Çizgi Filmler Sandığımız Kadar Masum Mu?

Günümüzde medyanın etkisi o kadar güçlü ki insanların yaşam alanlarının büyük bir kısmında yerini almış durumda. Televizyon bizlere olumlu ve olumsuz birçok mesaj vermektedir. Biz farkında olmasak bile izlediğimiz reklamlar, diziler, filmler aslında davranışlarımız üzerinde çok etkili olmaktadır. Burada en çok etkilenen kişiler ise çocuklardır ve çocuklar genellikle daha çok çizgi film izlemeyi tercih ederler.

Günümüzde yoğun iş hayatından da kaynaklı olarak anne babaların kurtarıcısı maalesef ki televizyon olmakta ve birçok anne baba kendilerine zaman ayırmak/dinlenmek amacıyla çocuklarının saatlerce televizyon izlemesine sebep olmaktadır. Aynı zamanda yemek yemeyen ya da uyku konusunda sıkıntı çeken çocuklar için ebeveynler, çocuklarına tabletten, telefondan ya da televizyondan çizgi film açarak bu problemleri çözmeye çalışırlar. Oysa çok az bilinen bir hata, çocuğu televizyona/tablete/telefona dalmışken ona yemek yedirmektir veya onu uyutmaktır. Bu durum çocukların gelişimi için çok tehlikeli bir durumdur. Yemek yerken televizyona/ telefona/tablete odaklanan çocuk o anda ne yediğinin, ne kadar yediğinin farkında olmadığından dolayı tat duyusu kaybolabilir ve doygunluk hissi yok olabilir. Bu durum çocuğun gelecekte obezite olma riskini arttırabilmektedir (4*).

Çizgi filmleri masum olarak bilmekte ve çocuklar için faydalı bir araç olarak görmekteyiz. Peki bu durum ne kadar doğrudur?

Çizgi Filmlerin Çocuklar Üzerindeki Zararlı Etkileri Nelerdir?

Çocuklar çizgi filmleri izlerken eğlenceli vakit geçirmektedirler. Hatta bazı çizgi filmlerden güzel bilgiler de öğrenebilmektedirler. Fakat medyanın bilinçsizce kullanılması, çocuğa kontrolsüzce çizgi filmlerin sunulması ve ne olduğunu bilmeden ebeveynin çocuğa rastgele bir çizgi film açması, çocuğun fiziksel, bilişsel, duygusal, sosyal olarak bu izlediklerinden olumsuz etkilenmesine sebep olabilmektedir.

Çizgi filmler, çocukların dikkatini çekmesi ve onları eğlendirmesi amacıyla yardımlaşma, sevme, gülümseme, paylaşma gibi olumlu davranışların yanı sıra; vurma, yaralama, ateş etme, kavga etme, bombalama, patlatma, tehdit etme, dövüş gibi olaylara da yer verilmektedir. Aynı zamanda bunlar yüksek sesle,canlı renklerle ve ilgi çekici figür/şekil/simgelerle yansıtılmakta ve bu durum da çocukların daha çok etkilenmesine sebep olmaktadır. Bu yansıtılan olumlu ve olumsuz davranışlar çocuklar tarafından benimsenip okulda, sokakta, evde uygulanabilmektedir (Akçalı, 2007).

Çizgi filmlerde görüntülerin ani/ hızlı geçmesi ve değişen her simgenin/figürün hızlı hareket etmesi çocukların reflekslerinde olumsuz etki yaratır. Peki bu nasıl olmaktadır? Çocuk değişen ve hareket eden her sahneye refleks olarak göz kırpar. Dolayısıyla çocuk hızlı geçen görüntüleri kaçırmamak için odaklanır ve normal hayatında daha yavaş olan veya hareketsiz uyaranlara karşı odaklanmada sorun yaşayabilir ve tepki verme hızı yavaşlayabilir. Bundan dolayı gerçek hayatında çocuk, tek bir noktada odaklanamaz ve konudan konuya atlayabilir(4). Görsel medyadaki hazır sunulan ve hızlı değişen bu imgeler, çocuğun düşünme yeteneğinde, dikkat etme süresinde azalmalara ve hiperaktivite ve dürtüsellik gibi sorunlara yol açabilmektedir(2*).

Çizgi Filmler Şiddete Sebep Oluyor Mu?

Bazı çizgi filmler aslında çok fark edilmiyor gibi görünse de şiddet içerikli sahneler, sözcükler, cümleler ya da davranışlar sergileyebilmektedir. Doğaüstü güçler, şiddet, saldırganlık, cinsellik gibi konular çocukların ruh halini, duygusal ve bilişsel gelişimini olumsuz etkilemekte ve aynın zamanda çocuğun davranışlarını da değiştirebilmektedir.

Yavuzer (1998), okul öncesi dönemden itibaren çocukların çizgi film karakterlerini kendilerine rol model olarak belirlediklerini ve bu çizgi film kahramanlarının özelliklerini günlük yaşamlarına ve oyunlarına yansıttıklarını söylemektedir. Çizgi film kahramanları, çeşitli davranış ve hareketleriyle, çocuklarda saldırganlık dürtülerini harekete geçirebilmekte ve çocukları saldırgan yapabilmektedir (5*).

Sayar da çizgi filmlerin yüksek oranda şiddet içerdiğini ve bu durumun çocuklarda agresif davranışlara yol açtığını ve çocukların şiddete eğilimli olabileceklerini söylemektedir(2*). Ayrıca, bazı çizgi filmlerde duygusal şiddet örneklerini de görebilmekteyiz. Bu şiddet türü terk etme ve ihtiyacı olmasına rağmen bırakma şeklinde çocuklara sunulmaktadır. Fiziksel şiddet kadar olmasa da sözel şiddet de birçok çizgi filmlerde sergilenmektedir. Örneğin, tehdit etme, azarlama, korkutma, alay etme gibi. Şiddet ve korku içeren çizgi filmler çocukların güven problemi yaşamalarına sebep olabilmekte, çocukta “başkalarına güvenmemeliyim, onlar tehlikeliler” algısı yaratabilmektedir.

Televizyon çocukların fiziksel, bilişsel, duyuşsal gelişimlerini etkiler. Çocuk konuşmayı bilmeden televizyon izlediğinde ilerde okumayı öğrenmek için fazla çaba göstermemektedir. Ayrıca, çok fazla televizyon izleyen çocuklarda düşünme, konuşma becerileri, okuma alışkanlıkları azalabilmekte ve hayal kurma becerileri zayıflayabilmektedir. Bunların yanında çocuğun televizyon karşısında çok zaman geçirmesi, onu tiyatroya gitmekten, arkadaşlarıyla oyun oynamaktan, ailesiyle zaman geçirmekten alıkoymaktadır. Bu durumda, çocuğun sosyal ilişkileri zayıflamakta ve çocuk içe kapalı bir hale gelmektedir(Çaplı,1996: 78).

Medyanın Olumsuz Etkilerinden Çocukları Nasıl Koruyabiliriz?

Ebeveynler çocukları çizgi film izlerken yanında olabilir ve birlikte zaman geçirerek bu filmleri izleyebilirler. Böylece çocuk izlediği kısımlarda anlamadığı ya da merak ettiği şeyleri annesine/babasına sorabilir. Böylece yeni bilgiler edinebilir. Ayrıca, anne ya da babayla geçirilen bu süreç çocuğun gelişimi açısından çok önemlidir. Tıpkı ebeveyn ile çocuğun beraber oyun oynaması ne kadar önemliyse birlikte çizgi film izlemesi de o kadar önemlidir. İlişkilerin güçlenmesi, çocukla ebeveyn arasında güven ilişkisinin kurulması yönünde bu durum oldukça etkilidir.

Bir diğer yapılabilecek şey ise ebeveynin çizgi filmleri önceden izlemesi veya kontrol etmesi önemlidir. Çünkü içerisinde uygun olmayan görüntüler, sesler veya konuşmalar geçmesi olasılığını göz önünde bulundurmak gerekir. Bunlara ek olarak, anne babalar çocuğun yaşına uygun çizgi filmler seçmeli ve çocuğun bilişsel olarak zorlanacağı ve anlamayacağı şeyler izlettirilmemelidir.

Ayrıca, her ne kadar günümüz dünyasında yoğun iş temposu, sosyal hayatın meşguliyeti olsa da anne ve babalar çocuklarıyla vakit geçirmeye özen göstermeli ve çizgi filmlerin yanı sıra onlarla konuşmalı, onları dinlemeli, onlara kitap okumalı ve beraber oyun oynamalıdırlar.


Yararlanılan Kaynaklar

  1. Depresyon, Panik ve Takıntılarımız, Kaya, Kasım 2011.
  2. Yavaşla, Sayar, Haziran 2019.
  3. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/725080
  4. https://www.cocukludunya.com/uzman-yazilari/televizyonun-cocuklar-uzerindeki-etkileri.html
  5. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/237066
  6. Resim Vidmir Raic tarafından Pixabay‘a yüklendi

Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️

WhatsApp Grubumuza dahil olup duyuruları kaçırmamak için tıklayın

Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Share on Whatsapp
Whatsapp
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Melike Kurt

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi / Psikolojik Danışma ve Rehberlik

Melike Kurt 35 içerik yazdı. Melike Kurt tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Çizgi Filmler Sandığımız Kadar Masum Mu?” için 2 yorum

  • 13 Ocak 2020 tarihinde, saat 01:33
    Permalink

    Gayet güzel bir konu ve de gerçekten güzel özetlenmiş. Peki bir sorum olacak, çocuğumuz 15 aylik ve biz simdiye kadar ne tv izlettik ne telefonla oynattik ama içimde deli sorular var, acaba yanlis ya da eksigimiz var mı? Hani demissiniz ya faydali olabilecek davranislari ogrendigi gibi zararli davranislari da ogrenebilir diye. Peki biz cocugumuza tv izletmedigimiz icin o faydali davranislardan eksik ediyoruz ya, onu nasil tamamlayabiliriz? Tv disi etkinliklerle bunlar giderilebilir mi yoksa onerdiginiz tv yayinlari benzeri uygulamalar mevcut mu? Biraz karistirdim soruyu ama insallah anlatabilmisimdir. Sevgiler saygilar.

    Yanıtla
    • 13 Ocak 2020 tarihinde, saat 22:17
      Permalink

      Öncelikle güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum. Twitter üzerinden de bu soruyu sormuşsunuz orada sorunuzu yanıtladım. Çocuk gelişiminde her yaşın ayrı bir önemi var ve çocukların 1-3 yaş aralığındaki gelişimi çok önemli. Size özel mesajda da belirttiğim gibi TV izletmek yerine çocuğun yaşına özel oyunlar oynayarak, dil gelişimine yardımcı olmak için 3 yaşından sonra çocuğa kitap okuyarak, az parçalı yapboz yapmalarına yardımcı olarak onların daha sağlıklı bir dönemden geçmesine yardımcı olabilirsiniz. TV izleme süreleri kısa tutulmalı ve içerikleri özenli seçilmelidir. Iyi günler diliyorum 😊

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir