Bipolar Bozukluk

Her insan, hayatının bir döneminde daha enerjik bir döneminde daha melankolik olabilir. Yaşanan bir olay insanların duygularını değiştirebilir. Hatta bu değişimler gün içerisinde bile değişebilmektedir. Psikoloji yönünden değerlendirdiğimizde bu normaldir fakat duygu değişimleri sebepsiz ve sıkça olduğunda patolojik bir durum söz konusu olabilmektedir. Duygu durumundaki patolojik değişimler bipolar bozukluk veya iki uçlu duygu durum bozukluğu olarak adlandırılmaktadır. Bipolar bozukluk eski kaynaklarda manik depresyon olarak da geçebilmektedir.

Bipolar Bozukluk Nedir?

Bipolar bozukluk, kişinin duygudurumunun aşırı yükselmesi (mani), ardından çöküşe geçmesi (depresyon) ve bu durumun bir döngü halini alarak sürekli tekrar eden duygudurum dalgalanmasıdır. Yapılan çalışmalara göre bipolar bozukluğunu yaygınlığı %1-2’dir. Bipolar belirtileri ve bipoların süreci kişiden kişiye değişmektedir.

Bipolar Bozukluğun İki Ucu: Mani ve Depresyon

Mani: Duygudurumunda ki aşırı artış veya taşkın duygudurumu olarak tanımlanmaktadır. Mani tanı ölçütleri şunlardır:

  • En az bir hafta sürmesi
  • Benlik saygısında artış
  • Uyku gereksiniminde azalma
  • Fikir uçuşmaları ve girişimcilikte artış, birçok projeye katılım
  • Distraktibilite (dikkat dağınıklığı)
  • Daha konuşkan olma

Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Bipolar bozukluk ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) belirtileri genel olarak birbirleriyle örtüşmektedir. Bu sebeple iki hastalık arasında bir ilişki olduğu düşünülmektedir. Yapılan çalışmaların sonucunda bipolar bozukluğu olan çocuk ve ergenlerin %57’sinin DEHB tanısı bulunmaktadır. Ayrıca DEHB tanısı bulunan çocuklarında %11’inin bipolar bozukluk tanısı bulunmaktadır. Bu durum bipolar bozukluk tanısı koymayı zorlaştırmaktadır.

Depresyon: depresif duygudurum üzüntülü ve isteksiz olma olarak tanımlanmaktadır. Fakat bipolar bozuklukta görülen depresyon, günlük yaşamda görülebilen depresif duygudurumunda farklıdır. Öncelikle bipolar bozukluktaki depresif duygulanım çok daha ağır ve uzun sürelidir. Bu duygudurumu süresince kişi işlevselliğini kaybedebilmektedir. Depresyondaki gibi iştahsızlık, uyku düzenindeki değişimler ve bitkinliğin yanı sıra bipolar bozukluk depresyonda kişi umutsuz ve çaresizdir. Kişi sosyal yaşamdan uzaklaşır, kendi iç dünyasına yönelir. Yapılan araştırmaların sonucuna göre bu dönemde bipolar hastaların %27-50’si en az bir kez intihar girişiminde bulunmuştur. Depresyon belirtilerinin en sık görüleni şunlardır:

  • Enerji azalması
  • İlgi kaybı ve zevk alamama
  • Uykusuzluk veya aşırı uyuma
  • Suçluluk duygusu
  • Dikkat dağınıklığı
  • Ölüm ve intihar düşünceleri

Bipolar Bozukluğun Nedenleri Nelerdir?

Bipolar bozukluğun sebebi tam olarak bilinmemekle beraber yapılan çalışmalar sonucu beyindeki bazı anormalliklerin sonucu olduğu öngörülmektedir. Bunun yanı sıra bipolar bozuklukta etkisi olduğu düşünülen bazı etkenler şunlardır:

  • Kalıtım
  • Mizaç
  • Bazı organik hastalıklar (örneğin; diyabetes mellitüs)

Bipolar bozukluğa Eşlik Eden Diğer Psikiyatrik Bozukluklar

Bipolar Bozukluğun Tedavisi Nedir?

Bipolar bozukluğun tedavisinde ilaçlar ve yanı sıra psikoterapi kullanılmaktadır. Bipolar bozukluk tedavisinde üç tür ilaç kullanılmaktadır. Bunlar duygudurum düzenleyicisi, antipsikotikler ve antidepresanlardır. Tedavinin temel unsuru duygudurum dengeleyicisidir. Bunun içinde sıklıkla lityum kullanılmaktadır. Lityum yetersiz kaldığında valproat kullanılmaktadır. Bu iki ilacın görevi de belirtileri yok etmek değil kontrol altına almaktır. Kısacası kişinin duygudurumunu daha stabil yapmayı amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra antidepresanlar ise depresyon döneminde görülen belirtiler için kullanılmaktadır. Kişinin ölüm ve intihar düşüncelerini azaltmayı amaçlamaktadır. Son olarak antipsikotikler ise mani döneminde görülen halüsinasyon ve hezeyanları, aşırı şiddetli saldırganlık veya taşkınlığı önlemek amacıyla kullanılmaktadır.

Önerilen Yazı:  Dürtü Kontrol Bozuklukları

Psikoterapi tek başına kullanıldığında yararlı olmayacaktır. İlaç tedavisiyle birlikte kullanıldığında ise kişinin bipolar bozukluğun belirtileriyle başa çıkmasına yardımcı olacaktır. Psikoterapi sayesinde birey, kendisini strese sokan uyaranları fark edip onlardan uzaklaştığında olası bir krizin önüne geçilebilir. Bipolar bozuklukta sıklıkla kullanılan psikoterapiler şunlardır:

  • Bilişsel terapi
  • Davranış terapisi
  • Kişilerarası terapi

Bipolar Bozukluk ve Yaratıcılık

Yaratıcılık; özgün düşünebilme, bilimsel, estetik ve sosyal yönlerden işe yarar yeni bir fikir, ürün veya eser ortaya koyabilmektir. Bazı araştırmacılar bipolar bozukluk ile yaratıcılık arasında bir bağlantı olduğunu iddia etmektedir. Bipolar bozukluğu olan bireylerin daha yaratıcı ve diğerlerinden farklı bir bakış açısına sahip olduğunu iddia etmektedir. Yaratıcı bireylerin birçoğu sanatçılardır. Bu sebeple sanatçılar genellikle nevrotik özelliklere sahip bireyler olarak görülebilmektedir. Yapılan çalışmalarda bipolar bozukluğun sanatçılar arasında yaygınlığı %11 olarak bulunmuştur. Bu oran genel yaygınlığın yaklaşık on katıdır. Birçok araştırmaya konu olan bu iddia tamamen doğru değildir. Yani yaratıcılık ve bipolar bozukluk arasında bir ilişkinin varlığı kabul edilirken, bu ilişkinin nasıl olduğu tam olarak bilinmemektedir. Yaratıcılık mı bipolar bozukluğu tetiklemektedir yoksa bipolar bozukluğu olan bireyler mi daha yaratıcıdır bu konu hala araştırılmaktadır. Bu konuda ki araştırmalar genellikle geriye dönük araştırmalardır. Yani daha önceki insanların hayatlarından bir sonuç çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu insanlar genellikle dünyaca tanınmış kişilerden oluşur. En ünlülerinden birisi de Edvard Munch’tur. Munch’un Çığlık tablosu sanat tarihinin ikinci en ünlü eseridir. Bu tablo da Munch hissettiği varoluşsal bunalımı yansıtmıştır. Yani resimdeki kişi ressamın bizzat kendisidir. Munch bu resmi çizerken ki hislerini şöyle açıklamaktadır:

Bir gün iki arkadaşımla yolda yürüyordum ve güneş batmak üzereydi. Birden gökyüzü kan kırmızı oluverdi. Durup köprünün demirlerine yaslandım. Konuşamayacak kadar yorgun hissettim o an. Kırmızının tonları mavi ve siyah karışımı fiyordu dolduruyordu. Arkadaşlarım yürümeye devam ettiler, ancak ben olduğum yerde kalakaldım. O anda doğanın inanılmaz bir sesle çığlık attığını duydum.

Edvard Munch’un yanı sıra ünlü yazar Virginia Woolf ve ünlü ressam Van Gogh da bipolar bozukluğu olan dünyaca tanınmış kişiler arasındadır.


Kaynakça:

  1. http://www.turkpsikiyatri.org/blog/2012/01/28/bipolar-bozukluk-nedir/
  2. http://www.psikohayat.com/images/sayilar/pdf/11.pdf
  3. Kesebir, Sermin ve Gençer, A.G. (2010). Bipolar bozukluk ve diyabetes mellitus. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, 2(1), 66-74.
  4. Kesebir, S., Vahip, S., Akdeniz, F. ve Yüncü, Z. (2005). Bipolar bozuklukta mizaç İle klinik özelliklerin ilişkisi. Türk Psikiyatri Dergisi, 16(3), 164-169.
  5. Ateşçi, F., Tüysüzoğulları, H. D., Özdel, O. ve Oğuzhanoğlu, N. K. (2010). Erişkinlerde bipolar 1 bozukluk ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu eştanısı: bir ön çalışma. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, 20(1), 66-73.


Hacer Canbazoğlu

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Psikoloji bölümü lisans öğrencisi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Psikolog İş İlanları

Psikoloji bölümünden yeni mezun olanların ardından da öğrencilerin ya da bölümü okuyacakların aklına takılan bir konudur. Psikoloji bölümü iş ilanlarına

Kapat