Büyüleyici Bağırsak

Büyüleyici Bağırsak: Küçümsediğim Organ Bağırsağın İç Dünyası

Yazar hakkında bilgi:
Giulia Enders, Mannheim 1990 doğumlu; ilk kitabı “Gut: The Body’s Most Undered Organ”‘ olan Alman yazar ve bilim insanıdır.

Bakterilerin de virüsler gibi vücudumuz için zararlı canlılar olduğunu düşünürken aslında vücudumuzun bakteriler sayesinde ayakta kaldığını ortaya koyan bir kitap. “Kaka nasıl yapılır?” sorusunun yazara sorulması ile ortaya çıkmıştır diyebileceğimiz kitapta depresyon, çölyak hastalığı, bağırsak ve beyin ilişkisine dair birçok noktaya değinilmektedir. Kitap sizleri sıkan aşırı bilgi dayatan sıkıcı tıp kitabı gibi olmaktan ziyade tamamen doğal ve içten yazılmış, hepimizin anlayacağı halk arasında geçen kelimeleri kullanılmaya özen gösterilmiş içine samimiyet ve komedi de katıp çizimlerle desteklenmiştir.

Dört Bölge

Tuvalette oturuşun bile önemli olduğu akıllara dahi gelmezken bu kitap bizlere bunu eğlenceli görsellerle sunuyor. Kitap pasta diliminden alınan bir çatalla başlayan yolculuğun ağızdaki macerasından başlayarak bağırsakta sonlanmasına kadar geçen süreci organların marifetlerini de gözler önüne sererek anlatıyor.

  • Ağız: Tükürüğümüzün içinde ağrı kesici de mevcuttur ve bu ağrı kesici morfinden bile daha etkilidir. Bu ağrı kesicinin ismi opiomorfindir ve kendisi 2006 senesinde keşfedilmiştir. Elbette ki opiomorfini yalnızca ufak miktarlarda üretiriz; sonuçta tükürüğümüz bizi ağrı kesiciye boğmak istemez. Ama ufacık bir miktar bile yeterince etkilidir çünkü ağzımız tam anlamıyla hassas bir bölgedir!
  • Mide: Bir dilim pasta, karın bölgemizde oldukça yoğun hareketlenmelere sebep olabilir. Onun sayesinde midemiz yaklaşık iki saat boyunca öylece sallanabilir.
  • İnce Bağırsak: Renkli pasta püresi, seyahat sürecinde bağırsak duvarları arasında neredeyse tamamen yok olur. Herkes bu temizlikçiyi hayatında en az bir defa duyma şansına sahip olmuştur. Biz bu sesi mide gurultusu olarak adlandırırız; fakat bu gurultu yalnızca mideden değil, aynı zamanda ince bağırsaktan gelir. Yani aç olduğumuzdan dolayı guruldamayız, sindirime nihayet ara verip temizleme sürecine zaman bulduğumuz için guruldarız.
  • Kalın Bağırsak: Pasta dolu çataldan dışkıya geçiş süresi ortalama bir gündür. Tüm besinler karıştığından dolayı pasta parçalarının kalın bağırsaktaki dinlenmelerini terk etmeleri, 12 ile 42 saati de bulabilir.

Beyin ve Bağırsak

Peki bağırsak ve beyin alakası nereden geliyor? Kitapta Daniel Wolpert’in beyinle ilgili

“Beyne sahip olmanın tek sebebi hareket kabileyetidir.”

tezi ile bu konuya giriş yapılıyor. Bu teze örnek olarak da ‘Ascidiacea’ adlı deniz canlısı örnek gösterilmiş. Beyin hareketleri sağlarken düşünce gücünü kullanıyor fakat bazen beynimiz güzel düşünceler yerine bizi rahatsız eden düşünceler üretince telaşlanıyoruz. Bu kötü düşüncelerle bağırsak arasındaki bağlantıyı da yüzen fare deneyi ile açıklıyor kitap. Fareler minik bir havuza atılıyor ve görünen o ki depresif özelliklere sahip ve beyinlerinde motive edici değilde kısıtlayan sinyaller alan fareler yüzmekten ve karaya ulaşmaya çalışmaktan ziyade ara ara isteksiz bir biçimde çabalarlar. Daha sonrasında ise bu fareler bağırsak temizliğinden sorumlu bakterilerle besleniyorlar (Lactobzillus rhamnosus JB-1) ve sonucunda fareler gerçekten de daha umutlu ve uzun süreli yüzmeye başlamışlardır. Kanlarındaki stres hormonlarında da azalma görülmüştür! Ekstra olarak ise hafıza ve öğrenmeye yönelik testlerinde ise diğer farelerden daha başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Şimdi de diğer bir soru akıllara geliyor: Bu deneyin bizim bedenimizle, insanlarla nasıl bir bağlantısı var ki? Farelerin bizlerle benzer oldukları için deneylere tabii tutulduklarını da katarsak bunu çözmek kolay olacaktır. Prozac gibi antidepresanlara bakalım. Bunları alan her dört kişiden biri mide bulantısı, ishal ve uzun sürede ise kabızlık çekmektedirler. Bunun sebebi de beynimizdeki reseptörlerin aynısının bağırsaklarımızda da oluşudur. Belki de bağırsaklara ikinci beyin denmesinin sebebi bundan dolayıdır.

“Bu çok da alakasız bir düşünce değildir. Vücudumuzun ürettiği serotoninin %95’i bağırsak hücreleri tarafından üretilir. Burada sinirlerin kas hareketleri üzerinde olan etkisini oldukça hafifletir, aynı zamanda en önemli sinyal molekülü rolünü üstlenmiş olur.”

Kısaca depresyon ya da kötü düşünceler sadece beynimizde yaşanan sorunlardan meydana gelmez. Yenmemesi gereken bir yiyecekten veya sıkıntılı bir karnında buna sebep olabileceği unutulmamalıdır.

Bakteriler

Diğer bir ilgi çekici konuda bakterilerdir. Uzaydan bakıldığı zaman nasıl dünya küçükse ve ona yaklaştıkça ülkeler, şehirler, mahalleler, sokaklar gibi dünyayı oluşturan parçalarla karşılaşılıyorsa yazar insanları da tıpkı böyle görmektedir.

“Alnımız havadar, çayırlık alan gibidir; dirseklerimiz kuru, ıssız bir yeri andırır; gözlerimiz tuzlu bir göle benzer ve bağırsağımız tarifi olmayan yaratıklarla dolu, karmaşık, koskoca bir ormanı andırır.”

Bu koskoca ormanda bulunan bakteri ve familya başka hiçbir ormanda bu kadar çok yaşam sürmez. Hatta ve hatta bunların %99’u burada yer alır!

“Bunun sebebi vücudumuzda başka bölgelerin bulunmaması değil; bağırsakta yer alan bakteri sayısının fazla oluşudur. Bağırsak mikrobiyotamız yaklaşık iki kilo ağırlığındadır ve bünyesinde 100 milyar bakteri barındırır. Ayrıca şu da bilinen bir gerçektir: Bakteriler bünyemizde yer alan gıdaları ufaltırlar, bağırsağımıza enerji depolarlar, vitamin üretirler, zehirli maddeleri veya ilaçları yok ederler ve bağışıklık sistemimizin çalışması konusunda katkıda bulunurlar. Bakteri dünyasında ters giden bir şeyler varsa, bunun bize geri dönüşü de olumsuz yönde olur.”

Bu bakteriler ne iş yapıyor?

Hayatımızı kurtatıyor diyebiliriz çünkü bağışıklık sistemimizin yaklaşık %80’i bağırsaklarda yer alır. Bağışıklık sistemimizin bağırsakta yer alan bölümü, sürekli uyanık davranmak zorundadır ve savunma içgüdüsünü sürekli bastırmakla yükümlüdür; çünkü bağırsakta yer alan sayısız bakterinin hayatını sürdürmesi, bünyemiz için büyük önem teşkil eder.

 


Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

İrem Özdemir

Uludağ Üniversitesi, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü ikinci sınıf öğrencisi. Alan dışı kendini geliştirme meraklısı biri olarak aynı zamanda çizer ve baterist.

    İrem Özdemir 6 içerik yazdı. İrem Özdemir tarafından yazılan tüm içerikleri gör

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir