Aile İçi İletişim – Çocukları Yeterince Dinliyor Muyuz?

Çocuklar sıkıntılarını, dertlerini genellikle davranışa vurup göstermektedirler. Saldırgan, huzursuz, yıkıcı tavırları dertlerini anlatamadıkları içindir. Çünkü sırf ‘’çocuk’’ oldukları için çoğu zaman dertleri önemsenmez, geçiştirilir ve ‘’Sen daha çocuksun büyüyünce unutursun!’’ denilir. Etrafınıza bir göz gezdirin, mükemmel anne baba dediğiniz insanlara bir bakın lütfen, birçoğu çocuğun fizyolojik ihtiyaçlarını giderdikleri için muhteşem (!) ebeveynlerdir. Çocuklarına yemeklerini yedirirler, hastalandığında hastaneye götürürler vb. Peki; kaç ebeveyn çocuklarını kendilerinden bağımsız bir birey olarak dinlemeyi, anlamayı ruhsal ihtiyaçlarını gidermeyi deniyor? Oldukça az bir kısmı.

Kişi maruz kaldığı kötü muameleyi, çok erken yaşta yaşamış olduğu için anlatamazsa onu göstermek zorunda kalıyor.

Alice Miller

Önemli Konular

Çocuklara kulak verin, anlatacakları çok şey var!

Çocuklar gelişim çağında sürekli meraklı gözlerle her şeyi sormak, geldikleri dünyayı tanımak, her şeyi ayrıntılarıyla bilmek isterler. Amaçları öğrenmekten başka hiçbir şey değildir. Bu sorular ilk olarak aile içinde başlar. Anne-baba (veya bakım veren kişi) çocuk için kocaman bir cevap anahtarıdır. Her şeyin cevabı onlarda saklıdır. Bu yüzden aile içi iletişim çok önemlidir. Yetişkin birey; çocukla onun anlayacağı bir dilden konuşmalı, onu önemsediğini, fikirlerine saygı duyduğunu açıkça belli etmelidir. Sorular sorduğunda onu engellememeli, özgürlüğünü kısıtlamamalıdır. Çünkü çocuk engellendiğinde hevesi kırılır, içine kapanır ve bir şey sormaktan çekinir hale gelir. Böyle olunca da ileride yetişkin olduğunda sorgulamayan, ona ne denilirse kabul eden bir birey olur. Yani otoriteye boyun eğer ve her şeye evet demeye başlar. Fakat çocuğun duygu ve düşüncelerini ifade etmesi için cesaretlendiren, söylediği şeylerden dolayı ona kızmayan, küçümsemeyen ebeveynler; öz saygısı gelişmiş, girişken ve insan ilişkilerinde başarılı bireyler yetiştirir.

İletişim nedir?

Çocuğun gelişimini, kişiliğini ve zekasını olumlu yönde etkileyen iletişim, son yüzyılda temel ihtiyaçlarımızdan biridir. Bireyin kendini var edebilmesi için doğru iletişim becerilerine sahip olması gerekmektedir. İletişim ile ilgili tanımlara bakıldığında öncelerde iletişim araçlarına göndermede bulunulduğu sonraları ise insan ilişkilerine dikkat çekildiği görülmektedir. İletişim en genel anlamda eğitmek, ister eğlendirmek, ister etkilemek veya sadece ifade etmek olsun, bilgi vermeye ilişkindir, başka bir deyişle, bilgiye yönelik davranıştır (1*).

Aile İçi İletişimin Önemi

Kişinin gelişiminde ve eğitiminde birçok görevi ve işlevi olan aile, iletişim konusunda da çok önemli bir kurumdur. Etkili iletişim, aile bireylerinin karşılıklı olarak birbirlerinin düşüncelerini ve duygularını anlamalarına yardımcı olur, paylaşma, işbirliği ve yardımlaşma davranışlarına olanak sağlar, çocukların gelişmesi için uygun bir ortam oluşturur. Dönmezer’e göre aile içi iletişimin sağlıklı ilerleyebilmesi için aile bireylerinin kendi rollerine ilişkin sorumluluk ve yükümlülüklerinin farkında olması, her üyenin rollerine ilişkin sınırlarının bilincinde olması gerekmektedir (3*).

Çocuklarla Konuşurken Kullanılan Dil Nasıl Olmalıdır?

Çocuklarla konuşurken onların anlayabileceği seviyede sözcük ve ifadeler, deyimler kullanılmalı, çocuğun anlayamayacağı soyut ifadeler kullanılmamalıdır. Örneğin 3-4 yaşlarında bir çocukla konuşurken ‘’mütemadiyen’’ kelimesi yerine ‘’hep, her zaman, daima’’ kelimelerinden biri kullanılmalıdır. Çocuğa ‘’yaramazlık yapma, uslu çocuk ol, güzel otur’’ gibi çok genel ve davranış tanımı vermeyen sözcükler yerine, istenen veya istenmeyen davranış tarif edilmelidir. Örneğin: ‘’Yaramazlık yapma’’ değil de, ‘’Ortalığı dağıtma, kardeşini uyandırma’’ gibi açık tanımlar verilmelidir (2*).


Kaynakça:

  1. Şahin, S., Aral, N. (2012). Aile içi iletişim.
  2. Tezel, A. (2004). Aile içi iletişim. Journal of Human Sciences1(1).
  3. Karaca, İ. (2010). Aile içi iletişimin ortaöğretim öğrencilerinin madde bağımlılığına etkisi (Elazığ ili örneği)

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın



Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️
Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Rabiye Doğan

Girne Amerikan Üniversitesi Psikoloji Bölümü

    Rabiye Doğan 3 içerik yazdı. Rabiye Doğan tarafından yazılan tüm içerikleri gör

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir