Borderline Kişilik Bozukluğu

Kişilik oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Birçok bileşenden oluşmakta olan kişilik bazen sapmalar gösterebilmektedir. Günümüzde kişilik bozuklukları literatürü oldukça geniş bir kapsama sahiptir. Birçok alt boyutlara ayrılmış bu bozuklukların temel özellikleri birbirinden oldukça farklıdır. Bu farklılıklar tanı koyma sürecinde oldukça önemlidir. Çünkü bu davranışlar sağlıklı bir kişilik yapısında da bulunabilen özelliklerdir. Önemli olan bu özelliklerin bir bireyin yaşamını ne derece etkilediği ve zararlı sonuçlara neden olmasıdır. Bireye veya çevresine zarar veren davranışlar bu yönüyle kişilik bozukluklarının bir sonucu olabilmektedir.

DSM-5’te kişilik bozukluklarına bakıldığında bu bozukluklar üç gruba ayrılmıştır. A, B ve C kümesi olarak ayrıştırılan bu grupların temel özellikleri birbirinden farklılık göstermektedir. A kümesi tuhaf ve alışılagelmedik davranışları tanımlamaktadır. Bu grup paranoid, şizoid ve şizotipal kişilik bozukluğunu kapsamaktadır. B kümesi ise hareketli ve kararsız kişilikleri tanımlamaktadır. Bu grup ise antisosyal, narsistik, histriyonik ve borderline kişilik bozukluğunu kapsamaktadır. Son olarak C kümesi ise endişeli ve korkak kişilikleri tanımlamaktadır. Bu grup da avoidan (kaçıngan) , bağımlı ve obsesif-kompulsif kişilik bozukluğunu kapsamaktadır.

Görüldüğü gibi Borderline Kişilik Bozukluğu B kümesinde yer almaktadır. Kişilik bozukluğuna sahip bireylerin bazı temel davranışları tanı koyma sürecinde oldukça önem taşımaktadır. Çünkü kişilik bozuklukları her ne kadar farklılıklar gösterse de temelinde bireylerin davranışları üzerinde benzer etkilere sahip olabilmektedir. Örneğin B kümesinde yer alan antisosyal kişilik bozukluğu olan bireyler diğer insanlar ile iletişim kurmada zorlanırken C kümesinde bulunan avoidan kişilik bozukluğunda da bireyler iletişim kurmakta zorlanır. Fakat antisosyal bireyler iletişim kurma ihtiyacı duymadığı için bunu gerçekleştirmezken, avoidan kişilik bozukluğunda birey iletişim kurmak ister fakat bunu başaramaz. Bu örnekte de görüldüğü gibi davranış benzer olsa da altta yatan sebep farklılık göstermektedir.

Borderline Kişilik Bozukluğu Olan Bireylerin Genel Özellikleri

Sınırda Kişilik Bozukluğu

  • Borderline kişilik bozukluğu nevrozla psikoz arasında bir sınırdadır. Hatta bazı kaynaklarda bu bozukluk “sınırda kişilik bozukluğu” olarak da geçmektedir. Bireyler sıra dışı değişken duygulanıma sahiptir. Bu bireylerin kimlik duygusunda sürekli olarak bir tutarsızlık gözlenmektedir.

Kendilik İmgesi

  • Borderline kişilik bozukluğunda temel patoloji bireyin kendilik imgesindedir. Bunun yanı sıra nesne ilişkileri kurma biçimlerinde de patolojik farklılıklar bulunmaktadır.
  • Borderline kişilik bozukluğunda bireyler daima bir kriz içerisinde bulunmaktadır.
  • Bu bireylerin kendilik duygular yoktur. Bireylerde sürekli olarak bir boşluk duygusu ve can sıkıntısı bulunmaktadır. Kendilerini baskı altında hissettiklerinde depresyona girebilme olasılıkları çok yüksektir.

Duygudurum Dalgalanmaları

  • Bunun yanı sıra duygudurum dalgalanmaları oldukça yaygındır. Bireyler bir gün içerisinde kendilerini çok mutlu hissederken bu duygulanım ani bir şekilde değişip depresif bir ruh haline bürünebilir. Hatta bu durum bireylerin davranışlarını da etkileyebilir. Birey bazı durumlarda çekingen iken kısa bir süre içerisinde tartışmacı bir kimliğe bürünebilir. Son olarak birey bazen de hiçbir duyguya sahip olmayabilir. Bu durumlar nöbetler şeklinde görülebilir. Genellikle bu durum kısa süreli ve geçicidir.

İntihar Girişimi

  • Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerin davranışları asla önceden tahmin edilememektedir. Bu bireylerin intihar girişimi oranları yüksektir. Bunun nedeni ise duygusal olarak birilerine bağımlı olmalarıdır. Bu bireyler diğer bireylere bağlı değil bağımlı olmaktadır. Yani bir birey ile yakın bir içerisinde olduklarında onlara sağlıksız bir biçimde aşırı bağlanmaktadırlar. Eğer bu duygularına karşılık bulamazlarsa düşmanca davranabilmektedirler. Bu nedenle de ilişkileri sağlıksız ve düzensizdir.

Kişiler Arası İlişkiler

  • Bu bireyler diğer insanları iki kategoride değerlendirirler. Onlara göre insanlar siyah ve beyaz yani iyi ve kötü olarak net sınırlara sahiptirler. İyiler çok iyi, kötüler çok kötü olarak düşünürler. Hatta bazen insanları nefret edilecek ve bağlanacak olarak kategorileştirirler. Bağlanacak insanlar olarak değerlendirdikleri insanları gözlerinde aşırı büyütürler. Nefret edilecek insanları ise oldukça değersizleştirirler. Bu nedenle çok fazla hayal kırıklarına uğramaktadırlar.
  • Bu bireylerin arkadaş grupları sık sık değişmektedir. Bağlandıkları bireylerden vazgeçme oldukça hızlı gerçekleşmektedir. Kısacası genellikle odaklarında bir kişi bulunmaktadır ve bu odak kişi sık sık değişmektedir.

Terkedilme Korkusu

  • Bu bireylerde yoğun bir şekilde terk edilme korkusu görülmektedir. Bu terk edilme korkusu gerçek veya imgesel bir biçimde olabilir. Kişi korkuya yönelik çılgınca bir çaba gösterir.

DSM-4 Tanı Ölçütleri

  • Tanı konulabilmesi için en az iki alanda dürtüsellik bulunması gerekmektedir (para harcama, madde kullanımı, yemek yeme ve cinsellik vs.).
  • Ailesini korkutmak veya ders vermek amacıyla yineleyen intihar girişimleri bulunmaktadır.
  • Duygulanımda dalgalanmalar gözlenmektedir. Disfori, anksiyete ve irritabilite sıkça rastlanmaktadır.
  • Bireyler kendilerini sürekli boşlukta hissetmektedirler.
  • Bireylerde uygun olmayan öfke vardır ve bireyler bu öfkeyi kontrol altına alamamaktadır.
  • Yaşadıklarından dolayı ağır stres altında olduklarında paranoid düşünce veya dissosiyatif belirtiler gözlenebilmektedir.

Borderline Kişilik Bozukluğunun Yaygınlığı

Bu bozukluk toplum genelinde %1-2 oranında görülmektedir. Kadınlarda ise erkeklere oranla iki kat daha fazla gözlenmektedir. Çocukluk çağında istismara maruz bırakılmış veya ihmal edilmiş bireylerde bu bozukluğun görülme olasılığı daha yüksektir.

Borderline Kişilik Bozukluğunun Tedavisi

Bipolar bozukluk ve borderline kişilik bozukluğu birbirine benzetilen bozukluklardır. Tanı koyma sürecinde bunların göz önünde bulundurulması önemlidir. Bipolar bozuklukta birey iki uçlu duygudurum bozukluğuna sahiptir. Kısacası merkezde kişilik aynı iken bireyin duyguları depresif veya manik olarak değişmektedir. Fakat borderline kişilik bozukluğunda merkezde bireyin kişiliği bulunmaktadır. Bireyin kişiliğinde gözlenen anormallikler sonucu duygudurumunda değişimler gözlenmektedir. Bu sebeple bu iki bozukluğun tedavisi de oldukça farklılık göstermektedir.

Öncelikle bu hastaların tedavileri oldukça güçtür. Bu bireylerde psikoterapide derin araştırmacı bir yaklaşım önerilmemektedir. Çünkü yapılan araştırmalar sonucu bu bozukluğa çocukluk çağında yaşanılan istismarın neden olduğu düşünülmektedir. Bu sebeple geçmişin derin bir şeklide araştırılması bu bozukluğun tedavisinde iyileştirici bir etkiye sahip değildir. Bunun yerine gerçeğe yönelimli bir yaklaşım daha verimli olacaktır. Bu yönelimin yanı sıra borderline kişilik bozukluğu tedavisinde davranışçı yaklaşımın kullanılması oldukça yaygındır. Bu bireyler eleştirilme ve reddedilmeye karşı aşırı duyarlı olduğundan dolayı bu dürtüleri azaltmak veya kontrol altında tutmak oldukça önemlidir. Bu sebeple davranışçı yaklaşımın kullanımı oldukça yararlıdır.

Film Önerisi: Welcome to Me

2014 ABD yapımı olan bu film komedi ve dram türünde oldukça dikkat çekmiştir. Filmin başrolü Alice Klieg çocukluğundan beri borderline kişilik bozukluğu ile başa çıkmaya çalışmaktadır. Düzenli olarak ilaçlar kullanmakta ve bir psikiyatrist ile çalışmaktadır. Kendi başına ve insanlardan uzak bir hayat yaşarken bir piyangodan oldukça yüksek bir miktar para kazanması ile hayatı değişmiştir. Para kazandıktan sonra münzevi hayatını geride bırakan Alice televizyon programı sunmaya başlamıştır. Giderek ünlenen Alice hastalığını görmezden gelerek önce ilaçlarını kullanmayı bırakmıştır. Daha sonra psikiyatristine de gitmemeye başlaya Alice’in hayatı tamamen değişmiştir. Bana Hoş Geldiniz olarak Türkçe’ye çevrilen film bir anda ünlü olmanın zorluklarını komedi yanı ile ele almıştır. Borderline gibi ruhsal bir bozukluğa sahip olmanın zorluklarını ise gerçekçi bir biçimde ortaya koymaktadır.


Kaynaklar:

  • https://sinirbilim.org/dsm-5deki-10-kisilik-bozuklugu/
  • http://libidodergisi.com/borderline-sinirda-kisilik-bozuklugu/
  • Görsel 1*: https://www.imdb.com/title/tt2788716/
  • Leichsenring, F., Leibing, E., Kruse, J., New, A. S., & Leweke, F. (2011). Borderline personality disorder. The Lancet377(9759), 74-84.
  • Lieb, K., Zanarini, M. C., Schmahl, C., Linehan, M. M., & Bohus, M. (2004). Borderline personality disorder. The Lancet364(9432), 453-461.
  • Aydemir, Ö., Demet, M. M., Danacı, A. E., Deveci, A., Taşkın, E. O., Mızrak, S., … & İçelli, İ. (2006). Borderline kişilik envanterinin Türkçe’ye uyarlanması, güvenilirlik ve geçerliliği. Türkiye’de Psikiyatri8(1), 6-10.
  • Resim Gerd Altmann tarafından Pixabay‘a yüklendi


Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Hacer Canbazoğlu

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikoloji bölümü lisans öğrencisi

Hacer Canbazoğlu 31 içerik yazdı. Hacer Canbazoğlu tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir