Duyguların Kalorileşmesi: Duygusal Yeme

Temel ihtiyaçlardan biri olan beslenme; insanın büyüyebilmek, sağlığını koruyabilmek ve üretebilmek için vücudunun gerekli gördüğü yiyecekleri alıp kullanabilmesidir. Bu yiyecekleri sağlıklı besinler arasından seçip, günlük almamız gereken miktarda kullandığımızda, yeterli ve düzenli beslenmiş oluruz. Ne var ki, birçoğumuz bu rutine uyum sağlamakta zorluk yaşar. Çeşitli nedenleri olmakla birlikte, bu yazımızda sağlıklı beslenmemizi tehdit eden faktörlerden, duygusal yeme üzerine konuşacağız.

Tanım

Duygusal yeme, açlık hissinden ya da öğün zamanı geldiğinden dolayı değil, kişinin sadece o an hissettiği duyguya karşılık oluşan, bir çeşit yeme davranışıdır. Bu davranış, çoğunlukla yalnızlık, depresyon, anksiyete, stres, ve kızgınlık gibi olumsuz duygular tarafından tetiklenir. Olumsuz duygulanım ve aşırı yemenin arasındaki ilişkinin nasıl bir işleyiş içerisinde olduğu tam olarak bilinmemekle beraber, bir çeşit yeme bozukluğu olarak duygusal yemeyi açıklayan teoriler öne sürülmüştür.

Teoriler

1. Psikosomatik Teori

Kaplan ve Kaplan’ın obezite teorisine göre, kişiler gergin ve kaygılı olduklarında bu kaygıyı hafifletmek amacıyla yemektedirler. Yemenin kaygı üzerindeki etkisi tam olarak bilinmese de, protein ve karbonhidrat alımının beyindeki serotonin miktarı üzerinde etkili olabileceği söylenmektedir. Bu teoriye göre, beslenme ve sakinleşme erken yaşta öğrenilmiştir. Kişiler sadece açlık hislerini bastırmak için değil, kaygılarını azaltmak amacıyla da yemeyi öğrenmişlerdir.

Bruch, duygusal yiyicilerin içsel farkındalıklarının eksik olduğunu ileri sürmüştür. Bu kişilerin anneleri, çocuklarını huzursuzluk yaşadıklarında sakinleştirmek için yiyecekleri tek çözüm yolu olarak görürler. Böyle durumlarda anneler, çocukları açlık hissetmese de önlerine yiyecek koyarlar ve çocuklar önlerine geleni yedikleri için zamanla içsel uyaranları (açlık, tokluk) tanımlamakta zorlanırlar.

2. Dışsal Teori

Bu teoriye göre bazı bireyler yiyeceklerin görünümü, kokusu gibi dışsal özelliklere karşı daha duyarlıdır ve bu uyaranlar yeme davranışının oluşmasında iştah ve açlık gibi nedenlerden daha büyük bir etkiye sahiptir.

3. Kısıtlama Teorisi

Yemeklere duyulan arzu ve bu isteğe karşılık direnme çabası, bireyin yeme davranışını belirler. Az yemek için yediklerini kısıtlamaya çalışanlarda, kilo almaktan korkma durumu hakimdir. Teoriye göre, yediklerini azaltmaya çalışan bireylerde; alkol, aşırı yediğine dair algılar, anksiyete ve depresyon gibi güçlü duygulanımlar nedeniyle geçici kontrol kaybı yaşanabilir.

4. Kaçış Teorisi

Son teori ise duygusal yemenin kişide olumsuz hisler oluşturan ortamlardan bir çeşit kaçış olduğu şeklinde yorumlanır. Benliği tehdit eden bir durum ile karşılaşıldığında, olumsuz duygular ve etkilerinden kopabilmek amacıyla kişi, kaçma isteği duyar.

Özellikler

  • Duygusal yemenin genelde kimsenin görmediği gizli alanlarda, özellikle evde gerçekleştiği bilinmektedir. Daha önce de bahsedildiği gibi sıklıkla obez bireylerde, ayrıca yeme bozukluğu olan kadınlarda veya normal kilosundayken diyet yapan kişilerde de görülür. Şaşırtıcı bir biçimde, duygularımızın, iştahımız üzerinde %30-48 oranında etkisi olduğu bulunmuştur. Ayrıyeten, duygusal yeme sıklıkla düşük benlik saygısı ve yetersizlik duygularıyla ilişkilendirilmiştir.
  • Kadınlarda olumsuz duygulara tepki olarak daha çok abur cubur tüketimi fazlayken, erkeklerde pozitif duygular geliştirmek için keyif veren gıdaların tercih edildiği, ve tüm duygusal yiyicilerin gece ve ara öğünlerde beslendiği bulunmuştur. Ayrıca, başka bir çalışmanın sonuçlarına göre, olumlu duygulanım sırasında kişiler genellikle pizza, biftek, güveç gibi yiyecekleri tercih ederlerken, olumsuz duygu durumundaki kişiler dondurma, kurabiye ve tatlıları tercih etmişlerdir.
  • Robbins ve Fray yaptıkları bir çalışmada, katılımcılardan farklı duyguların olduğu durumlarda kendilerini hayal etmelerini istemişler ve bu esnadaki besin tüketimlerine bakmışlardır. Çalışma sonucunda, deneklerin gerilim, korku gibi güçlü duygularda daha az yerlerken, sıkıntı ya da depresif ruh hali gibi hafif duygu durumlarında daha fazla yedikleri tespit edilmiştir.

Diğer Faktörler

  • Stres: Birçok çalışma, stresin sağlığı etkilediğini ve insanların yiyecek seçimi gibi davranışlarında da değişiklik yaratabileceğini ortaya koymuştur. Stres sırasında pek çok kişinin tatlı ve çikolata gibi kalorisi yüksek yiyecekleri fazla yedikleri, sebze ve meyve gibi sağlıklı besinleri ise daha az tükettikleri bulunmuştur. İşleri stresli olan bireylerde de enerji ve yağ alımı yüksektir.
  • Depresyon: Depresyon ve duygusal yeme arasında da pozitif korelasyon bulunmaktadır. Depresif kişilerin enerji yoğunluğu yüksek besinler tükettikleri ve beden kitle indekslerinin daha yüksek olduğu görülmüştür.
  • Ebeveyn Modellemesi: Wardle ve arkadaşlarının yapmış olduğu bir çalışmada, duygusal yeme alışkanlığı olan çocukların annelerinde de duygusal beslenme stili olduğu görülmüştür. Ebeveynler genetik etkilerin yanı sıra modelleme yoluyla çocuklarının beslenme davranışlarını etkileyebilmektedir.
  • Duygular: Araştırmacılar, öfke, korku, mutsuzluk ve neşenin yeme davranışı üzerinde farklı etkileri olduğunu ortaya koymuşlardır. Bireyler öfke ve neşe sırasında, korku ve mutsuzluğa göre daha fazla açlık hissetmektedirler. Öfke, hem kadınlarda hem erkeklerde yeme motivasyonunu etkileyen bir duygudur. Öfke sırasında hızlı, düzensiz ve ne bulunursa onu yeme tarzında davranışlar hakimdir. Neşeli olunduğunda ise gıdaları lezzetli ya da sağlıklı oldukları için tüketme amacı vardır.
  • Can Sıkıntısı: Birçok araştırmacının dikkat etmediği bir yeme tetikleyicisidir. Üniversite öğrencileriyle yapılan bir çalışmada, öğrencilerin diğer duygulara kıyasla sıkıntıdan dolayı daha sık yeme davranışı sergilediği görülmüştür.
  • Mizaç: Patel ve Schlundt, olumlu ve olumsuz mizacın nötral mizaca göre yeme davranışı üzerinde daha fazla etkilerinin olduğunu ileri sürmüşlerdir.
  • Sosyal Baskı: Zayıf olmak birçok insanın, özellikle de kadınların arzularından biridir. Bunun sonucu olarak, gerek sosyal medyadan, gerek aileden, gerekse çevreden gelen baskılarla beraber kişi kendi bedeninden memnuniyetsizlik duyar ve duygu durumunda ciddi bir olumsuzluk meydana gelir. Bu risk faktörü ile yeme patolojileri ortaya çıkar.

Yeme Bozuklukları ve Duygusal Yeme

Duygusal yeme, birçok hastalığı da beraberinde getirir. Bunların arasında, obezite dışında tıkınırcasına yeme bozukluğu ve bulimia nervoza da vardır. Yapılan bir çalışmada, kız ergenlerin duygusal yemelerinin, ilerideki tıkınırcasına yeme davranışlarının önemli bir yordayıcısı olduğu bulunmuştur. Tıkanırcasına yemede olduğu gibi, duygulanıma bağlı yemede de, duygular hangi miktarda gıda alınacağının ve kontrol kaybının belirleyicisidir. Ayrıca, yakın zamanda araştırılan bir çalışmanın sonucu olarak, gece yeme sendromunun da duygusal yeme ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Son olarak, yeme bozukluğu olan hastalarda, sağlıklı insanlara nazaran aleksitimik özellikler daha fazla görülmüştür.

Tedavi

Duygusal yeme davranışı, son yıllarda popülerleşen ve araştırma yapılan bir alandır, DSM-5 tanı sınıflandırma sistemine henüz girmemiştir. Bu nedenle de tedavi yaklaşımlarıyla ilgili araştırmalar yeterli sayıda değildir. Ancak, Shawn ve arkadaşları, farkındalığın önemli ölçüde etkili olduğunu kanıtlamıştır. Yaşanan anın farkındalığı, otomatik tepkisellik ve otomatik düşünceler yerine, olaylara daha bilinçli bir şekilde bakmayı sağlamaktadır. Ayrıca, dialektik davranışçı terapinin de etkili olduğuna dair sonuçlar bulunmaktadır.


Kaynakça:

  1. http://openaccess.hku.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.11782/1123/Duygusal%20Yemenin%20Depresyon%2c%20Anksiyete%20Ve%20Stres%20Belirtileri%20%c4%b0le%20Olan%20%c4%b0li%c5%9fkisi.pdf?sequence=1&isAllowed=y
  2. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/435691
  3. https://www.researchgate.net/profile/Guezin_Sevincer/publication/266736850_Emosyonel_Yeme_Turkish/links/54e44dad0cf282dbed6ebace/Emosyonel-Yeme-Turkish.pdf
  4. https://www.researchgate.net/profile/Marjaana_Lindeman/publication/6920835_Emotional_Eating_and_Eating_Disorder_Psychopathology/links/567a909008aebccc4dfd360f.pdf
  5. Resim Pexels tarafından Pixabay‘a yüklendi

Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️

WhatsApp Grubumuza dahil olup duyuruları kaçırmamak için tıklayın

Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Rümeysa Sağlam

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi / Psikoloji

    Rümeysa Sağlam 5 içerik yazdı. Rümeysa Sağlam tarafından yazılan tüm içerikleri gör

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir