Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu

Bazı çocuklar ebeveynleri tarafından ”bizi hiç dinlemiyor, sözümüzü dikkate almıyor, ne söylersek söyleyelim hep hayır diyor…” gibi ifadelerle anlatılıyor. Kimi zaman halk arasında bazı çocuklara ‘’inatçı’’, ‘’huysuz’’ vb. etiketlemeler yapılıyor. Bütün bunların yanı sıra bir de çocuklara bu hareketlerinden dolayı ceza verilebiliyor. Bütün bunlar çocuğu yargılayıcı ve suçlayıcı nitelikte olabiliyor. Ayrıca, bu tür kalıpyargılar çocuklarda olası problemlerin ana nedenini bulmamıza engel olabiliyor ve çözümü/tedaviyi geciktirebiliyor.

Çocukların özellikle yetişkinlere karşı çok fazla direnç göstermesi, bağırması, her şeye ‘hayır’ demesi, karşı gelmesi bazı davranış bozukluklarının olabileceğini göstermektedir. Genellikle, davranım bozuklukları ve yıkıcı bozukluklar sınıflandırması içinde yer alan ‘’Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu’’; tekrarlanan olumsuz, kurallara uyulmayan ve düşmanca davranışların 6 ay ve daha fazla süreyle görülmesidir. Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu (KOKGB), sosyal normlarda ve diğer insanların haklarında önemli ihlallerin yapılmadığı, fiziksel şiddet içermeyen fakat dik başlı, dirençli, uyumsuz, isteksiz ve sonunda uzlaşılamayan bir tavır sergilenen bozukluktur.

Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğu çocuk ve ergenlerde daha yüksek oranda görülmektedir.

Karşıt Olma Karşı Gelme bozukluğuna sahip olan bireyler, bu davranışları diğerlerine verilen haklı ve uygun tepkiler olarak görürler. Ayrıca, bu bozukluk davranım bozukluğu ile beraber de görülebilmektedir (APA, 2013).

Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğunun Nedenleri

Aile ile çocuk arasındaki ilişki bu noktada çok kritiktir. Anne babanın çocuğa tepkileri çocukta olumlu ya da olumsuz olarak etki yapmaktadır. Çocuk tarafından gösterilen olumsuz bir davranış karşısında ebeveynlerinin aşırı baskıcı ve tutarsız bir sınırlama koyması çocuğun karşı gelmesini daha çok tetikleyebilir. Çocukluk yıllarında güvensiz bağlanmanın bu bozukluğa yatkınlığı artırdığını söylemek mümkün. Ayrıca, ailenin ilgisizliği, aile içi iletişimin zayıf olması, aile bireylerinde psikolojik rahatsızlıkların görülmesi, aile içi yaşanan çatışmalar ve şiddet, çocuk istismarı ve ihmali gibi durumların da payı büyüktür. Bunlara ek olarak, yapılan nörobiyolojik çalışmalar artan serotonin ve steroid seviyelerindeki değişimin saldırgan davranışlarla ilişkili olduğunu göstermektedir ki bu durum bireyin bağırmasına, öfkelenmesine vs. sebep olabileceğinden bu bozukluğa da sebep olabilmektedir.

Karşıt olma karşı gelme bozukluğunun etiyolojisinde sosyal, psikolojik ve nörobiyolojik faktörler rol oynamaktadır.

Kring ve Johnson, 2017.

Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğunun Tanımlanmasındaki Kriterler:

  • Sık sık huysuzlanma ve öfkelenme.
  • Ebeveynleri ve diğer yetişkinlerle tartışma.
  • Büyüklerden gelen istek ve kuralları reddetme.
  • Kasıtlı bir şekilde başkalarını kızdıracak hareketlerde bulunma.
  • Alıngan olma.
  • Sosyal yaşamında uyumsuzluk gösterme.
  • Kin tutma, intikam alma isteği.
  • Her tür davranışı ve yaramazlığı için başkalarını suçlama.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların önemli bir kısmında karşıt olma karşı gelme bozukluğu da gözlenmektedir.

İnatlaşan Çocuğa Nasıl Yaklaşmalıyız?

Çocuk bir konuda inat ettiğinde ebeveynlerin bu durumu görmezden gelmesi ve çocuğun dikkatini başka bir yöne çekmesi uygun olabilecek bir yöntemdir. Çocukla olumlu ve anlayışlı bir tutum içine girerek konuşulmalıdır. Ayrıca, çocuğa karşı destekleyici bir yaklaşım benimsenmelidir. Problemlerle başa çıkma yöntemleri üzerine düşünülmeli ve bu çocukla paylaşılmalıdır. En önemlisi de çocukla ebeveynler arasında bir güç çatışması olmamalıdır.

Karşıt Olma Karşı Gelme Bozukluğunun Tedavisi

Bu bozukluk türü daha çok yanlış ebeveyn tutumlarından kaynakladığı için öncelikle ailelerin eğitimi önemlidir (2*). Burada anne babalar çocukların antisosyal davranışları yerine olumlu sosyal davranışlarını ödüllendirerek tepki vermeleri gerekmektedir (Patterson ve ark.). Bunun dışında çoklu sistem tedavisi de ergeni ve onun ailesini, okulu, akran grubunu hedef alan kapsamlı şekilde verilen terapi hizmetleridir (Borduin, Cone ve diğ., 1995). Ayrıca, eleştirici ve yargılayıcı tutum sergilememek gerekir. Çocuğa karşı ilgili olunmalı, çocuğun kendini değerli ve önemli hissetmesi sağlanmalıdır. Diğer davranım bozukluklarıyla da beraber görüldüğünde ise ruh sağlığı alanında uzman kişilerden yardım almak en doğrusudur.


Yararlanılan Kaynaklar

  1. https://tip.deu.edu.tr/wp-content/uploads/2017/05/149-155.pdf
  2. Yaşam Dönemleri Uyum Sorunları, Baştemur, Ocak 2020, Nobel Yayıncılık.
  3. http://www.mucahitozturk.com/karsit-gelme-karsit-olma-bozuklugu-kgb-kob/

Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️

WhatsApp Grubumuza dahil olup duyuruları kaçırmamak için tıklayın

Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Share on Whatsapp
Whatsapp
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Melike Kurt

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi / Psikolojik Danışma ve Rehberlik

Melike Kurt 35 içerik yazdı. Melike Kurt tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir