Gelişim PsikolojisiÖneriler

Bir Nesil Sokakta Yetişiyor: Çocuk İşçi Sorunu

Uluslarası Çalışma Örgütü’nün (ILO) yaptığı tanıma göre, çocuğun sağlığını, eğitimini, fiziksel ve zihinsel gelişimini engelleyen, yeteneklerinin gelişmesine engel olan ve çocuğu potansiyelinden ve onurundan mahrum bırakan her türlü çalışma olarak tanımlanan çocuk işçiliği, dünyanın birçok ülkesinde engel olunamayan temel bir sorun olarak insanlığın gündeminde yer almaktadır. Çocuk işçiliği, çocuğun yalnızca bulunduğu yaştaki beden ve ruh sağlığını değil, aynı zamanda sonraki yaşantısını da olumsuz olarak etkilemektedir (1*).

Çocukların İşçi Olmasına Yol Açan Sebepler:

Yoksulluk: Ebeveynlerin yeterli bütçeye sahip olmaması ve ekonomik sıkıntılar, ebeveynlerin çocuklarını okuldan alarak, çalışma hayatına sokmalarına sebep olmaktadır. Ekonomik sebeple, özellikle okul ihtiyaçlarının karşılanmasında ailelerin yetersiz kalması ya da çocuğun işten alınması nedeniyle uğrayacağı gelir kaybı, çocuğun okuldan ayrılmasında en önemli sebep olmaktadır (2*).

Reklam

Düşük Eğitim Düzeyi ve Bilinçsizlik: Brown ve diğerlerine göre aile geliriyle birlikte ebeveynlerin eğitim durumu da çocuk işçiliği üzerinde etkin ve kalıcı bir rol oynamaktadır. Eğitimden mahrum kalma, eğitim seviyesinin ve kalitesinin düşük olması, eğitime ayrılan bütçenin yetersizliği, kayıt dışı çalışma, erişkin işsizliği, esnek ve güvencesiz çalışma koşulları, sendikal hak ihlalleri çocuk emeğinin istismarını arttırmaktadır (1*).

Geleneksel Bakış Açısı: Kırsal kültürde çocuk, erişkin rolünü erken yaşlarda benimsemektedir. Kız çocukları, anne tarlada çalıştığı için ev işlerini ve kardeşlerinin bakımını üstlenir, erkek çocukları ise hayvanların otlatılması, tarlada yetişkinlere yardım gibi işleri üstlenmektedir. Çocuk, ücretsiz aile işçisi olarak çalışmakta, toplum da bu yapıyı normal kabul edip kültürel bir değer olarak benimsemektedir (2*).

Hızlı Nüfus Artışı: Okullaşma oranı düşük, doğurganlık oranı yüksek olan ülkelerde çalışma ücretlerinin düştüğü görülmektedir. Doğum oranının yüksek, buna karşılık kişi başına sağlık harcamalarının az olduğu ülkelerde özellikle Asya ve Afrika ülkelerinde çocuk işçiliğinin yoğunluk kazandığı görülmektedir (1*).

Reklam

Göç ve Çarpık Kentleşme: Az gelişmiş ülkelerdeki adaletsiz gelir dağılımından dolayı göç beraberinde çarpık kentleşmeyi de getirmektedir. Köyden kente göçle, fazlalaşan işsizlikle, emek gelirlerinin gerilemesi ve bununla beraber gelir dağılımındaki bozulma, özellikle gelişmekte olan ülkelerde çocuk işgücünün yaygınlaşmasına sebep olan itici bir güç olmaktadır (1*)

Çocuk İşçi Sorununun Psikolojik Boyutu

Fiziksel olarak yeterli güce erişmemiş, zihinsel gelişim süreci ve sosyalleşme gereksinimi içerisinde olan çocuk işçilerin, çalışma hayatının ağır şartları altında uğraş verirken karşılaşacakları her türlü olumlu ve olumsuz durumun psikolojilerini etkilemesi de kaçınılmaz bir durumdur (3*). Çocuklar, okula gitmeleri gereken zamanlarda veya oyun oynama ihtiyacı olduğu zamanlarda gerek aile maddi ihtiyaçlardan kaynaklı gerekse zorla çalıştırılıp, çocuk işçi olma zorunda bırakılıyor. Sokaklarda dilendiriliyor, arabalarının aralarından geçip mendil satarak para kazanmaya çalışıyorlar. Çalışma hayatında çeşitli zorluklara katlanıp, yaşıtları okullara giderken kendileri çalıştığı için utanç duyuyorlar ve bu sebepten kendilerini gizleme çabasına giriyorlar. Bu şekilde bir psikolojinin ileride çocuğun özgüvensiz bir birey olarak gelişmesine yol açtığı çok açıktır. Ayrıyetten çalıştığı yerdeki küçük düşürücü sözlere maruz kalma, cinsel ya da fiziksel istismarla çocuklarda tamir edilemez yaralar açılıyor.

Önlemek İçin Neler Yapılıyor?

Uluslarası Çalışma Örgütü, çalışan çocukların korunması ve çocuk işçiliğinin bitirilmesine yönelik olarak, uluslarası alanda kabul etmiş olduğu kuralları uygulamaya daha etkili bir biçimde yansıtabilmek için, 1992 yılında Çocuk İşçiliğinin Sona Erdirilmesi Uluslarası Programı’nı (IPEC) uygulamaya koymuştur. IPEC programının amacı, uzun vadede çocuk işçiliğinin önlenmesi, kısa vadede ise çalışan çocukların çalışma şartlarını iyileştirerek, en kötü durumlardaki çocuk işçiliğinin önlenmesi için ülkelere kendi ulusal programlarını hazırlamak konusunda yardımcı olmaktır (3*).

Reklam

Türkiye’de, IPEC programı çerçevesinde, çocuk işçiliğinin önüne geçme konusunda 1992 yılından itibaren hatrı sayılır bir yol katedilmiş, hem devlet kurumlarının hem işçi ve işveren örgütlerinin hem de hükümet dışı gönüllü kuruluşların çocuk işçilik konusundaki duyarlılıkları fazlasıyla arttırılmış, çocuk işçiliğinin önüne geçilmesi ve çalışan çocuklarının haklarının korunması konusunda 100 civarında proje ortak bir amaç doğrultusunda hayata geçirilmiştir (3*).


Kaynakça:

Reklam
  1. Efe, H., & Uluoğlu, S. A. (2015). Dünyada çocuk işçiliğiyle mücadelede gelinen nokta ve geleceğe dair bazı öngörüler. Eğitim Bilim Toplum Dergisi13(51), 46-72
  2. Günöz, M. (2007). Türkiye’de Çocuk İşçiği Sorunu ve Çözüm Önerileri. Uzm. Tezi). Ankara, TC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü.
  3. Şahin, B. Y., & Akın, L. T. D. (2010). Çocuk işçilerin korunması (Doktora Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Bilim Dalı).

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın




Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️

Rabiye Doğan

Girne Amerikan Üniversitesi Psikoloji Bölümü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu