

Söylediği: “İnsanlar üzerinde yaptığım deneylerde”

yukarıdaki gibi bir kullanımını suç için bir soruşturma kanıtı alabiliriz. Ancak sürçmeler basit yapılar değildir ve bir soruşturma başlatacak düzeyde değildir.

Sürçme Örneği

Birisi yazdığı mektubu postalamayı unutursa karşı-amaç mektubun içeriğiyle ilgili olabilir; ancak mektup pekala zarasız da olabilir, ama daha önce yazılan ve karşı niyetle doğrudan bir saldırı noktası sağlayan bir mektubu hatırlattığı için karşı-niyete tabii olabilir. Dolayısıyla burada karşı-iradenin, buna zemin hazırlayan önceki mektuptan, hiçbir ilgisi bulunmayan bugünküne aktarıldığı söylenebilir.

Buna bağlı olarak yorumlarımızı uygularken dikkatli ve öngörülü olmamız gerektiğini görüyorsunuz: psikolojik açıdan eşdeğer olan şeyler, pratikte çok farklı anlamlar taşıyabilir.

Önerilen Yazı:  Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Unutkanlık Örneği

Ödünç alınan bir kitabı vermeyi unutan bir kişiyi düşünelim. “Ödüncü geri vermeme niyeti beslediğini” inkar edebilir. Bunun varlığını da unutkanlık yoluyla dışa vurmuştur.

Bunlar da bize insanların, varlığından haberdar olmadıkları amaçlar besleyebileceği yolundaki kaçınılmaz hipotezi kabul etmeye götürür.

Özel İsimler ve Yabancı İsimlerin Unutulması

Doğrudan veya dolaylı olarak söz konusu isme yönelik bir karşı iradeyle açıklanabilir. Ama sadece bununla kalmaz bu ismi çağrıştıran şeylere karşı da unutkanlık olabilir.

Sigmund Freud

Yaşantıların Unutulması

Nahoş şeyleri bellekten uzak tutmak için yapılabilir. Hepsi edim hatalarına girmez. Sadece olağan yaşantı standardımızla değerlendirildiği zaman çarpıcı ve temelsiz gibi gözüken olaylar bu gruba girer.

Örneğin: Çok yeni veya önemli olan izlenimlerin unutulması ya da başka türlü çok iyi hatırlanan bir olaylar zincirinde eksik anı halkaları olması gibi.

Ruhsal Arena: Ruhsal yaşamın karşı amaçların arenası ve savaş alanı olduğunu ya da dinamik olmayan bir bakış açısından, çelişkilerden ve karşıt çiftlerden oluştuğunu kabul ederek işe başlamak önemlidir. Belli bir amacın varlığının kanıtı, karşıt bir başka amacın varlığını dışlamaz; her ikisine de yanıt vardır. Sorun sadece bu karşıtların birbirine yönelik tutumu ve birisinin veya diğerinin ne gibi bir sonuç ürettiğidir.

Kaybetmek ve Koyduğu Yeri Hatırlayamamak

Bu kategorideki çeşitli olaylar vardır. Bütün olaylarda ortak olan şey kaybetme arzusudur; aralarındaki fark ise bu arzunun amacında yatar. Örnek:

Bir eşyayı yıprandığı, daha iyisini almak istediğimiz, artık hoşlanmadığımız, artık aramızın iyi olmadığı biriyle ilişkili olduğu ya da artık hatırlamak istemediğimiz koşullarda edindiğimiz için kaybederiz. Eşyaları düşürme, bozma veya kırma da aynı amaca hizmet edebilir.

Kazalar, Yanlışlıklar

Diğer hatalar gibi sakatlık da çoğu kez kişinin kendinden saklaması gereken arzuları gerçekleştirmek için kullanılır. Burada niyet kendini şanslı bir kazanın altına gizler. Freud bir örnek verir:

Aşık olduğu kıza telefon etmesi yasaklanan bir gencin başka birini ararken ‘yanlışlıkla’ ya da ‘başka bir şey düşünürken’ aşık olduğu kızın telefonuna bağlandığını fark etmesi.

Görüldüğü gibi edim hataları birçok kategoriye ayrılmaktadır. Temelinde bastırılan düşünceler, farkında olmayışımız ve ruhsal alandaki çatışmalarımızı içermektedir. Freud kitaptaki Edim Hataları bölümünü aşağıdaki soruyla kapatır ve cevabını bizim düşünmemizi ister. Yorumlarınızı bekliyoruz.

Eğer insanlar edim hatalarını kavramaya bu kadar yaklaşabiliyorsa ve bu kadar sık anlamlarını kavramış gibi davranıyorsa, buna rağmen nasıl oluyor da aynı olayları genel olarak anlamsız ve rastlantıya bağlı olarak bir kenara itebiliyorlar ve bunlara ilişkin psikanalitik açıklamaya böylesine inatla karşı çıkabiliyorlar?

 


Yararlanılan Kaynak: Freud, S., Türkçe Çev. Selçuk Budak , Psikanalize Giriş Dersleri, Öteki/Psikoloji. İstanbul, 2006


 

Sizin için kaliteli içerikler hazırlamaya çalışıyoruz. Sinir hücremiz olmak için tıklayın 🙂


Ahmet Kılgi

İstanbul Kültür Üniversitesinde Psikoloji lisans öğrencisidir. Psikolojiden Oku'da araştırmalar, incelemeler ve denemeleri bulunmaktadır. Psikoloji alanında okumalar yapmakta ve bilgilerini bu platform üzerinden aktararak faydalı içerikler sunmayı amaçlamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Sigmund Freud
Beğeneceğiniz 4 Freud Belgeseli

Psikanalizin kurucusu ve tartışmalı bir isim olsan Sigmund Freud'u daha iyi anlamak için aşağıdaki videolardan faydalanabilirsiniz. Sigmund Freud kimdir? Freud'u

Kapat