Dürtü Kontrol Bozuklukları

Dürtü

Dürtü organizmanın uyarılma halidir. Kelime anlamı olarak psikolojik ve fizyolojik dengenin değişmesi sonucunda ortaya çıkan gerilimdir. Bu gerilim canlıyı farklı davranışlar göstermesine neden olmaktadır. Sağlıklı her bireyde görülen dürtü bazı durumlarda patolojik olmaktadır. Eğer birey dürtüye ve dürtü doğrultusunda gerçekleştirdiği tepkiye engel olamıyorsa bu durum patolojiktir. Genellikle dürtüler belirli bir amaca hizmet etmeyen hızlı tepkilere yol açmaktadır. Hızlı olmasının yanı sıra bazı durumlarda bireyin kendisinin de karşı koyamadığı patlayıcı bir biçimde ortaya çıkabilmektedir. Davranışlardan önce uyarılma durumunda belirgin bir artış gözlenmektedir. Davranış gerçekleştirildikten sonra ise uyarılma durumu azalmakta ve rahatlama hissi ortaya çıkmaktadır.

Dürtü Kontrol Bozukluğunun Tarihçesi

Dürtü kontrol bozukluğunun tarihçesi oldukça eskiye dayanmaktadır. Fakat bilinen ilk tanımlama 1809 yılında Philippe Pinel tarafından yapılmıştır. Pinel dürtü kontrol bozukluğunu “manie sans delire” olarak tanımlamıştır. Manie sans delire Türkçe’ye deliryumsuz mani olarak çevrilebilir. Daha sonra 1820 yılında “impetosite de penchants” olarak, 1838 yılında ise Esquirol tarafından “monomanşe instinctive” olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamalar genel olarak sebepsiz bir şeklide yapılan davranışları tanımlamaktaydı. İlk kez DSM-3’de dürtü kontrol bozukluğu olarak tanımlanmıştır. Daha sonra alt tiplere ayrılan dürtü kontrol bozukluğunun temelde 4 alt tipi vardır. Bu alt tipler piromani, kleptomani, patolojik kumar oynama, aralıklı patlayıcı bozukluk ve başka türlü adlandırılamayan dürtü kontrol bozukluğudur.

Dürtü Kontrol Bozukluğunun Nedenleri

Dürtü kontrol bozukluğuna neden olan etkenler kesin olarak kanıtlanmamıştır. Sadece üzerinde uzmanların uzlaşmaya vardığı belirli ana başlıklar vardır. Bunlar psikodinamik, psikososyal ve biyolojik nedenlerdir. İlk olarak psikodinamik olarak dürtü kontrol bozuklukları istenmeyen duyguları ve düşünceleri ortadan kaldırmak için kullanılabilmektedir. Örneğin; acı verici duygular veya yetersizlik düşünceleri gibi duyguları dürtü kontrol bozukluğuna neden olabilmektedir. Ayrıca çocukluk çağı travmaları da dürtü kontrol bozuklukları için önemli bir etkendir. Diğer önemli nedenler ise psikososyal etkenlerdir: Çocuğun uygunsuz bireyleri model alması, aile içi şiddet olması ve ebeveynin dürtü kontrol bozukluğuna sahip olmasıdır. Son olarak biyolojik nedenler incelendiğinde testosteron ve serotonin seviyesi yüksekliği ile dürtü kontrol bozukluğu arasında bir ilişki söz konusudur. Ayrıca dikkat eksikliği ve hiperaktivite ve temporal lob epilepsisi de dürtü kontrol bozukluğuna sebep olan etkenlerdendir.

Dürtü Kontrol Bozukluğunun Alt Tipleri

Piromani

Kısaca yangın çıkarma hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Bireyler birçok defa bilinçli ve amaçlı olarak yangın çıkarırlar. Yangın çıkarmadan önce birey aşırı derece uyarılmış durumdadır. Yangın çıkardıktan sonra uyarılma hali azalır ve birey bu olaydan haz alır. Bireyler yangına karşı aşırı bir ilgi duymaktadırlar. Hatta yangının yanı sıra yangın söndürmeye karşı da ilgi duymaktadırlar. Yangını büyüleyici ve merak uyandıran bir olay olarak görmektedirler. Burada dikkat edilmesi gereken nokta piromaniden dolayı yangın çıkartan bireyler bunu parasal bir kazanç veya kızgınlıkla yapmamaktadırlar. Bu bireyler yangını bir araç olarak kullanmamaktadır. Aksine yangını bir amaç olarak belirlemişlerdir ve bu amaca yönelik davranmaktadırlar. Bu bozukluğa erkek bireylerde daha sık rastlanmaktadır. Piromani tanısı almış bireylerde genellikle antisosyal davranışlar, alkol kötüye kullanımı, hayvanlara işkence ve enürezis görülmektedir. Ayrıca bu bozukluğa neden olabilecek etkenler incelendiğinde çocukluk travmalarının önemli bir etkisi olduğu görülmektedir. Biyolojik nedenler incelendiğinde ise piromani tanısı almış bireylerde serotonin ve noradrenalin düzeylerinde farklılıklar gözlenmiştir. Piromani tedavisinde psikoterapi oldukça yaygın kullanılan bir yöntemdir.

Kleptomani

Kısaca çalma hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Fakat çalma davranışı maddi kazanç sağlamak için yapılmamaktadır. Çalınan eşyaların çoğu zaman parasal değeri olmamaktadır. Yani bu bireylerin çaldıkları nesneyi satın alabilecek maddi durumları vardır. Fakat onlar için önemli olan çalma davranışının bizzat kendisidir. Diğer dürtü kontrol bozukluklarında olduğu gibi çalma davranışından önce aşırı uyarılmışlık hali, çalma davranışından sonra ise doyum sağlama vardır. Birey çalma davranışını gösterdikten sonra suçluluk duyabilmektedir. Kleptomaninin görülme riski kadınlarda daha fazladır. Bu dürtü bozukluğuna neden olabilecek etkenler incelendiğinde kayıplar, ayrılıklar ve anne ile güvensiz ilişkisi öne çıkmaktadır.

Patolojik Kumar Oynama

Kısaca sürekli ve yineleyen kumar oynama davranışı olarak tanımlanmaktadır. Birey zamanının çoğunu kumarda harcamaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise birey kumar oynadığı zamanlar dışında günlük hayatında da sürekli olarak kumar hakkında düşünmektedir. Kumarda nasıl başarılı olabileceği, kumarda kaybettiği parayı tekrar nasıl kazanabileceği veya kumar oynamak için nasıl para bulabileceği hakkında sürekli olarak düşünmektedir. Hatta kumar oynamak içi yeteri paraya sahip olmadığında yasa dışı yollara başvurabilmektedir. Kumar yüzünden hem sosyal hayatı hem de meslek hayatı zarar görebilmektedir. Birey kumar oynamayı bir takıntı haline getirir ve bu davranışı engellemeyi başaramaz. Birçok kez kumar oynamayı bıraktığını ifade etse de tedavi olmadığı sürece belirli bir zaman geçtikten sonra tekrar kumar oynamaya başlayacaktır. Tedavi de psikanalitik yaklaşım, davranışçı yaklaşım ve farmakoterapi kullanılmaktadır.

Aralıklı Patlayıcı Bozukluk

Diğer adı intermitan ekspolsif bozukluktur. Kısaca saldırganlık dürtülerine karşı koyamama olarak tanımlanmaktadır. Birey ciddi şeklide saldırgan davranmakta hatta etrafına zarar verici boyutta davranabilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta bireyi sinirlenmesine neden olan etkenler saldırganlığın derecesini etkilememektedir. Yani birey çok küçük bir olaya çok yıkıcı şekilde tepki verebilmektedir. Bu bireylerin saldırganlık halleri bir nöbet olarak düşünülebilir. Nöbet geçtikten sonra birey sakinleşir hatta sakinleştikten sonra yaptıklarından dolayı pişman olur. Bu pişmanlık birkaç defa üst üste yaşandığında bu durum depresyona neden olabilmektedir. Tedavi için ise genellikle psikoterapi ve farmakoterapi kullanılmaktadır.

Trikotillomani

Kısaca saç yolma hastalığı olarak tanımlanmaktadır. Birey dikkat çekecek düzeyde saçlarını yolmaktadır. Bu durum sadece saç ile de sınırlı değildir. Saçın dışında kaşlarını ve kirpiklerini de yolabilmektedir. Bu yolma işlemini gerçekleştirirken yoğun bir haz alan birey daha sonra pişmanlık yaşamaktadır. Hatta bu durum toplumsal ve mesleki hayatını olumsuz şeklide etkilemektedir. Trikotillomani kadınlarda ve çocuklarda daha sık görülmektedir. Çocuklarda altı yaşından önce başlarsa erken başlangıçlı, 13 yaşından önce başlarsa geç başlangıçlı olarak tanımlanmaktadır. Hastalığın temel nedeni stres olarak belirtilmektedir. Travmatik çocukluk çağı önemli etkenler arasında bulunmaktadır. Tedavi de psikoterapi ve farmakoterapi kullanılmaktadır.

Başka Türlü Adlandırılamayan Dürtü Kontrol Bozukluğu

Diğer dürtü kontrol bozuklukları ile tanımlanamayan bozukluklardır. Beş alt tipten oluşmaktadır:

  1. Kompulsif alışveriş
  2. Video oyunlarına bağımlılık
  3. Patolojik para harcama
  4. Kompulsif cinsel davranışlar
  5. Tekrarlayıcı kendine zarar verme

Kaynaklar:

  • https://www.neoldu.com/piromani-nedenleri-ve-tedavisi-10785h.htm
  • https://www.nedirnedemek.com/d%C3%BCrt%C3%BC-ne-demek
  • https://www.psikonet.com/impuls-durtu-kontrol-bozuklugu_nedir-127.html
  • Kısa, C., Yıldırım, S.G. ve Göka, E. (2005). Ataklık ve Ruhsal Bozukluklar. Türk Psikiyatri Dergisi, 16, 46-54.
  • Tamam, L., Zengin, M., Karakus, G., & Ozturk, Z. (2008). Impulse Control Disorders in an Inpatient Psychiatry Unit of a University Hospital. Klinik Psikofarmakoloji Bulteni18(3).
  • Cumurcu, B. E., & Kaya, B. (2004). Trikotilomani, cilt yolma bozukluğu ve patolojik internet kullanımı olan bir olgu. Klinik Psikiyatri Dergisi7, 127-131.
  • Butchler, J. N., Mineka, S., & Hooley, J. M. (2013). Anormal Psikoloji (Çev. O. Gündüz). İstanbul: Kaknüs Yayınları.


Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Share on Whatsapp
Whatsapp
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Hacer Canbazoğlu

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikoloji bölümü lisans öğrencisi

Hacer Canbazoğlu 34 içerik yazdı. Hacer Canbazoğlu tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir