0-2 Yaş Dönemi Bebek Gelişimi

Aile sevinçten havalara uçuyor. Onlar uçmasında biz mi uçalım? Dünyanın en güzel hediyesi, onlara verilmiş. Geniş aileye yeni bir üye katılmış. Pofuduk pofuduk yumoş yumoş bir şey. Aileye katılan bu pofuduk arkadaşı hangi evreler beklediğini bir önceki yazıda konuştuk. Bu yazıda ise bebeklik dönemi yani 0-2 yaşı konuşacağız. El kadar bir şey uyuyor uyanıyor, yiyor, altına yapıyor. Minnacık bir şey neyini konuşacağız demeyin. En hızlı büyüyüp geliştikleri dönem bu dönemdir. Sağlıklı büyümesi için bu 2 yıl çok önemli. Bu 2 yılda 4 temel gelişim alanı nasıl ilerliyor bir bakalım.

Psikomotor Gelişim

Fiziksel büyüme ve sinir sisteminin paralel olarak isteğe bağlı hareketlilik kazanması olarak tanımlanır. Bireyin tüm yaşamı boyunca devam eden bir süreçtir. 2 ayrı motor becerisi vardır. Büyük kas motor becerileri ve küçük kas motor becerileridir. 0-2 yaşta bu 2 motor becerisinin nasıl ilerlediğine bir bakalım.

Büyük kas motor becerileri

Geniş kasların kullanılması diye anılmaktadır. Yeni doğan bebek en çok emme ve yutma refleksini kullanır. Günler geçtikçe artık dönmeye başlar. Kolunu ve bacağını daha aktif kullanır. Kafasını kaldırmaya çalışmalar, kafa döndürmeler, annenin göğsünü bulmak için çene hareketleri bunların hepsi birer büyük kas becerileridir. . 4 ve 5. Aydan itibaren yaptığı hareketler büyümeye başlar. Emeklemeye başlar. Ayakta durmaya çalışır. Yuvarlanma çabaları görülür. Destekle oturmaya,  karın üzerinde yana veya arkaya yuvarlanabilir.

Küçük kas motor becerileri

İnce motor becerileri olarak da adlandırılabilmektedir. Eli ve ayağı kullanma becerileri ile nesne becerilerini kapsar. Yeni doğanda küçük kas becerisi ilk olarak parmak tutma ile başlar. Bebeğin elini sevmek için dokunulur ve öpülür. O sırada bebek yetişkinin bir parmağını tutmaya çalışır. Eldiven takılan o eller dışarı çıkmaya çalışır. Onun için büyük bir çapa harcar. Yazık sana be yeni doğan ne çektiriyorlar, nedir bu çile. Büyümeye başlamasıyla birlikte nesnelere uzanmalar, tutmaya çalışmalarda görülür. 9. Ayın gelmesi ile birlikte artık o biberon bebişe teslim edilme aşamasına geçer. Çünkü artık biberonu tutabilmek için küçük kasları yeterince gelişti.

Bilişsel Gelişim

Yeni doğan bebek emme ve yakalama refleksleri ile etrafı tanımaya çalışmaktadır. Yakaladığı ve ağzına aldığı nesneler hakkında bilgi elde etmektedir. Bebek duyuları yolu ile öğrenmektedir. Annesinin kokusunu, annesinin görüntüsünü ve sesini tanımaktadır. Yani yeni doğan bebek dış dünyayı ve kendi bedenini keşfetmede duyularını (görme, işitme, tat alma, koklama, dokunma) ve motor becerilerini kullanır. Bebek, 1 yaşına kadar, nesne önündeyken onun var olduğunu düşünürken, 1 yaşından sonra nesne ortadan kaldırılsa da yok olmadığını anlar. Nesne önünde saklandıysa onu saklandığı yerden bulmaya çalışır. 12. ayda yeni araçlar keşfeder, kendi kendine yemek yeme denemelerine girişir. Çocuk bazı nesneleri ele alırken sahip olduğu davranışları olduğu gibi tekrarlamaz, bu davranışları sıralar, değiştirir, deneyerek yeni yollar bulur. Bir örtü üzerindeki nesneyi doğrudan doğruya yakalayamaz, örtüyü yakalarken nesneyi salladığını görür ve nesneyi çeker. 1 yaş çocuğu deneme yanılma yoluyla, vurmak, sallamak gibi sahip olduğu hareket biçimlerini, bir nesneyi kendine çekmek şeklindeki hareket biçimine bağlı olarak değiştirebilir. Bunlar bebeğin dış dünyayı tanımaya ve anlamlandırmaya yönelik çabalarıdır. 18. ayda çocukta ilk düşünme belirtileri görülmeye başlar. Daha önceden gördüğü ama kaybolan nesneler artık çocuğun zihninde kalmaktadır. Çocuğa bardak dendiği zaman bardağın ne olduğunu bilmektedir. Bardağı görmesine gerek yoktur. İsteklerini basit sözcüklerle anlatır. 2 yaşında sözcükleri kullanmaya başlama ile zihinde sembolleştirdiği nesnelerin isimlerini söyleyebilmektedir. Vücudunun birkaç bölümünü gösterebilmektedir. Gösterilen birkaç nesnenin ismini söyleyebilmektedir. Küplerle kule yapabilmektedir. İki kelimelik birkaç cümle kurabilmektedir.

Dil Gelişimi

Belki de ne güzel ve keyifli olan gelişim alanı budur. Agılar, bugular, anlamsızca çıkan ama çok şeker olan o sesler, sorulan soruya cevap veriliyormuş gibi konuşma çabaları. O minicik dilin dışarı çıkıp tükürük saçması bile insana keyif veriyor.

Dil gelişimi, yeni doğan döneminde (ağlama), gığıldama, mırıldanma, mırıldanmanın tekrarı dönemlerinden oluşur.

Yenidoğan dönemi (ağlama / 0-2 Ay):

Çocuğun çıkardığı ilk sesler onun ihtiyaç ve isteklerinin göstergesidir. Çocukların çıkardığı bütün sesler konuşma için gerekli değildir. Yeni doğanın davranışlarının çoğu istem dışıdır. Konuşmanın gelişimi için arama, emme, yutma refleksleri önemlidir. Beslenme ile ilgili olan bu reflekslerin sürekli tekrarlanması, ağlama ve seslenme sonucunda, bebek konuşma sesi üretimi için gerekli olan nefes alma ve ağız-yüz yapılarını kazanır. Konuşma mekanizmasının asıl görevi, nefes alma ve beslenmedir. İlk 3 haftada çıkarılan sesler; farklılaşmamış, amaçsız, anlamsız rastgele seslerdir. İkinci 3 haftalık dönemde farklılaşmış sesler ortaya çıkar. Çıkarılan bu sesler, uyarıcı ile ilişkili olup genellikle açlık ve rahatsızlık ağlamalarıdır. Ağlama, bebeğin ihtiyaç ve isteklerini belirten ilk tek iletişim yoludur. 1. ayın sonunda anne, sesin farklılığına göre ağlamanın nedenini (açlık, kızgınlık, acı) belirleyebilir. Çıkarılan sesler, anlam yönünden incelendiğinde ham sözcüklerin başladığı; bebeğin başkalarının sesine tepki gösterdiği dönem olduğu görülür.

Gığıldama dönemi (2-4 Ay):

Ağlama ile birlikte bebekler basit sesler çıkarır. Bilinçsizce çıkarılan bu sesler evrenseldir. Bebek rahatsızlığını ifade eden seslerin yanı sıra mutluluk ve hoşnutluğunu ifade eden sesler de çıkarır. İki aylık bebeğin, ağız kaslarının kontrolünü henüz tam kazanmamış olmakla birlikte ağız hareketlerini başlatıp durdurabilir. 2 ve 3 aylık dönem, gülme ve gığıldama dönemidir. Çocuk, sesi ses olarak çıkardığını bilir. Çıkardığı seslerden mutlu olur, ses oyunları oynar ve kendiliğinden ses üretimi başlar. Rastgele olarak çıkardığı “a, u, o” ünlü seslerini uzatır. Daha sonra da bu seslerin sonuna “h” eklenerek “ah, uh”, şeklinde sesler üretirken “s, k, g” gibi yumuşak damak ve gırtlak seslerini çıkarır. Ses üretimi hâlâ refleksiftir. Çıkarılan sesler, anlam yönünden incelendiğinde hoşnutluğu ve hoşnutsuzluğu belirten seslerdir. Başkalarının çıkardığı seslere tepki verir ve annesinin sesine gülümser.

Mırıldanma dönemi (4-6 Ay):

Bebeğin ses mekanizması üzerindeki kontrolünün arttığı görülür. Dili yuvarlama ve ileri uzatma becerisi görülür. Memnuniyetini belirten sesler çıkarır. Ayrıca kendi çıkardığı bu sesleri taklit eder. Bu taklit sesleri, yalnız olduğunda görülür. Bebeğin çıkardığı sesler refleksif olmaktan çıkmış, tamamen amaçlı hâle dönüşmüştür. Ses çıkarma için uyaran, kendisidir. Bu süreç, bebeğin “kendi kendine konuşmaya başladığı dönem” olarak da nitelendirilir. Ünlü ve ünsüz seslerin çeşitlerini üreterek bunları tekrar eder. Buna vokal jimnastik denir. Bebeğin tekrar etmekten hoşlandığı bu sesler “ma-ma-ma”, “ba-ba-ba” gibi seslerdir. Görüldüğü gibi bebek, ünsüz 8 benzeri seslerle ünlü benzeri sesleri birleştirerek iki heceli sözcükler oluşturmaya başlar. Bu dönemde “b, m, p” gibi dudak seslerini çıkarır. Uzun oyun sesleri, çığlıkları ve seslenmeler görülür. Bebeğin çıkardığı seslerin sayısında ve türünde artmalar vardır.

Mırıldanmanın tekrarı dönemi (7-9 Ay):

6-9 aylar arasında görülür. Bu dönem, ses oyunlarının tekrarı dönemi olarak da ifade edilir. Bebek, ses üretimi ile işitmeyi birleştirir. Seçilmiş işitilen sesleri tekrarlar. Mırıldanmanın tekrarının görülmemesi, bu dönemde dil problemlerinin, işitme kaybı, zihinsel gerilik gibi durumların ortaya çıktığını gösterir. Bebeğin ağız hareketlerinde çeşitlilik görülür. Bebeğin çıkardığı sesler, hece tekrarına dönüşerek daha çok çevredeki dilin niteliklerini kazanır. Önceleri “p, b, d” gibi dudaksı ve diş eti patlamalı sesler çoğunluktadır. Ünlü ünsüz birleşimlerinin tekrarıyla “ba-ba-ba”, “de-de-de” “ma-ma-ma” şeklinde görülür. Bu dönemde çocuk, değişik sesler çıkarır. Çocuklar kelime söyleyene kadar, çocukla beraber bu seslerin tekrar edilmesi teşvik edicidir. Bu dönemde çocuk, bütün ses mekanizmasını serbestçe hareket ettirmeyi öğrenir. Ses oyunlarında ritim kullanır. Bebeğin çıkardığı sesler, anlam yönünden incelendiğinde dikkati çekme, sosyalleşme için kullanıldığı, hoşnutluk verici bir durum veya nesne hatırlandığında sesin yeniden ortaya çıktığı görülür. Yetişkinlerin konuşmasına gülümseyerek veya ses çıkararak cevap verebilir, ayrıca kızgınlık ve hoşnutluk seslerini de ayırt edebilir.

Sosyal Duygusal Gelişim

Doğumdan 5. aya kadar çocuk anne baba ya da başka birine bağlılık geliştirmemiştir. Kendisiyle ilgilenen ya da yabancı herkese aynı tepkiyi verir. 5. aydan 10. aya kadar çocuk kendisine bakan kişiye özel bağlılık geliştirir. 1. aydan 2 yaşına kadar çocuk anne ile birlikte çevresindeki diğer kişilere de bağlılık geliştirmeye başlar. Yakınında bir çocuk olması hoşuna gider ama onunla oyuncaklarını paylaşmak istemez. Başka bir çocuğun davranışlarını taklit eder. Yabancılardan utanır.

0-2 yaş gelişim dönemleri içinde 4 gelişim alanını incelediğimize göre bir sonraki yazı için yani ikinci çocukluk 3-6 yaş gelişim dönemleri için hazırız. Takipte kalın 🙂


Yararlanılan kaynaklar:

  • T.C Milli Eğitim Bakanlığı Çocuk Gelişimi,  Bireyin Delişimi (2013), Ankara (26)
  • Psikomotor Gelişim – Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi Kitapçığı – T.C. Milli Eğitim Bakanlığı
  • İsmek Büyükşehir Belediyesi, Çocuk Gelişim Eğitimi ve Sağlığı, Rukiye Yenibaş, (44,54,55,67)
  • T.C Milli Eğitim Bakanlığı Çocuk Gelişimi, Dil Gelişimi (2013), Ankara(6,7,8,9)

 

Emine Dal

Çocuk gelişimi mezunu, Gökyüzünü sever. Yıldızları sever. Maviyi sever. Simsiyah sayfalara beyaz hayaller yazma peşinde...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Çözüm Odaklı Terapi

Kısa Süreli Terapinin 1960'lı yıllarda toplum ruh sağlığı hareketiyle birlikte başladığı ileri sürülmektedir. Milton H. Ericson'ın öncülüğünde gelişen ve daha sonra

Kapat