Bir Down Hikayesi

Bir çoğumuzun zaman zaman içinden çıkamadığı durumlar olmuştur. Kafanızın içinde sinekler uçuştuğu ve rengi gibi karalar bağladığı zamanlar ne yapmayı tercih edersiniz? Durup sineklerin ahenkle(!) uçuşunu izlemeyi mi yoksa sinekleri öldürmeden oradan uzaklaştırmayı mı?

İnsanların sorunlarla başa çıkma yöntemleri farklıdır. Kimi sorunlar üzerine salt düşünür kimi ise düşünceye eylem katarak sorunu çözmeye çalışır. Çözemediğini hissetiği durumlarda ise bir psikologa başvurur. Aslında bu dediğim kavram biraz ütopik oldu çünkü maalesef ülkemizde insanların kendi kendilerine psikologa başvurma oranları düşük.

Peki ya bir down sendromlunun sorunları ne olabilir? Fiziksel özellikte, konuşmada, bilgiyi işleyiş ve kavrayış sürecinde sıkıntılar var ama bunlara ek olarak bizim gözümüzde büyüttüğümüz ve dünya kadar derdim var dediğimiz tabirle onların sorunları ne kadar uyuşmakta?

+1 farkla bir sorundan bahsetmek isterim. ”Benim resmim neden afişte yok? “ diye dakikalarca küsen ama sonra bir tanem diye yanına gelen bir kız düşünün. Sonra da dünya kadar dediğiniz dertlerinizi… Konuşmasından  2-3 kelime anlasanız da gözlerinizin parlaya parlaya, anlıyormuş gibi onun heyecanla anlattığı macerasını düşünün. “Dünya kadar”ı boşver dünyayı umursamazcasına dans edişini ve yüzündeki gülümsemeyi düşünün ve doğrulun: “Mutlu olmamanız için sebep ne?”

Dipnot: Her insanın acıya dayanma gücü, bir sorunu büyük/küçük algılayış biçimi farklıdır.  Amacım onları yargılamak değil ufak bir farkındalık oluşturmaktır.


Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Hande Asker

Psikoloji Öğrencisi

Hande Asker 12 içerik yazdı. Hande Asker tarafından yazılan tüm içerikleri gör

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir