Beyza’nın Kadınları Film Analizi

Ana tema kişilik bölünmesi yani dissosiyatif kişilik bozukluğudur. Film psikolojik gerilim ve polisiye karışımıdır. Ana kişiliğin çocukluğu yurtta geçiyor. Yurt ortamında yaşadıkları hayatına yön veriyor. Kişiliğin oluşumunun büyük kısmının çocuklukda olduğunu söyleyen Freud’a da atıfta bulunabiliriz.

Dissosiyatif kişilik bozukluğu yani çoğul kişilik bozukluğu veya kişilik bölünmesi de diyebileceğimiz bir durum söz konusudur. Bunu yaşayan karakterimizin ismi Beyza’dır.  Oyunculuğunu Demet Evgar’ın yaptığı Beyza’nın diğer kişiliklerini aşağıda yazacağız. Bu kadar bölünmeyi yaşamasında geçmişteki travmaları sebep olmuştur. Bu travmalarla başa çıkabilmek için farklı kişilikler üretmiştir. Travmaları yaşatan çevre ve orada bulunanların özellikleri bu kişiliklerde bulunmaktadır. Görüldüğü gibi ağır travmalar ruh sağlığını bozabiliyor. Sonrasında da kişi bu durumla savaşabiliyor, geri kaçabiliyor, sindirmeye çalışıyor veya tepki veremiyor.


Ana Kişilik: Başta Ayla diyebiliriz ama daha sonra filmde isminin Beyza diye değiştirildiği söyleniyor. O kadar çok etkilenmiş ki değiştirme gereği duymuş. Daha sonra da nüfus kayıtlarından Ayla’nın belgesini bulup yırtıyor. Beyza pasif, sessiz ve suçsuz biridir.

Alter Kişilik: Kişilik bölünmesi yaşayanlardaki diğer kişiliklere verilen isimdir.

  • Ayla: Beyza’nın çocukluğudur. Yetimhanede büyümüştür. Pakize öğretmen tacizde bulunuyor.
  • Dilara: Ayla’nın yetimhanedeki müzik öğretmenidir. Hareketli, çabuk öfkelenebilen ve kocasını aldatan biridir.
  • Rabia: İyilik sever, dindar bir hanımdır.

Diğer Kişiler:

  • Pakize Öğretmen: Ayla’ya cinsel tacizde bulunan ve Ayla’nın bu olaydan dolayı travma geçirmesine neden olan kadın. Filmde yurttaki neredeyse tüm çocuklara tacizde bulunmuş olduğu söyleniyor.
  • Doruk Türker: Beyza’nın psikiyatrist kocası.
  • Komiser Okan: İşlenen cinayetleri araştıran, bunun kimin yaptığını bulmaya çalışan ve bu konuda kendine inan bir karakterdir.
  • Serap: Elif’in annesidir. Çocuğana çok ilgi göstermeyen fahişelik yapan biridir.
  • Koray: Çocuklara taciz ettiği için öldürülüyor.

Beyza sakin, pasif bir kişiliktedir ama diğer kişilikleri öyle değil. Cesetlerin ve kesik bacakların bulunduğu sırada araştırma yapılırken Beyza’nın diğer kişiliklerinin ismi geçiyordu ve komiser Okan olayı çözmeye uğraşıyordu.

Filmde alterler arası geçişte zorlanma, bayılma ve hızlı bir geçiş olabiliyor. Geçiş neye göre oluyor? Kişinin yüzleşmek istemediği, geçmiş anılar karşısına gelirse. Kişilikler birbirlerini tanıyorlar mı ve kişiliklerde yaşananlar diğer kişilikler tarafından biliniyor mu? Filme baktığımızda Beyza; Ayla, Dilara ve Rabia alter kişiliklerinde ne yaptığını hatırlamıyor. Filmin sonlarında Beyza sorgulanırken Dilara kişiliği farklı söylüyordu Beyza kişiliği farklı söylüyordu. Örneğin Dilara gece sabaha karşı bir adamla olduğunu hatırlamıştı ama Beyza bunu hatırlamıyordu.

Kişilikler diğer kişiliklerin özelliklerini hatırlayabiliyorlar. Örneğin şöyle bir cümle geçti: “Şapşal Beyza az kalsın ele verecekdi bizi.” Bu Dilara’nın Beyza kişiliğini bildiğini gösteriyor. Dolayısıyla özellik bakımından bilgileri vardır ama yaşantılar ve detay bakımından hatırlama söz konusu olmamaktadır. Bir sahnede Rabia ve Ayla kişilikleri gidip geliyordu. Bu ikisi birbiriyle konuşuyorlardı.

Peki bu nasıl düzeltilir?

Filmin sonunu hatırlayacak olursak. Kocası psikiyatrist bu kişilikleri tek kişilikte birleştirerek çözmüştür. Kişinin yaşantılarından oluşan duygudurum bozukluklarının düzeltilmesi, travma çalışması da yapılmaktadır.

Kocasının Beyza’nın bu durumundan haberdar olduğunu sonlara yaklaştığında gördük. Hatta şöyle bir şey demektedir Beyza’ya “Sen çok değerli birisin, farklı kişilikler oluşturmuşsun.”  Doruk Beyza’yı çok sevmektedir ve onunla büyük bir bağ kurmuştur. Beyza’nın geçmişini anımsatan tüm insanları öldürmektedir. Aslında bunları Beyza veya diğer kişilikleri değil de kocası Doruk yapmaktadır.

Görüldüğü gibi çocuklukta oluştan yaşantılardan doğan travmalar kişiliğin bölünmesine yol açmıştır. Bu da ilişkisel olarak kişinin kendisini ve diğer insanları etkilemiştir. Filmimizin temelinde bu vardır. Bunu bir polisiye ile bütünleştirmiştir. Bu yönden inceleyecek olursak başarılı bir film diyebiliriz.

 

 

Ahmet Kılgi

İstanbul Kültür Üniversitesinde Psikoloji lisans öğrencisidir. Psikolojiden Oku'da araştırmalar, incelemeler ve denemeleri bulunmaktadır. Düzenli spor yapmaktadır. Bisiklet sürmeyi sever. Psikoloji alanında okumalar yapmakta ve bilgilerini bu platform üzerinden aktararak faydalı içerikler sunmayı amaçlamaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Sigmund Freud
Sigmund Freud’un Düşündüren 11 Sözü

1) Bir gün dönüp geçmişe baktığınızda, mücadelelerle geçen yılların hayatınızın en güzel yılları olduğunu fark edeceksiniz. 2) Zayıf noktalarınızdan güçlü

Kapat