Bağlanma Stillerinin İlişki Seçimlerimizdeki Etkisi

Bağlanma Stili Nedir?

  • Çocukken bizi yetiştiren herhangi bir ebeveyn anne veya  baba fark etmeksizin bizim üzerimizde bir nevi tanrı rolünü oynar. Kendi doğrumuzun , kendi kararlarımızın veya hayattaki kendi anlam ve değerlerimizi bilmediğimiz bu süreçte, anne babanın her hareketi bize doğru ve olması gerekenmiş gibi gelir. Hayatta dahil olduğumuz ve gözlemlediğimiz ilk ikili ilişki kavramı da kendi ailemizdir. Bu yüzden büyüdüğümüz aile tipi; ileriki hayattaki ilişkilere bakış açımızı, nasıl bir ilişki sürdürmek istediğimizi, ne tür bir sevgi ve güvenlik aradığımızı ; yani bağlanma stilimizi etkiler. Ebeveynlerimizle olan bağlanma stilimizi anlamak, ilişkilerimizin asıl kökeninin neye dayandığını bulmamıza yardımcı olacaktır.
  • Benimsediğimiz bağlanma stili, belki de biz hiç fark etmeden tüm gelecekteki ilişki seçimimizi, ilişkimiz içerisindeki problemlere bakış açımızı, karşımızdakine  duyduğumuz sevgi tarzı ve boyutunu etkilemektedir. Çoğu zaman karşı tarafı suçladığımız veya yücelttiğimiz durumlar aslında ilişkiyi kendi ele alışımızdan, derinlerde yatan yaşayarak öğrenilmiş ve gözlemlenmiş sonrasında kendi ilişkimize aktarışımızdan ibarettir.

Hep Aynı İlişki Sonlarını Yaşıyorum, Neden Hep Böyle İnsanlar Beni Buluyor?

Bu soruyu çoğumuz kendimize sormuşuzdur. Hep aynı şeyleri yaşamaktan bıktığımızı, aynı sonlarla karşılaştığımızı ve neden bu sefer farklı olmadığını defalarca sorgulamışızdır. Aslında cevap kendi içimizde saklıdır. Çünkü cevap bizizdir. Bizim bağlanmaya olan bakış açımızdır. Öğrenilen bağlanma stilini aşmaya çalışmadan, kendi içini anlamadan aramaya devam ettikçe her zaman aynı sonla karşılaşılacaktır.

Daha ‘sağlıklı’ ve “doğru ilişkiler için kendinizi anlayın.

Bağlanma Stilleri;

  • Güvenli Bağlanma
  • Kaçıngan Bağlanma
  • Kaygılı Bağlanma

Güvenli Bağlanma

Güvenli bağlanma stiline sahip insanlar; Çocukluğunda sağlıklı bir ortamda büyüyen, güvende, ikili ilişkilerin saygı ve sevgi içerisinde yaşandığı ve genelde tüm ihtiyaçları karşılanan bir ortamda büyüyen  ileriki hayatlarında yakınlık ve samimiyet duygularına diğer insanlara göre daha rahat erişen, kabullenen ve bu duyguları aldığı gibi karşı tarafa da verebilen kişilerdir.

  • Duygularını ve ihtiyaçlarını kolay ifade ederler.
  • Güven veren insanlardır.
  • Değerli ve sevilebilir olduklarına inançları tamdır.

Kaçıngan Bağlanma

Ebeveynleri tarafından soğuk, uzak  ve sevgiyi tam olarak hissetmeden eksikliğini çekerek yetiştirilmiş, ailesiyle bile “tam” bir yakınlık kuramamış ve bu hislerin yoksunluğuyla büyümüş kişiler; bağlanmaktan kaçınmak ister. İlişkinin ilerlediğini hissettikleri an  bağlanmaktan duydukları korkuyla ilişkiyi terk ederler. Kendine güvenen ve değişik insanlarla beraber olma ihtimalleri yüksektir.

  • Samimiyeti hissettiklerinde uzaklaşırlar.
  • Bağımsızlığının tehdit altında olduğunu düşünürler.

Bu insanlar aslında sevgiyi ve bağlılığı içten içe istemektedirler fakat sürekli ilişkilerinde sorun yaşadıkları için her yeni ilişkilerinde  bir önceki ilişkideki hatalarının ve sonuçlarının aynısının olacağı ve yine kaçacakları düşüncesinden kendilerini alıkoyamaz, böylece aynı sona ulaşırlar.

Kaygılı Bağlanma

Kaygılı bağlanma stiline sahip kişililer; çocukluğunda aileleri yanındayken de uzağındayken de  huzuru bulamayan, sürekli bir güvensizlik içinde olan kişilerdir. Çünkü büyüdükleri ortamda aileleri ne tam aradıkları desteği ve sevgiyi vermiş, ne de  tamamen esirgemiştir. Bu belirsizliğin arasında büyüyen çocuk, sevginin varlığını da yokluğunu da bilemez; hissedilen ve verilen her sevgiden şüphe duyar ve hep bir savaş içerisinde olur.

  • Gösterilen ilgi hiçbir zaman yetmez ve gerçekliği sorgulanır.
  • Karşısındaki insanın ona olan sevgisinin gerçekliğinden hiçbir zaman emin olmazlar.
  • Kendisinin sevilmeye değer biri olup olmadığını sürekli sorgular.
  • Sevgiye muhtaç olduğu düşüncesine kapılabilir.
  • Sürekli bir beklenti içinde “güven” duygusunun hissettirilmesi beklenir.

Bağlanma stilleri kader değildir

Büyüdüğümüz ortamın biz fark etmeden içimize işlediği bu bakış açısını değiştirmenin ve aynı sonları farklı insanlarla yaşamaktan kaçınmanın en önemli adımı; fark etmek. Fark edin ki; değiştirebilin. Neye ihtiyacınız olduğunuzu, ne istediğinizi, nasıl bir sevgi aradığınızı “şimdiki siz” bulsun. Çocukluğunuzdaki değil!


Kaynakça:

  1. https://blogs.psychcentral.com/imperfect/2017/02/whats-my-attachment-style-and-why-does-it-matter/
  2. Bowlby, J. (1969). Attachment and loss, vol. 1. Attachment. International Psycho‐Analytical Library.
  3. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/256142

Telif Hakkı Bildirimi İçin Tıklayın



Okuduğunuz içerik sevgiyle oluşturulmuştur ❤️
Yazımızı okudunuz ve şimdi paylaşma zamanı:
Share on Facebook
Facebook
Pin on Pinterest
Pinterest
Tweet about this on Twitter
Twitter
Share on LinkedIn
Linkedin

Helin Sude Yaşar

Bahçeşehir Üniversitesi/Psikoloji

    Helin Sude Yaşar 3 içerik yazdı. Helin Sude Yaşar tarafından yazılan tüm içerikleri gör

    Bağlanma Stillerinin İlişki Seçimlerimizdeki Etkisi” için 3 yorum

    • 23 Eylül 2020 tarihinde, saat 17:20
      Permalink

      Kaçıngan olduğumu bilmiyordum.

      Yanıtla
    • 23 Eylül 2020 tarihinde, saat 23:04
      Permalink

      Kaçıngan olduğumu biliyordum

      Yanıtla

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir