AraştırmalarPsikolojik Rahatsızlıklar

Hayır Dişim Ağrımıyor! Dental Fobi

Dental fobi nedir? Yaygınlığı nedir? Görülme sebepleri nedir? Tedavisi nasıl yapılır, hangi yöntemler kullanılır ile ilgili bilgileri içerir.

Hayatınızda hiç dişçiye gitmeden önce çok korktuğunuz oldu mu veya çevrenizden birisinin dişçiden korktuğu için acı çekmeyi göze aldığını gördünüz mü? Televizyon yapımlarında da sıkça işlenen bu konu toplumumuzda öyle yaygın ki kimse dişçiden korkmayı yadırgamıyor, tam aksine dişçiden korkmayanlara cesur gözüyle bakılıyor. Kişilerin dişçilerden ve diş tedavileriyle ilgili her türlü işlemlerden çok yoğun korku ve kaygı duymalarıyla karakterize olan bu rahatsızlığa dental fobi denmektedir. Psikoloji biliminde özgül fobiler sınıflandırmasının içinde yer alan dental fobiye göre kişiler diş tedavileriyle ilgili her türlü durumdan orantısız şekilde kaygı duyup kaçınma davranışları sergilerler. Kişiler bu derece yoğun kaygı duymalarının ve kaçınma davranışlarının mantıksız olduğunu bilmelerine rağmen engelleyemezler ve sıkıntı çekmeyi göze alarak katlanmaya devam ederler(4).

Aslında insan hayatında korkuya ve kaygıya sebep olup günlük yaşantıyı olumsuz etkileyen pek çok sebep vardır. Diş doktoruna karşı duyulan korku da bunlardan biridir. Diş tedavisinde kullanılan uygulamalarla aletler ne kadar modern olursa olsun bireyler açısından çoğunlukla korku veya kaygı anlamına gelebilirler. Kişilerde korkuya-kaygıya sebep olan etmenler sıralandığında diş doktoru korkusu beşinci sırada yer almakta ve bu korkuya sahip olan insanların hayatını olumsuz etkilemektedir(5).

Reklam

Yaygınlığına baktığımızda toplumumuzda %14 ile %23,5 oranlarında çok yaygın olarak görülmektedir(2). Olumsuz diş tedavilerinin genelde kaygı düzeyi yüksek bireylerde görüldüğü ve bu bireylerin yakınlarında da benzer olumsuz tecrübelerin yaşandığı gözlenmiştir(3). Diğer ülkelere baktığımızda ise yaygınlık oranları %2,5 ile %20 arasında sıklıkla görülmektedir(5).

Cinsiyet bazında değerlendirildiğinde ise diş doktorundan duyulan korkunun cinsiyetle ilişki olduğu saptanmıştır. Yapılan araştırmalar sonucunda ülkemizde ve diğer ülkelerde dental fobi yetişkin kadınlarda yetişkin erkeklere oranla daha sık görüldüğü bulunmuştur. Ergenlikte de durum pek değişmemiş, ergenlik dönemindeki kızların erkeklerden daha çok diş tedavilerine tepki gösterdikleri görülmüştür(5).

Nedenleri

Dişçi korkusuna neyin sebep olduğu kişiden kişiye farklılık gösterebilir ancak genelleme yapacak olursak geçmişteki kötü diş tedavisinin sebep olduğu travmatik ve sancılı süreçlerin hastalar üzerinde kaygıya sebep olduğu söylenebilir. Yaşanan kaygı dolayısıyla hem hekimler hem de hastalar sorun yaşarlar. Kişiler korkularının sebep olduğu kaygı sebebiyle tedavilerini erteler veya hiç gitmezler ve diş sorunları daha da ilerleyerek ciddi sağlık sorunlarına kadar ilerleyebilir(3). Dişçiden duyulan korku hastaları olduğu kadar diş hekimlerinin çalışmalarını rahatça yapmalarını da engelleyerek hem hastanın ağız ve diş sağlığını tehlikeye atmakta hem de diş hekimlerine duyulan korkunun daha fazla yayılmasına sebep olmaktadır(1).

Reklam

Dişçi korkusunun sebebini bulmaya çalışan araştırmacılar hastaları değerlendirmeye almışlar ve rahatsızlığın oluşmasında iki türlü sebebin başrol oynadığını belirlemişlerdir. Kişinin çevresi sebebiyle oluşan korku (dış etkenler) ile kendi deneyimleri sonucu korkuya sebep olan hatıralar (iç etkenler) en önemli sebeplerdendir ancak iç etkenlerin dental fobinin oluşmasında daha fazla etki sahibi olduğu görülmüştür. Yapılan farklı araştırmalarda da dental korkunun çocukluk çağına kadar uzandığı bildirilmiştir. Her rahatsızlıkta olduğu gibi dental fobinin de erken dönemde teşhis edilmesiyle kişilerin sağlıkları tehlikeye girmez ve korkunun tedaviyle yok edilmesi bir o kadar çabuk olur(1).

Tedavisi

Dental fobinin tedavisi pek çok fobi gibi üzerinde ciddi durulması gereken bir durumdur. Çünkü hastaların birçoğu korkuları sebebiyle ağız sağlıklarını tehlikeye atmayı göze almaktalar. Tedavi sürecinde psikolojik terapiler, ilaçla tedavi ve gerek görülürse hipnoz yöntemi kullanılabilmektedir. Bazı araştırmalarda hipnozun kaygı azalttığı dahi görülmüştür fakat asıl uygulanan tedavi yöntemi diğer özgül fobilerde başarılı sonuç verdiği görülen Bilişsel-Davranışçı Terapidir(4).

Ülkemizde sıkça görüldüğü bilinen ve farklı ülkelerde de sıkça görülen dental fobinin üstesinden gelinmesi ve bu korkunun araştırılması için “Dental korku araştırma ve tedavi” ve “oral psikofizyoloji” olarak adlandırılan merkezler bulunmakta, dental korkusu olan kişiler kendi istekleriyle veya kurumlar aracılığıyla bu merkezlere başvurabilmektedirler. Dental fobi tedavi merkezlerinde tedaviye alınan bireyler yaşadıkları korkularının büyüklüğü, diş sorunlarının aciliyeti bakımından belirli standartlara göre davranış değiştirme yöntemlerine ve farmakolojik tedaviye alınıp psikolog/psikiyatr, uzman diş hekimleri ile yardımcı personel yardımıyla tedavi edilmektedirler. Ülkemizde ise bu gibi kurumlar bulunmayıp daha çok bireysel düzeyde tedavilerle dental fobi tedavi edilmeye çalışılmaktadır(4).

Reklam

Kaynakça:

  1. Bodrumlu, E., Sümer, A.P., Sümer, M. ve Köprülü, H. (2006). Ondokuz Mayısz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine başvuran bireylerde dental korkunun değerlendirilmesi. Hacettepe Dişhekimliği Fakültesi Dergisi, 30(1), 51-56.
  2. Ciğerim, L. ve Çınarsoy Ciğerim, S. (2017). Dental implant cerrahisinde anksiyete: literatür derlemesi. Van Tıp Dergisi, 24(4), 415-419.
  3. Çağırankaya, L. B. ve Kansu, Ö. (2005). Dişhekimliği öğrencilerinde dental anksiyetenin sebep ve sonuçları. Hacettepe Dişhekimliği Fakültesi Dergisi, 29(1), 8-11.
  4. Gündüz, S. (2009). Dental fobisi olan hastalarda diğer anksiyete bozuklukları eştanısı(Psikiyatri Uzmanlık Tezi).
  5. Zafersoy Akarslan, Z. ve Erten, H. (2009). Diş hekimliği korkusu ve kaygısı. Hacettepe Dişhekimliği Fakültesi Dergisi, 33(1), 62-68.

Reklam

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın




Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️

Arda Yüksel

Girne Amerikan Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu