Çoklu Kişilik Bozukluğu

Tanımı ve Özellikleri

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu ya da daha genel bilinen adı ile Çoklu Kişilik Bozukluğu, bir kişinin kimliğinin iki ya da daha fazla kişilik durumuna bölündüğü bir durumdur. Ancak bu hastalık yaygın olarak bilinen şizofreni ile karıştırılmamalıdır. İkisinin ortak tek yanı psikotik olmasıdır ama psikozlarının da pek alakaları yoktur. Şizofreninin en önemli belirtisi halisünasyonlarken çoklu kişilik bozukluğunda hayal görme gibi bir durum yoktur. Yaşananlar tamamen gerçektir. Nadir görülen bu hastalık genellikle şiddetli tacizin bir ürünüdür.  Çocukluk döneminde beklediği ilgiyi görmeyen, anne ve babasının kavgalarına şahit olan, cinsel istismara uğrayan bireylerde daha çok ortaya çıkan bu rahatsızlık kişiyi intihara sürükleyecek boyutlara gelebilir.

Tanım olarak bakıldığında iki ya da daha fazla farklı kimlik veya kişilik halinin bir birey içinde, alternatif olarak kontrolünü ele geçirdiği durumdur. Birey birden fazla karakter arasında geçiş yapar. Kimileri bunu bir sahiplenme deneyimi olarak tanımlar. Bu durumlarda kişi sıradan unutkanlık ile açıklanamayacak kadar derin ve etkili hafıza kayıpları yaşar. Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu ayrı kişiliklerin çoğalması yerine kimlik parçalanması ile karakterize bir bozukluktur. Rahatsızlık doğrudan olarak bir maddenin etkeni ya da biyolojik bir durumdan kaynaklanmaz.

Hastalık 1994 yılına kadar çoklu kişilik bozukluğu olarak isimlendirildi. Daha sonra ise durumun daha iyi açıklanabilmesini yansıtabilmek amacıyla yani kimliklerin çoğalması ya da ayrı kimliklerin büyümesinden ziyade parçalanma ya da parçalanma ile karakterize edildiğini anlatmak amacıyla dissosiyatif ismiyle anılmaya başladı. Bu nadir bildirilen bozukluk daha yaygın hale geldikçe tanı tartışmalı hale geldi.

Kimileri Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu hastalarının kolayca hipnotize olduğundan semptomlarının iyatrojenik(bir hekimin hatalı teşhis veya tedavisinden kaynaklanan etki*) olduğuna ve terapistlerin önerilerine yanıt olarak ortaya çıktığına inanmaktadır. Ancak bazı beyin görüntüleme çalışmaları kimi hastalardaki kimlik geçişlerini doğrulamıştır.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu kimlik, bellek ve bilincin çeşitli yönlerini tek benliğe indirmedeki başarısızlığı yansıtmaktadır. Genelde birincil kimlik bireyin kendi adını taşır. Pasif, bağımlı, suçlu ve depresiftir.  Her kimliğin kontrolünde ayrı bir tarih, benlik imajı ve kimlik varmış gibi deneyimlenebilir. Her alt kimlikte isim, yaş ve cinsiyet, genel bilgiler ve baskın duygudurum gibi özellikler birincil kimlik ile çoğunlukla örtüşür. Belirli koşul ya da stres kaynakları belirli bir değişimin ortaya çıkmasına neden olabilir. Çeşitli kimlikler birbirlerini reddedebilir, eleştirebilir veya açık çatışma halinde olabilirler.

Semptomları

Hastalığın semptomlarına bakıldığı zaman;

  • Birey iki ya da daha fazla farklı kimlik ya da kişilik halini deneyimliyor olmalı.
  • Kimlikteki bozulma, benlik duygusu, örgütlenme duygusu ve davranış, bilinç, hafıza, algı, kavrama ve motor fonksiyonlarındaki değişimleri içerir.
  • Uzak ve yakın geçmişte insanlar, yerler ve olaylar dahil olmak üzere kişisel anılarda sık boşluklar bulunur. Bu tekrarlanan boşluklar sıradan unutulmalar ile tutarlı değildir.
  • Bu semptomlar mesleki veya diğer önemli iş alanlarında klinik olarak önemli sıkıntı veya bozulmaya neden olur.

Özel durumlarda belli kimlikler ortaya çıkabilir. Kimlikler arası geçiş genelde psikososyal stres tarafından tetiklenir. Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunda kimliklerdeki değişimler ve farklar çevredeki insanlarca belirgin şekilde hissedilebilir.

Kişiler kendi eylemlerini ve konuşmalarını gözlemlediklerini hissedebilirler, sanki kendilerine gözlemci bakış açısından bakar gibi. Sesler duyduklarını söyleyebilir, bazen bu sesler tarafından çeşitli düşüncelere maruz kalabilirler. Ani dürtüler veya kontrol ya da sahiplik duygusu hissetmedikleri güçlü duyguları da deneyimleyebilirler. Vücutlarının aniden farklı hissettirdiklerini, geri dönmeden önce ani tutum ve kişisel tercihlerde bir değişim yaşadıklarını bildirebilirler.

Hastalığa sahip kişilerin %70’i (Amerika verilerine göre) intihar teşebbüsünde bulundu ve bu kişilerde kendine zarar verme davranışı çok yaygındı. Tedavi, yaşam kalitesini iyileştirmek ve yaşam kalitesini arttırmak adına çok önemlidir.

Nedeni

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunun nedenlerine baktığımız zaman tam olarak belirli sebepler söyleyemesek de hastaların genelinde çocukluk çağındaki şiddet ve cinsel istimrar yaşanmışlığı saptanmaktadır. Bozukluk herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir. Bu bireylerde travma sonrası belirtileri ve travma sonrası sinirsel bozukluk olabilir. Bazı çalışmalar genetik faktörlerin de bu hastalıkta etkisi olduğunu düşündürtmektedir.

Tedavisi

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu için temel tedavi, farklı kişiliklerin ayrıştırılması ve bir araya getirilmesi hedefiyle uzun süreli psikoterapidir. Diğer tedavi yöntemleri bilişsel ve yaratıcı terapilerdir. Tam olarak bu hastalığa yönelik ilaçlar olmasa da antidepresanlar, anksiyete ilaçları veya sakinleştiriciler, ruhsal sağlık semptomlarının kontrol altına alınmasına yardımcı olması için kullanılabilir. Uygun tedavi ile birçok hasta mesleki ve kişisel yaşamlarında işlev görme becerilerinde iyileşme sağlar.

 

Bu hastalığı konu alan filmler çok sayıda olsa da size iki film önerebiliriz;

  1. Parçalanmış (Split) – 2016
  2. Beyza’nın Kadınları – 2006

 


Yazarlar: Pınar Çiçek, Mert Can Sarıdaş (Konunun güncellenmesi, detaylandırılıp düzenlenmesi)


Kaynakça:

  1. https://www.psychologytoday.com/us/conditions/dissociative-identity-disorder-multiple-personality-disorder
  2. https://www.webmd.com/mental-health/dissociative-identity-disorder-multiple-personality-disorder#1
  3. Amerikan Psikiyatri Derneği. Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı. Beşinci Baskı

Linklerin erişim tarihleri: 14.06.2018


 

 

Çoklu Kişilik Bozukluğu” için bir yorum

  • 13 Ağustos 2017 tarihinde, saat 14:16
    Permalink

    Düşünsene o kişiyle arkadaş olduğunu, aslında birden fazla kişi




    9



    0
    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Uyku – Hypnos ve Thanatos

Asya'nın ya da doğunun Kafka'sı olarak da tanımlayabildiğimiz yazar, Haruki Murakami. Şu zamana kadar okuduğum her kitabında beni etkilemeyi başarmış nadir

Kapat